Raw türkçesi Raw nedir

  • Toy.
  • Kavrulmamış.
  • Hassas.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yara.
  • Haksız.
  • Müstehcen.
  • Derisi soyulmuş yer.
  • Taze.
  • İşlenmemiş.
  • Açık yara.
  • Ham.
  • Hamlık.
  • Acemi.
  • Olmamış.
  • Deneyimsiz.
  • Hassas nokta.
  • Açık saçık.
  • Pişmemiş.
  • Sıyrık.
  • Saf.
  • Soğuk ve rutubetli.
  • Açık.
  • Soğuk.
  • Çiğ.
  • Derisi soyulmuş.

Raw ile ilgili cümleler

English: Ali knows that Mary doesn't like raw eggs.
Turkish: Ali Mary'nin çiğ yumurta sevmediğini biliyor.

English: Ali doesn't eat raw fish.
Turkish: Ali çiğ balık yemez.

English: Ali doesn't like any kind of raw fish.
Turkish: Ali herhangi bir tür çiğ balığı sevmez.

English: Against my advice, he fed his dog some raw pork.
Turkish: Benim tavsiyeme karşın, o köpeğini biraz çiğ domuz etiyle besledi.

English: Ali hates raw onions.
Turkish: Ali çiğ soğanlardan nefret eder.

Raw ingilizcede ne demek, Raw nerede nasıl kullanılır?

Raw brick : Fırınlanmamış tuğla.

Raw coal : Tuvönan. Tüvenan kömür.

Raw cotton : İşlenmemiş pamuk. Pamuk elyafı. Ham pamuk.

Raw data : İşlenmemiş veri. Gereksenen bilgiyi çıkarmak üzere üzerinde işlem yapılacak veriler kümesi. Ham veri.

Raw deal : Haksız muamele. Adilik. Fena muamele. Haksızlık.

Raw materials : Üretim işlemi sırasında kullanılan ve yapılmışın varlığında yer alan özdekler. yapılmışın varlığına bir katkıda bulunmakla birlikte onun belirli bir öğesi olmayan özdekler. üretim işlemi sırasında yapılmışın varlığına girmemekle birlikte o olmaksızın yapılmışın elde edilmesi mümkün olmayan ve dolaylı olarak üretimi kolaylaştıran gereçler. Tüm özdeklerin doğal olarak işlenmemiş, üzerlerinde bir değişim yapılmamış durumu. İlk madde ve malzemeler. Ham maddeler. Hammaddeler. İlkel özdek ve gereçler. İşlenmemiş özdekler. Hammadde.

 

Raw hand : Deneyimsiz işçi. Düz işçi.

Raw land : Ham toprak. Kent içinde ya da daha çok kent sınırları dışında ve yakınında bulunan, kırsal niteliğini henüz yitirmemiş alanlarda, altyapısı tamamlanmamış ve yapı yapmaya elverişli duruma getirilmemiş kentsel ya da kırsal toprak, bk. işlenmemiş toprak. Yapı yapmaya elverişli, fakat kent işgörü ve kolaylıklarından yoksun bulunan toprak parçası. bk. ham toprak. İşlenmemiş toprak.

Raw hide : Ham deri. Ham post. Tabaklanmamış deri.

Raw materials markets : İlkel, ham özdek ederlerini saptayan genel satak. Hammadde piyasası. Hammadde pazarı. İşlenmemiş özdek genelsatağı.

İngilizce Raw Türkçe anlamı, Raw eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raw ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfledged : Hayatı tanımayan. Tüysüz. Gelişmemiş. Tüyü bitmemiş. Tüyleri bitmemiş.

Bluer : Keyifsiz. Çürümüş. Mavi yapmak. Mavi. Çivitlemek. Hüzünlü. Morali bozuk. Çivit. Deniz.

Climacterics : Dönüm noktası. Kritik. Bunalımlı. Menopozla ilgili. Menapoz. Menopoz. Menapozla ilgili. Yaş dönümüyle ilgili. Yaş dönümü.

 

Fairer : Orta. Doğru. Şirin. Yabani. Güzel. Okunaklı. Temiz. Sevimli. Dürüst. Kayda değer.

Abbreviate : İhtisar etmek. Kısaltmak. Sadeleştirmek. Özetlemek. Kırpmak.

Rawness : Acemilik. Derisi soyulma. Yenilik. Toyluk. Rutubet. Çiğlik.

Roughest : Terbiye etmek (at). Kaba. Pürtüklü. Pütür pütür yapmak. Kötü davranmak. Yaklaşık. Kulak tırmalayıcı. Cilasız. Gürültücü.

Artless : Yapaylıktan uzak. Kültürsüz. Beceriksizce yapılmış. Sanatsız. Kaba. Açıksözlü. Yalın. Saflık. İçten.

Accent char : Vurgu karakteri.

Fescennine : Ahlaksız. Ayıp. Kaba.

Raw synonyms : array, sores, sorer, sore, sorest, ham, unprocessed, nicety, access key, avowed, chastest, ruder, scurrile, falsest, illiterates, lack of condition, bustards, illiterate, exquisite, in the wrong, rawer, immaturities, amateurish, credulous, delicate, tender, chicken, bares, dirtiest, tyro, bare, dewy eyed, child.

Raw zıt anlamlı kelimeler, Raw kelime anlamı

Processed : Yönlendirmek. İşlendi. İşlenmiş. İşleme tabi tutulan. Alaya katılmak (geçit). İşlem görmüş. İşlenen.

Uninjured : İncinmemiş. Yaralanmamış. Zarar görmemiş.

Raw ingilizce tanımı, definition of Raw

Raw kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically, not cooked. A sensitive spot. As, raw meat. As, to touch one on the raw. A raw, sore, or galled place. Not altered from its natural state. As, raw sienna. Not prepared by the action of heat. Not done. Not changed by heat to a state suitable for eating.