Grow türkçesi Grow nedir
- Yetiştirmek.
- Leşmek.
- Dönüşmek.
- Uzatmak.
- Lemek.
- Üretmek.
- Yetişmek.
- Çoğalmak.
- Gelişmek.
- Bitmek.
- Büyütmek.
- Büyümek.
- Bırakmak.
- Gelişme göstermek.
- Artmak.
- Lenmek.
Grow ile ilgili cümleler
English: A few days after new moon, we see a thin crescent in the western evening sky. The crescent Moon waxes, or appears to grow fatter, each night.
Turkish: Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.
English: Ali is going to try to grow strawberries.
Turkish: Ali çilek yetiştirmeyi deneyecek.
English: Ali didn't know apple trees grow from seeds.
Turkish: Ali elma ağaçlarının tohumlarından yetiştiğini bilmiyordu.
English: Ali decided to grow corn this year.
Turkish: Ali bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.
English: "I will grow many trees here", he said to himself.
Turkish: "Burada bir sürü ağaç yetiştireceğim." diye söylendi.
Grow ingilizcede ne demek, Grow nerede nasıl kullanılır?
Grow a beard : Sakal bırakmak.
Grow away from : İle ilişkileri azalmak. Büyüyüp sığmamak. Soğumak. Ayrı yaşamak. İlişkisi bozulmak. (arkadaş vb) ayrılmak. Bağları kopmak. Arası açılmak. Uzaklaşmak. Yakınlığını azaltmak.
Grow into : Alışmak (bir işe). Zamanla büyüyüp bir giysinin ölçülerine uymak. Olmak. Haline gelmek.
Grow old : Eskimek. Yıpranmak. Kocalmak. Farımak. Yaşlanmak. İhtiyarlamak. Kocamak. Kartlaşmak. Saçı başı ağarmak.
Grow on : Alışılmak. Sarmak. Sevilmeye başlamak.
Let his hair grow long : Çözdü. Çözüp bıraktı. Saçını uzattı.
Ill weeds grow apace : Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Begin to grow : Terlemek.
Let grass grow under his feet : Vaktini boşa harcamak. Vakit kaybetmek. Zamanı boşa geçirmek.
Grow rife : Yayılmak. Aşırı çoğalmak. Tehlikeli biçimde artmak.
İngilizce Grow Türkçe anlamı, Grow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Changes : Bozdurmak. Değişiklikler. Bozmak. Değişmek. Değiş tokuş etmek. Aktarmak. Takas etmek. Değiştirmek. Haline gelmek. Üzerini değişmek.
Accrue : Gerçekleşmek. Eklenmek. Tahakkuk ettirmek. Gelmek. Tahakkuk etmek. Ziyadeleşmek. Payına düşmek.
Generates : Yol açmak. Dünyaya getirmek. Meydana getirmek. Var etmek. Doğurmak. Çizmek. Oluşturmak. Yavrulamak.
Thrive : Sepilemek. Çok iyi gitmek (işler). Başarılı olmak. Zenginleşmek. Dallanıp budaklanmak. Uygun şartlar içinde büyümek. İyi gelişmek. İyileşmek. İşi iyi gitmek.
Coaches : Araba ile gezmek. Antrenman yaptırmak. Özel hocalık yapmak. Hazırlamak. Yolcu vagonları. Özel ders vermek. Eğitmek.
Aggrandized : Abartılmış. Çoğaltılmış. Abartmak. Çoğaltmak. Yüceltmek. Artırmak. Büyütülmüş. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised).
Do : Meydana getirmek. Ayağını kaydırmak. Neden olmak. Davranmak. Düzeltmek. Büyük toplantı. Etmek. Dolandırmak (argo terim). Rolünü üstlenmek. İlgilenmek.
Booms : Gürlemek. Geliştirmek. Gümbürdemek. Çıkış yapmak. Artırmak. Gümlemek. Fırlamak. Uğuldamak.
Escalate : Artırmak. Kızıştırmak (savaş veya anlaşmazlık vb). Tırmanmak. Yükselmek. Yükseltmek. Fiyatı yükseltmek. Tırmandırmak. Kızıştırmak. Kızışmak.
Blow up : Tahrip etmek. Patlamak. Öfkelenmek. Birden kızmak. Parlamak. Patlatmak. Kopmak (fırtına vb). Kopmak (fırtına). Çılgına dönmek. Azarlamak.
Grow synonyms : grow over, cradle, be through with, bulked, accumulates, generate, climb, go off, ascended, adores, catch, continue, equaling, branch, ameliorating, abdicated, cultivates, waxes, be left over, mutate, accruing, fabricates, gone off, ascends, belabor, cradled, belabour, adjourn, get ahead, degenerate, change state, adore, caught.
Grow zıt anlamlı kelimeler, Grow kelime anlamı
Decrease : Düşüş. Düşmek. Eksiltme. Düşüş göstermek. Eksilmek. İnmek. Eksiltmek. İnişe geçmek. Azalmak. Küçültmek.
Shorten : Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kasılmak. Azalmak. Kısalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yelkeni sarıp küçültmek. Kısmak. Azaltmak. Kısaltmak.
Shrink : Büzüşmek. Büzmek. Psikiyatrist. Daraltmak. Suyu çekilmek. Çekmek. Bir numunenin uzunluğunun ıslanma veya sıcaklık sonucu kısalması. Kaçmak. Büzülmek.
Grow antonyms : stay.
Grow ingilizce tanımı, definition of Grow
Grow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to grow. As, to grow a crop. To grow wheat, hops, or tobacco. To increase in size by a natural and organic process. To produce. To increase in bulk by the gradual assimilation of new matter into the living organism. Said of animals and vegetables and their organs. To cultivate.

Bu kısımda Grow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.