Küpe nedir, Küpe ne demek
- Kulak memelerine takılan süs eşyası

- Bazı hayvanların boyunlarının iki yanından sarkan deri uzantıları.
"Küpe" ile ilgili cümle
- "İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı." - M. Ş. Esendal
- "Horozun küpeleri.""Keçinin küpeleri."
Yerel Türkçe anlamı:
Koyun ve keçilerin çenesinin iki yanından sarkan deri uzantıları.
Geniş gövdeli toprak kap, bir çeşit küp.
Bir ile üç yaş arasındaki dişi tay.
Oyun kâğıdındaki kupa.
Küp.
Kulak memesi.
Küpe hakkında bilgiler
Küpe, değerli madenler, değerli taşlar veya sıradan malzemelerden yapılan, kulağa takılan takı. Değerli malzemelerden yapılmış olan küpeler mücevher kategorisine girerler. Törensel, sembolik, dinî anlamları nedeniyle ya da sadece şıklık için kullanılırlar.
Çoğu küpenin takılabilmesi için kulağın deldirilmesi gerekir.
Küpe ile ilgili Cümleler
- Küpelerini seviyorum.
- Bir küpe kaybetti.
- Küpelerin muhteşem.
- Küpelerini nerede çıkardın?
- Küpeler çok güzel
- Doğum günüm için bana verdiğin küpeleri taktım.
- Diğer küpen nerede?
- Küpemi düşürdüm.
- Üzerinde küpe var mı?
- Bu küpeleri beğeniyor musun?
- Onlar benim küpelerim.
- Küpemi kaybettim.
- Jale küpe takıyor.
- Küpelerimden biri kayıp.
Küpe tanımı, anlamı:
Küpe çiçeği : Bu bitkinin kırmızı, pembe, mor veya beyaz renkli çiçeği, küpeli. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi (Fuchsia).
Salkım küpe : Değerli taşlardan yapılmış salkım biçiminde küpe.
Ağaçküpesi : Hatmi.
Hasekiküpesi : Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi (Aquilegia).
Küpe çiçeğigiller : Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, küpe çiçeği, yakı otu, göl kestanesi vb. bitkileri içine alan bir familya.
Küpeli : Küpe takmış olan. Küpeye benzer bir deri uzantısı olan. Küpe çiçeği.
Küpelik : Dalyan direklerini dikerken alt ucun batmasını sağlamak için bağlanan taş veya zincir.
Küpeşte : Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet. Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet.
Kulağına küpe olmak : Başa gelen bir durumdan alınan dersi unutmamak.
Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Varlıklı Rus köylüsü. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Saban kulağı. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü.
Meme : Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Boyun : Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.
Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Bu tabakadan yapılmış. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.
Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.
Süs : Güzellik veren, güzelleştiren şey. Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs. Süsleme veya süslenme işi. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı.
Küpe altlığı : Küpeleri korumak için, bir küpeden diğerine gerdan altından geçirilerek takılan altın zincir.
Küpe binmek : Büyücülük, cadılık yapmak.
Küpe dönmek : çok şişmanlamak. İlgili cümle: "O zamandan beri küpe dönmüş. Hâlbuki o zamanlar ne ince bir kızdı." H. Taner.
Küpe kilit : Asma kilit.
Küpecik : Küçük küp, çömlek, kazan. Küçük testi. Küçükler, gençler (mecazen). Kulplu, küçük küp. İçine domates salçası konulan kulplu seramik kap. (Çaltı -Bilecik) Küçük küp. (*Gürün -Sivas) Kavanoz, ufak küp Samsun şehrinde, Lâdik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, Hafik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Küpecük : Küçük küp, çömlek, kazan [Bakınız: küpecik]
Küpeç : Küçük küp, çömlek, kazan Çorum ili, Uğurludağ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Küpeçiçeğigiller : (botanik)
Küpeler : Balıkesir şehri, Ertuğrul nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Küpeli arpa : Çifte kılçıklı, taneleri beyaz ve dolgun bir çeşit arpa.
Diğer dillerde Küpe anlamı nedir?
İngilizce'de Küpe ne demek? : [Kupe] n. cube, earthenware jar, cruse
n. earring
Fransızca'da Küpe : boucle d'oreilles
Almanca'da Küpe : n. Clip, Ohrring
Rusça'da Küpe : n. серьга (F)

Bu kısımda Küpe nedir? Küpe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küpe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küpe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.