Halters türkçesi Halters nedir
Halters ingilizcede ne demek, Halters nerede nasıl kullanılır?
Halter : İp. Asmak. Korkuluk. Yular takmak. Dizgin. Asma. Yular. Kement. İpe çekmek. Yedek.
Haltere : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diptera dizisindeki sineklerde uçuş esnasında dengenin sağlanması için gerekli olan metatorakstaki kanat kalıntıları. Böceklerin iki kanatlılar (diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. halter. Halter. Tokmakçık.
Haltered : İp. Asmak. İdam ipi. Dizgin. İpe çekmek. Yular takmak. Kement. Yedek. Asma. Korkuluk.
Haltering : Kement. İpe çekmek. Korkuluk. Yular. Asmak. Yular takmak. Asma. İp. Yedek. Dizgin.
Halterneck : Boyundan bağlı bluz.
Asphalten : Asfalten.
Halt of nuclear testing : Nükleer denemeleri durdurma. Nükleer denemeleri kesme.
Halt stop : Dur. Yarışma sırasında dürtüş ya da bir vuruşu görmek, karşılaşmanın sakıncalı duruma girmesini önlemek için, baş yargıcının verdiği durdurma komutu.
System halted : Sistem durdu.
Halt kneeling : Vücudun, adım alarak tek diz üzerinde yere dikey bulunduğu durum. Tek dizüstü (duruşu).
İngilizce Halters Türkçe anlamı, Halters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Halters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Perplex : Kafasını karıştırmak. Karıştırmak. Kafasını bulandırmak. Hayret uyandırmak. Allak bullak etmek. Çapraşıklaştırmak. Hayret ettirmek. Şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Aklını karıştırmak.
Demonize : Öcü ile korkutmak. Şeytana dönüştürmek. Şeytan gibi göstermek. Şeytanlaştırmak.
Demist : Sisten arındırmak. Buğuyu temizlemek. Arabanın ön veya arka camından buğuyu ya da buzlanmayı temizlemek.
Draw : Karalamak. Çizmek. Çekim. Berabere biten oyun. Keşide. Çekme. Çekiş. Çekiliş. Berabere kalmak. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
Pends : Askıda kalmak. Askıya alma. Muallakta olmak.
Grape : Sığır veremi. Üzüm tanesi. Salkım. Asmagiller (vitaceae) familyasından, yaprakları elsi, bakka tipi meyveleri olan ve meyveleri için kültürü yapılan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler. Peşrev. Atın diz içindeki yara. Misket. Üzüm.
Pressurise : Basınç uygulamak. Uçak basıncını ayarlamak. Basınç altında tutmak. Basınçlandırmak. Sıkıştırmak. Akılamak. Baskı yapmak (birine). Sıkmak. Basınç yapmak. Baskı yapmak.
Volatilise : Buhar olmak. Volkanik. Değişken hale getirmek (volatilize olarak da yazılır). Buharlaşmak. (britanya ingilizcesi) uçuculaştırmak. Uçucu hale getirmek. Buharlaştırmak. Gazlaştırmak.
Alien : Ecnebi. Ters. Başka bir ülkeden gelen kişi. Karşıt. Yabancı kelime. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Yabancı. Yaratık. Aktarma (dilbilgisi terimi). Farklı.
Alienate : Temlik etmek. Soğutmak. Yabancılaşmak. Devir ve ferağ etmek. Uzaklaştırmak. Devretmek. Ferağ ve temlik etmek. Yabancılaştırmak. Aralarını açmak.
Halters synonyms : opalise, arterialise, lifehack, internationalise, revolutionize, oxygenise, renormalise, intransitivise, make grow, uniformise, iodinate, isomerise, animize, deodorise, conventionalise, round out, unsanctify, intransitivize, unsubstantialise, plasticise, dinge, acetylise, diabolise, sexualise, transaminate, color in, animise, demythologise, digitalise, devilise, lighten up, detransitivise, diabolize.
Halters zıt anlamlı kelimeler, Halters kelime anlamı
Decelerate : Yavaşlamak. Hız azaltmak. Yavaşlatmak. Hız kesmek. Hızı azalmak.
Dissimilate : Farklılaştırmak. Farklılaşmak. Farklı olmak. Farklı sesler çıkarmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı yapmak.
Focus : Fokus yapmak. Mihrak. Ayar etmek. İlgi odağı. Depremin yer içinde başladığı nokta. Merkez çekit. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odak. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Odaklanmak.
Halters antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, let out, diversify, take in.

Bu kısımda Halters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Halters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Halters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Halters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.