Roughest türkçesi Roughest nedir

  • Pürüzlü.
  • Nal kayarı takmak.
  • Cilasız.
  • Fırtınalı.
  • Engebeli.
  • Dalgalı.
  • İşlenmemiş.
  • Yaklaşık.
  • Kötü.
  • Zor.
  • Taslak halinde olan.
  • Terbiye etmek (at).
  • Açık saçık.
  • Pürtüklü.
  • Sert.
  • Kötü davranmak.
  • Hoyrat.
  • Dik (saç).
  • Pütür pütür yapmak.
  • Kaba saba.
  • Gürültücü.
  • Rahatsız edici.
  • Taslağını yapmak.
  • Kulak tırmalayıcı.
  • Aşağı yukarı.
  • Kabataslak.
  • Haşin.
  • Kaba.
  • Müstehcen.

Roughest ingilizcede ne demek, Roughest nerede nasıl kullanılır?

Roughed : Terbiye etmek (at). Nal kayarı takmak. Pürüzlendirmek. Sert çıkmak. Pütür pütür yapmak. Kötü davranmak. İtip kakmak.

Roughen : Pürüzlendirmek. Kabartmak. Pürüzlemek. Yüzey pürüzlendirmek. Pütür pütür olmak. Pürüzlenmek. Kabarmak.

Roughened : Pürüzlü. Kabartmak. Kabarmak. Pürüzlendirilmiş. Pürüzlenmek. Pütür pütür olmak. Pürüzlendirmek.

Roughening : Pürüzlendirme. Pürüzlendirmek. Pürüzlenme. Kabartmak. Pürüzleme. Pürüzlenmek. Pütür pütür olmak. Cilasını alma. Kabartma. Yüzey pürüzlendirme.

Roughens : Pürüzlendirmek. Kabartmak. Kabarmak. Pürüzlemek. Pütür pütür olmak. Pürüzlenmek. Yüzey pürüzlendirmek.

Roughers : Hazırlama ayağı. İlk geçi ayağı. Önköpürtücü.

Unroughened : Pürüzlü yüzeyi düzeltilmiş. Düzleştirilmiş. Pürüzsüzleştirilmiş.

Surface roughening : Yüzey pürüzleme. Yüzey pürüzlendirme.

 

Rough colony form : Eski kültürlerdeki bakteriler veya uzun süre pasajlara maruz kalmış suşlar tarafından oluşturulan, kenarları çentikli, üzeri pürüzlü ve mat koloniler. R koloni tipi.

Rough and ready : Kaba saba ama içten. Kaba ama iş görür. İşe yarar. Aşağı yukarı. Hazırlık yapmadan hızlıca. Yasak savar. Basit ve rahatsız. Kayıtsız. Yarım yamalak. Pratik.

İngilizce Roughest Türkçe anlamı, Roughest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roughest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corrugated : Dalgalı (metal). Katlı. Oluklu. Buruşmuş. Oluklu (saç veya karton vb). Koruge. Kıvrımlı. Ondüleli. Paralel girinti ve çıkıntıları olan.

Back and forth : İleri geri.

Loutish : Dağdan gelmiş. Abullabut. Hantal. Hırbo. Soytarı gibi.

In the raw : Dımdızlak. Dal taşak. Doğal halinde. Anadan doğma çıplak. Çırılçıplak. Anadan üryan. İşlenmemiş halde. Doğal halde. Ham olarak.

Rugged : Çetin. Kayalık. Bakımsız. Yontulmamış. İnişli çıkışlı. Cefakar. Dayanıklı.

Granularity : Öğe boyu. Taneciklilik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taneli olma. Ortalama öğe boyu. Ufak toplar şekline olma özelliği. Bir duyarkatta yer alan tanecik sayısının ve boyunun, yüzey birimine göre durumu. Grenlilik. Tanecikler şeklinde olma. Tanecikli olma özelliği.

Noisemaker : Gürültü yapan veya çıkaran. Gürültücü kimse. Merasimlerde gürültü çıkaran zil. Toplulukta çok konuşan kimse. Gürültü yapan kimse. Borazan ve benzeri şey.

Fuck around : Mantıksızca davranmak. Aptalca davranmak. Salak gibi davranmak. Küçük düşürmek. Düşüncesizce davranmak. Sorumsuzca davranmak. Aşağılamak. Tiye almak. Taşak geçmek.

 

Dirtiest : Muzur. En kirli. İğrenç. Pis. Terbiyesiz. Kirli. Edepsiz. Bozuk. Aşağılık.

Give or take : Yaklaşık olarak. Civarında. Hemen hemen.

Roughest synonyms : thorniness, spininess, nubbiness, tweediness, bristliness, bitterer, sketches, gross, fiercest, aspirated, roisterer, filthier, about, barbarians, acerb, acerbic, blasty, discomfortable, unpolished, distracting, in the rough, blistering, fiendish, blatant, alternans, noisier, harshness, besetting, dirtier, fiddly, choppy, scratchiness, circa.

Roughest zıt anlamlı kelimeler, Roughest kelime anlamı

Smoothness : Yumuşaklık. Kayganlık. Pürüzsüzlük. Düzlük. Akıcılık. Yüzey düzgünlüğü. Tatlılık. Düzgünlük.

Elegance : Güzellik. İncelik. Zerafet. Şıklık. Zarafet. Zariflik.