Coaches türkçesi Coaches nedir

Coaches ile ilgili cümleler

English: Who coaches the team?
Turkish: Takımı kim eğitiyor?

English: Ali Jackson is one of the coaches on my soccer team.
Turkish: Ali Jackson benim futbol takımındaki antrenörlerden biridir.

Coaches ingilizcede ne demek, Coaches nerede nasıl kullanılır?

Slowcoaches : Uyuşuk. Miskin. Ağırkanlı kimse. Ağırkanlı. Uyuşuk tip. Geri kafalı kimse. Hımbıl. Mıymıntı. Hantal. Mankafa.

Stagecoaches : Menzil arabası atlı bir taşıt. Posta arabası. Tarihsel olarak çeşitli noktalar arasında tarifeye göre yolculuk yapan büyükçe at arabası. Menzil arabası.

Coached : Yetiştirmek. Yetiştirilmiş. Eğitmek. Araba ile gezmek. Hazırlamak. Özel hocalık yapmak. Özel ders vermek. Yetiştirilen. Antrenman yaptırmak.

Coachee : Arabacı. (argo) arabacı. At veya posta arabası süren kimse.

Coacher : Eğitimci. Yetiştiren kimse. Eğitmen.

Coach and four : Dört atla çekilen ve bir sürücüsü olan at veya posta arabası.

Coach driver : Otobüs sürücüsü. Otobüs şoförü. Şoför.

Coach trip : Otobüs gezisi.

Coach horse : Fayton atı. Araba atı.

Coach station : Otogar.

İngilizce Coaches Türkçe anlamı, Coaches eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Coaches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drive : Dürtü. Arabayla götürmek. Güç sağlamak. Araba kullanmak. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Çalıştırmak. Topla giriş. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Kovalamak. Sürmek.

Cultivate : Toprağı işlemek. Beslemek. Ekmek. Tarlayı sürmek. İşlemek. Geliştirmek. Kendini adamak. Kazanmaya çalışmak. Ekip biçmek.

Drive around : Arabayla dolaşmak. Gezinti yapmak. Araçla gezmek.

Tutoring : Özel ders almak. Özel eğitim. Özel ders.

Auto : Araba. Otomatik. Oto-. Kendinden. Oto. Kendi kendine. Özdevinimli. Abd'de otomobilin kısaltması. Kendi.

Manager : Yönetici. Yarış yöneticisi. İdareci. Bir sanatçı veya spor takımının işlerini yöneten kimse. Direktör. Yarışların istenilen düzene uygun olarak yürütülmesinden sorumlu olan yönetici. Menajer. Yönetmen. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Menejer.

Tutored : Özel ders almak. Özel ders verilmiş. Özel ders alan.

Handle : Sıkıştırma kolu. El tutma yeri. Ele gelmek. Ele almak. Sıkıştırma milini çeviren kol. Sap. Eline almak. Yumuşacık olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cradled : Beşikte sallamak. Sakınmak. Büyütmek. Beşik. Tırpan ile ot biçmek. Özenle kucaklamak. Kızak gemi. Korumak. Beşiğe yatırmak.

 

Cultivating : Dostluğunu kazanmak. Beslemek. Tarlayı sürmek. Kazanmaya çalışmak. Ekip biçmek. Dostluğunu ilerletmek. Kendini adamak. Gayret etmek. İşlemek. Toprağı işlemek.

Coaches synonyms : tennis coach, baseball manager, hockey coach, baseball coach, cultivates, confecting, accustoms, cradle, cater for, concocts, breed, disciplines, conditioner, brew, handler, concocting, civilising, nurture, educating, confect, civilise, bred, disciplining, autoing, trainer, arrange, football coach, educate, discipline, educates, brace, concoct, handled.

Coaches zıt anlamlı kelimeler, Coaches kelime anlamı

Raw : Hassas. Saf. Soğuk. Yara. Derisi soyulmuş yer. Çiğ. Sıyrık. Taze. Acemi.