Prised türkçesi Prised nedir
- Manivela ile zorlamak.
- Değer verilen.
- Değerli.
- Kaldıraçla kaldırmak.
Prised ile ilgili cümleler
English: "Remember me?" "No." "Well, well. I'm surprised you don't recognise me!" "Are we supposed to?"
Turkish: "Beni hatırlıyor musun?" "Hayır." "Hayret." Beni tanımamana şaşırdım!" " Tanımamız gerekiyor mu?"
English: Ali and Mary appear surprised.
Turkish: Ali ve Mary şaşırmış görünüyorlar.
English: Ali and Mary both looked surprised.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de şaşırmış görünüyordu.
English: Ali and Mary were both surprised.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de şaşırdı.
English: Ali and Mary look surprised.
Turkish: Ali ve Mary şaşkın görünüyorlar.
Prised ingilizcede ne demek, Prised nerede nasıl kullanılır?
Apprised : Haber vermek. Bilgi vermek. Söylemek. Bildirmek. Haberdar etmek.
Apprised of : Uyarmak. Bir sır ortağı. Haberdar edilmiş. Bir konuda bilgili. Uyarılmış. Bildirilmiş.
Be surprised : Şaşmak. Hayret etmek. Şaşırmak.
Being surprised : Şaşkınlık.
Comprised : İçine almak. Kapsamak. İçermek. Oluşmak. İhtiva etmek.
Prises : Manivela ile zorlamak. Kaldıraçla kaldırmak.
Comprised of : -den oluşmuş.
Apprise : Haber vermek. Söylemek. Bilgi vermek. Haberdar etmek. Bildirmek.
Prises de fer : Savutların birbiriyle bağlantısını kesmeden uygulanan saldırılar. Bağlantılı saldırılar.
Prise : Manivela. Zorlayıp açmak. Manivela ile kaldırmak. Manivela ile zorlamak. Manivela ile açmak. Kaldıraçla kaldırmak.
İngilizce Prised Türkçe anlamı, Prised eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Come forth : Gizlendiği yerden çıkmak. (bir şey) (bir yerden) çıkmak. Ortaya çıkmak. Saklandığı yerden ayrılmak.
Originate : Oluşmak. Yaratmak. Kaynaklanmak. Vücuda getirmek. Gelmek. Başlatmak. Neden olmak. Başlamak. Çıkmak. Örnek alınmak.
Grow : Gelişme göstermek. Çoğalmak. Bitmek. Büyümek. Leşmek. Lenmek. Artmak. Gelişmek. Uzatmak. Lemek.
Purchased : Satın alınan. Elde etmek. Satın alınmış. Satın almak. Alım. Manivela ile çekmek. Kazanmak. Mübaya.
Levering : Yükseklik kazandırma.
Well up : Akmak. İle dolmak (gözyaşı veya bir duygu). Boşanmak. Fışkırmak.
Princely : Prense ait. Gösterişli. Soylu. Saltanatlı. Prense yakışır. Prens. Şahane. Hatırı sayılır. Prenslere yaraşır. Görkemli.
Prized : Değer vermek. Değer biçmek. Manivela ile açmak. Takdir etmek. Ganimet almak.
Costly : Çok pahalı. Kazık. Kıymetli. Lüks. Maliyetli. Pahalıya mal olan. Masraflı. Mükellef. Pahalı.
Prizing : Çok değer vermek. Değer vermek. Kanırtmak. Ödül. Manivela ile açmak. -e çok değer vermek. Takdir etmek. Manivela ile kaldırmak. Ganimet almak.
Prised synonyms : differential cost, come, incremental cost, prizes, rise, purchase, meritorious, emerge, cost, uprise, dearworth, assessment, purchases, head, estimable, prising, inexpensiveness, cherished, expensiveness, develop, dear, precious, dearer, prise, lever, of value, follow, pry up, value, swell, levered, marginal cost, resurge.
Prised zıt anlamlı kelimeler, Prised kelime anlamı
Expensiveness : Pahalılık.
Inexpensiveness : Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu. Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuz olma durumu. Ucuzluk.
Disparage : Adamdan saymamak. Aşağı görmek. Küçümsemek. Kötümsemek. Kötülemek. Batırmak. Küçük görmek. Küçük düşürmek. Aleyhinde konuşmak. Hor görmek.
Prised antonyms : criticize.

Bu kısımda Prised kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prised ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prised anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prised ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.