Noisemaker türkçesi Noisemaker nedir

  • Borazan ve benzeri şey.
  • Gürültü yapan veya çıkaran.
  • Gürültücü kimse.
  • Toplulukta çok konuşan kimse.
  • Merasimlerde gürültü çıkaran zil.
  • Gürültü yapan kimse.
  • Gürültücü.

Noisemaker ile ilgili cümleler

English: The floor was strewn with party favors: torn noisemakers, crumpled party hats, and dirty Power Ranger plates.
Turkish: Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.

Noisemaker ingilizcede ne demek, Noisemaker nerede nasıl kullanılır?

Noisemakers : Gürültücü. Gürültü yapan kimse. Gürültü yapan veya çıkaran. Gürültücü kimse. Borazan ve benzeri şey. Toplulukta çok konuşan kimse. Merasimlerde gürültü çıkaran zil.

İngilizce Noisemaker Türkçe anlamı, Noisemaker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noisemaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noisy : Farfara. Rahatsız edici. Patırtılı. Şamatacı. Sesli. Gürültülü. Göze batan. Velveleci. Yaygaracı.

Rioters : Asi. Gösterici. Karışıklık çıkaran kimse. İsyancı. Nümayişçi.

Obstreperous : Haşarı. Ele avuca sığmaz. Azgın. Haylaz. Yaygaracı. Yaramaz. Şamatacı.

Horn : Anten. Uyaraç. Irmak. Boynuzdan yapılmış eşya. Korna. Haliç kolu. Kalkmış penis. Klakson. Boynuz.

 

Boisterous : Şamatacı. Gürültülü. Fırtınalı. Sert (hava). Taşkın. Yaygaracı. Sert. Şiddetli. Şamatalı.

Blustering : Tehditle. Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Tehdit etmek. Şiddetli. Sert (esme). Taşkın. Rüzgarlı. Şamatacı.

Roisterer : Çenebaz. Şamatacı. Farfara.

Riotous : Hovarda. Curcunalı. Huzuru bozan. Kargaşa çıkaran. Aşırı derecede. İsyan çıkaran. Kargaşalık çıkaran. Gürültülü. Bol.

Noisiest : Velveleci. Gürültülü. Sesli. Yaygaracı. Patırtılı. Rahatsız edici. Göze batan. Farfara. Şamatacı.

Thunderer : Esip gürleyen.

Noisemaker synonyms : roisterers, device, blatant, rackety, noisier, rioter, ripsnorter, noisemakers.