Korkuluk nedir, Korkuluk ne demek

"Korkuluk" ile ilgili cümle

  • "Kargalar, korkuluktan korkmayan kuşlardır. Giderler de, alay eder gibi korkuluğun tepesine konarlar." - N. Hikmet
  • "Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı." - N. Cumalı

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Balkonların, terasların kenarlarına çekilen duvar ya da parmaklık. a. bk. küpeşte.

Diğer sözlük anlamları:

Korkulu

Korkuluk hakkında bilgiler

[Bakınız: bostan korkuluğu]

Korkuluk ile ilgili Cümleler

  • Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.
  • Ali korkulukta kendini desteklemek zorunda kaldı.
  • Korkuluk çöktü ve birkaç kişi yere düştü.

Korkuluk tanımı, anlamı:

Bostan : Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad. Sebze bahçesi.

Korkulu : Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli. Korku veren, korkutan.

Bostan korkuluğu : Kendisinden beklenilen görevi yapmayan veya kendisinden çekinilmeyen güçsüz kimse. Kuşları ürkütüp yaklaştırmamak için tarlaya dikilen kukla.

Merdiven korkuluğu : Merdivenlerin boşluk tarafındaki demir veya ahşap parmaklık, tırabzan.

Korku : Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü.

 

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Verme : Vermek işi.

Önlemek : Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek. Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Küpeşte : Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet. Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet.

Diğer dillerde Korkuluk anlamı nedir?

İngilizce'de Korkuluk ne demek? : n. scarecrow, guy, banister, parapet, barrier, balustrade, guardrail, railing, rail

Fransızca'da Korkuluk : épouvantail [le], rambarde [la], balustrade [la]

Almanca'da Korkuluk : n. Brüstung, Scheuche, Strohmann, Strohpuppe, Vogelscheuche

Rusça'da Korkuluk : n. пугало (N), чучело (N), перила (PL), парапет (M), борт (M), поручень (M), предохранитель (M)