Güverte nedir, Güverte ne demek
Güverte; bir denizcilik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
"Güverte" ile ilgili cümleler
- "Annem kamaraya girdi, ben güverteye çıktım." - R. E. Ünaydın
Güverte hakkında bilgiler
Güverte; gemilerde gövde, depo ve kamaraların üzerini kaplayan, sabit, sert malzemelerden inşa edilmiş yüzey. Gövdenin üzerini yatay düzlemde bir çatı gibi kaplayan ve geminin yapısını güçlendirmenin yanı sıra çeşitli iş ve görevlerin gerçekleştirildiği geniş yüzeye "ana güverte" veya "üst güverte" denir.
Güverte sözcüğü Türkçeye 17. yüzyılda Venedikçe covèrta'dan geçmiştir. Sözcük İtalyancada coperta şeklindedir. Batılı dillerde "örtü" anlamına gelen cover ve couvert gibi sözcüklerle akrabadır.
Güverte ile ilgili Cümleler
- Ali güverteyi boyuyor.
- Güverteye hoş geldiniz!
- Geminin üç güvertesi vardı.
- Ali güvertede yalnız dans etti.
- Dikkat edin. Güverte kaygan.
- Dikkat et de, güverteden düşme.
- Denizciler güvertede dans ediyorlardı.
- Onlar güverteye gitti.
Güverte anlamı, kısaca tanımı:
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Alt güverte : Gemilerde güvertelerden altta bulunanı.
Hafif güverte : Ana güverteyi güneşten korumak için yapılmış olan özel güverte, tente güvertesi.
Üst güverte : Gemilerde güvertenin yüksekte kalan bölümü.
Tente güvertesi : Hafif güverte.
Ambar : Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Genellikle tahıl saklanan yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
Gövde : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Bir şeyin asıl bölümü. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü.
Depo : Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
Sabit : Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.
Sert : Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Güçlü kuvvetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.
İnşa : Düzyazı. Yapı kurma, yapı yapma, kurma. Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme. Dilek kiplerine verilen genel ad.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Güverte anlamı nedir?
İngilizce'de Güverte ne demek? : n. deck
Fransızca'da Güverte : pont [le]
Almanca'da Güverte : Deck
Rusça'da Güverte : n. палуба (F)
adj. палубный


Bu kısımda Güverte nedir? Güverte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Güverte tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Güverte hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.