Değerli nedir, Değerli ne demek

Değerli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar

"Değerli" ile ilgili cümle

  • "Bu defaki gidişimizde, eşyamızın arasında taç gibi değerli bir parça da vardı." - A. Kutlu

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Muş ilinde, Karaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hakkâri kenti, Yüksekova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Dargeçit ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Değerli anlamı, kısaca tanımı:

Değerli kağıt : Üzerinde herhangi bir değer bulunan ve elinde bulunduranın her an yarar sağlayabileceği para.

Eş değerli : Değerleri eşit olan. Cebirde karşılıklı olarak çözümleri aynı olan (denklem sistemleri). Eş biçimli olmadıkları hâlde yüz veya hacim ölçümleri eşit bulunan (biçim).

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Değerlilik : Değeri olma durumu, kıymetlilik, kıymettarlık.

Eş değerlik : Eş değer olma durumu, muadelet.

Kıymetli : Değerli.

Kıymettar : Değerli.

Değerli belgeler : İnanca, borçlanım, tutu, pay, borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her tür tecimsel belgit, borsada işlem görsün ya da görmesin iyesine ve taşıyanına bir hak, bir alacak sağlayan belgeler.

Değerli etler : Bir besi hayvanı karkasından elde edilen ve diğer parçalara oranla tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilen ve daha yüksek fiyatlara satılan, bir kas veya kas gruplarından oluşmuş, butlarda sokum, nuar, rosto, yumurta ve tranç, sırt ve bel bölgesinde ise bonfile, kontrfile ve pirzola olarak adlandırılan etler.

Değerli kağıtlar : kıymetli evrak.

Değerli madenler : Geçmişte para olarak da kullanılan, altın, gümüş vb. kıt madenler. krş. mal para

Değerli madenler karşılığı öndelik : Değerli madenler (çıkarılmış ya da çıkarılmamış) karşılığında ödenen borç para ya da sağlanan saycalar.

Değerli nesne : Değerlerin taşıyıcısı, değer niteliklerinin birliği (değerli nesnenin değere ilişkisi, nesnenin niteliklerine olan ilişkisi gibidir); ulaşılmaya değer gerçekler.

 

Değerli nesneler öğretisi : İyi olan, değerli olan şeylerin nitelik ve aşama düzenini araştıran felsefe öğretisi.

Değerli özdekler öndeliği : Değerli özdeklerin tutusu karşılığı alınan borç para, ya da sağlanan öndelik.

Değerlik : Bir öğeciğin ya da bir kökçenin öteki öğeciklerle ya da kökçelerle belirli oranlarda birleşebilirliği. Verilen bir öğeciğin ya da kökçenin hidrojen öğeciği ile birleşme oranını gösteren sayı. Bir atom ya da atom kümesinin, hidrojen atomu ya da eşdeğeriyle birleşebilmesine göre ölçülen kimyasal bağ yapabilme sığası. [Bakınız: yükseltgenme sayısı]

Değerlik açısı : Çok öğecikli bir özdecikte iki komşu öğeciği orta öğeciğe bağlayan düşsel iki çizgi arasındaki açı.

Değerli ile ilgili Cümleler

  • Değerli çok az zamanımız var.
  • Bir gece rüyasında, güzel mor bir çiçek bulduğunu ve çiçeğin ortasında da değerli bir mücevher bulunduğunu gördü.
  • Ali çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
  • Ali Mary'nin odasından hiçbir değerli şey almadı.
  • Değerli bir ders öğrendim.
  • Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.
  • Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.
  • Paranız, altın ya da başka bir değerli emtia ile desteklenmiyor.
  • Yaşamımın en değerli deneyimlerinden biriydi.
  • Değerli bir ders öğrendiğini düşünüyorum.
  • Değerli şeyler bankanın korumasındadır.
  • Değerli eşyalarımı bana geri verebilir misin?
  • Değerli eşyalarını güvenli bir yerde saklamalısın.
  • Ali değerli bir şey buldu.

Diğer dillerde Değerli anlamı nedir?

İngilizce'de Değerli ne demek? : adj. valuable, costly, estimable, deserving, worthy, valued, dear, well beloved, dignified, meritorious, precious, rich

n. worth, value, price, worthiness, valuation, rate, amount, costliness, currency, dearness, merit, preciousness

Fransızca'da Değerli : cher/ère, de prix, précieux/euse, estimable, émérite, méritant/e, méritoire

Almanca'da Değerli : adj. bewährt, edel, gehaltreich, gehaltvoll, kostbar, wert, wertvoll

Rusça'da Değerli : adj. ценный, драгоценный, дорогой, достойный