Küpeşte nedir, Küpeşte ne demek

Küpeşte; bir denizcilik terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet.
  • Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet

"Küpeşte" ile ilgili cümle

  • "Adam yüze yüze geldi ve bir maymun çevikliğiyle küpeşteye tırmanıp güverteye atıldı." - Halikarnas Balıkçısı

Yerel Türkçe anlamı:

Toprak taşımaya ve hayvan gübrelerini atmaya yarayan tahta araç, teskere.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Merdiven ve balkonlarda korkulukların demir kirişi üzerine konan ağaç bölüm. a. bk. korkuluk.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gemilerde güverte hizasında iskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan, kaplamaların oluşturduğu siperler, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölümler.

İngilizce'de Küpeşte ne demek? Küpeşte ingilizcesi nedir?:

main conrad, gunwale

Almanca'da Küpeşte ne demek?:

holm

Küpeşte hakkında bilgiler

Küpeşte teknelerin (bir sandal ya da bir transatlantik), iskele ve sancaktaki üst yüzeyine denir. Yelkenciler bu yüzeyde oturarak veya trapez pozisyonu alarak teknenin seyir esnasındaki dengesini sağlar.

 

Küpeşte, merdiven, balkon ve teraslarda, alüminyum veya benzeri metallerden yapılmış olan korkuluk sistemlerine denir.

Küpeşte anlamı, tanımı:

Korkuluk : Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Küpeşte. Bostan korkuluğu. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık.

Balkon : Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat. Vücudun göğüs veya göbek bölümü.

Küpe : Bazı hayvanların boyunlarının iki yanından sarkan deri uzantıları. Kulak memelerine takılan süs eşyası.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Güverte : Gemide ambar ve kamaraların üstü.

Hiza : Doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu.

Iskarmoz : Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena). Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk.

Dikme : Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Ağaç, direk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Dikmek işi. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri. Fidan, yeni dikilmiş fidan.

Kaplan : Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).

Kaplama : Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha. Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan. Kaplamak işi.

 

Tekne : Havza. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü. Bir tür küçük deniz taşıtı. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası. Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.

Diğer dillerde Küpeşte anlamı nedir?

İngilizce'de Küpeşte ne demek? : n. bulwark, gunwale

Fransızca'da Küpeşte : bastingage [le]

Almanca'da Küpeşte : die Geländer, die Reelingleiste

Rusça'da Küpeşte : n. фальшборт (M), перила (PL), поручень (M)