Hazırlamak nedir, Hazırlamak ne demek
- Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek.
- Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek.
- Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek.
- Alıştırmak.
- Bir maddeyi elde etmek.
- Sebep olmak, yol açmak

- Önceden düzenlemek.
- Önlem almak, sağlamak.
"Hazırlamak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kış için kömürü hazırladık."
- "Ayrıca kimi Karagözcüler kendi görüntülerini kendileri hazırlarlar." - M. And
- "Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık." - Y. K. Karaosmanoğlu
- "İç bölünmeler felaketi hazırlar."
- "Yine ömründe bir kez bile tiyatroya gitmemiş olan babamı ertesi hafta annem hazırladı." - A. Ağaoğlu
- "Sözlük hazırlamak."
- "Onu kötü habere hazırladık."
Yerel Türkçe anlamı:
Hazırlamak (bk. azırlanmak)
Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:
[Bakınız: kurmak]
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
[Bakınız: anıklamak]
Hazırlamak anlamı, kısaca tanımı:
Hazırlama : Hazırlamak işi, anıklama.
Komplo hazırlamak : Bir kimsenin aleyhine çalışmak, onun kötü duruma düşmesini sağlamak.
Zemin hazırlamak : Uygun ortam yaratmak.
Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Getirmek : İleri sürmek. Sağlamak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İletmek, bildirmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Gelmesini sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
Koymak : Etkilemek, dokunmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bırakmak, terk etmek. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Bırakmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek.
Gerçekleştirmek : Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.
Düzenlemek : Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Yapmak, hazırlamak.
Bir : Aynı, benzer. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Sadece. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda.
Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.
Almak : Bürümek, sarmak, kaplamak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Ele geçirmek, fethetmek. Çalmak. Yol gitmek, mesafe katetmek. İçine sığmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Göreve, işe başlatmak. Yolmak, koparmak. Temizlemek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Tat veya koku duymak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Gidermek, yok etmek. Görevden, işten çekmek. İçecek veya sigara içmek. Erkek, kadınla evlenmek. İçeri girmesini sağlamak. Soldurmak. Başlamak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Yutmak, kullanmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Örtmek, koymak. Kazanç sağlamak. Satın almak. Kabul etmek. Sürükleyip götürmek. Kısaltmak, eksiltmek. Kazanmak, elde etmek. Birlikte götürmek. Yer değiştirmek.
Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sarhoş olmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Uymak, tam gelmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Geçmek, tamamlanmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Sürdürmek, yürütmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yol açmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bulunmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz.
Yol : Kez, defa. Kumaşta bulunan çizgi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Gidiş çabukluğu, hız. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Yolculuk. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Gaye, uğur, maksat. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
Açmak : Alışverişi başlatmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Yapmak, düzenlemek. Görünür duruma getirmek. Ferahlık vermek. Beğenmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Ayırmak, tahsis etmek. Alanını genişletmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Yakışmak, güzel göstermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Savaşla almak, fethetmek. Yarmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Geçit sağlamak. Engeli kaldırmak.
Alıştırmak : Alışmasına yol açmak. Uyar duruma getirmek.
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
Etmek : Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bir işi yapmak. Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak.
Hazırlamak ile ilgili Cümleler
- Senin için yeni bir takım elbise hazırlamak istiyorum.
- Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
- O misafirleri için akşam yemeği hazırlamakla çok meşguldü.
- Jale, Tom'a turta hazırlamak için sabah çok erken kalktı.
- Ali aile için kahvaltı hazırlamakla meşgul.
- Jale şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.
- Ali az önce son fincan kahveyi içti. Ona bir demlik daha hazırlamak zorunda kalacağız.
- Ali okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.
Diğer dillerde Hazırlamak anlamı nedir?
İngilizce'de Hazırlamak ne demek? : v. equip, prepare, make ready, arrange, coach, concoct, engross, groom, knock up, lay, lay out, set, set by, stage, work up
Fransızca'da Hazırlamak : préparer, apprêter, destiner, disposer, dresser, élaborer, établir, prédestiner
Almanca'da Hazırlamak : v. anbahnen, anrichten, ansetzen, anzetteln, aufbereiten, ausfertigen, bereiten, bereitmachen, bereitstellen, brauen, einleiten, hinrichten, machen, präparieren, rüsten, vorarbeiten, vorrichten, zubereiten, zurechtlegen, zurechtmachen, zurichten, zurüsten
Rusça'da Hazırlamak : v. готовить, приготавливать, подготавливать, заготавливать, изготавливать, изготовлять, разрабатывать, разделывать, сооружать, снаряжать, приготовлять, подготовить, заготовить, изготовить, изготовить, соорудить, снарядить

Bu kısımda Hazırlamak nedir? Hazırlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hazırlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hazırlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.