Bluer türkçesi Bluer nedir

  • Çivit.
  • Deniz.
  • Morarmış.
  • Maviye boyamak.
  • Çarçur etmek.
  • Morali bozuk.
  • Canı sıkkın.
  • Mavi.
  • Muhafazakar partili.
  • Keyifsiz.
  • Sınav.
  • Açık saçık.
  • Hüzünlü.
  • Har vurup harman savurmak.
  • Mavi yapmak.
  • Çivitlemek.
  • Müstehcen.
  • Çürümüş.

Bluer ile ilgili cümleler

English: As his lips got bluer, I nervously waited for the ambulance.
Turkish: Dudakları mavileştikçe, ambulansı sinirli sinirli bekledim.

Bluer ingilizcede ne demek, Bluer nerede nasıl kullanılır?

Blue and black : Mavi ve siyah.

Blue and the grey : Mavi ve gri. İç savaş'taki birlik (mavi üniforma giyen) ve müttefik (gri üniforma giyen) orduları.

Blue andalusian hen : Yumurta veriminin yüksekliğinden ziyade vücut tüylerinin rengindeki kalıtım şeklinin özelliğinden dolayı yetiştirilen, değişik tonlarda görülen mavi tüyleriyle tanınan, ana vatanı ispanya olan yumurtacı bir tavuk ırkı. Mavi endülüs tavuğu.

Blue annealing : Mavi tavlama.

Blue baby : Mavi hastalık.

Blue background : Mavi artalan.

Blue box : Mavi kutu destekler. Dünya ticaret örgütü tarım anlaşmaları çerçevesinde üretim ve ticaret üzerinde bozucu etkilerinin az olduğu düşünülen üretimi sınırlayan programlar kapsamında yer alan, hayvan başına ve hektar başına yapılan ödemeler gibi uruguay görüşmelerine göre indirim yükümlülüğüne konu olmayan doğrudan ödeme biçimindeki destekler.

 

Blue blood : Soylu. Aristokrat. Doğuştan soyluluk. Asilzade. Soylu kan. Asillik. Asalet. Asil. Soylu kimse. Asil kan.

Blue bead : Mavi boncuk.

Blue bomb : Karşı tarafın bilgisayarını (bir işletim sisteminin kabul edemeyeceği uygunsuz bir veri paketi göndererek) çökertme metodu. Mavi bomba. Karşı tarafın bilgisayar işletim sistemini çökertme tekniği.

İngilizce Bluer Türkçe anlamı, Bluer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bluer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grosser : Hantal. Toptan. On iki düzine. Sıkı. Gayri safi (miktar veya ağırlık). Brüt. Bariz. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Kaba. Kazanmak.

Decayed : Düşkün. Çöken. Halsiz düşmüş. Harap. Göynük. Takatsiz. Kudretsiz. Dumura uğramış. Zayıflamış.

Empurpled : Kırmızılaştırılmış. Morartılmış. Aşırı süslü. Mor renge boyanmış. Mor renk verilmiş. Mor hale gelmiş. Morlaşmış. Kızartılmış. Mor olmuş.

Down in the mouth : Neşesiz. Cesareti kırılmış. Sıkıntıda. Üzgün. Karamsar. Suratından düşen bin parça. Depresyonda. Mutsuz.

Desponding : Morali bozulmak. Umutsuz. Cesaretini kaybetmek. Ümidini kesmek.

 

Exam : Muayene. İmtihan.

Bluing : Mavileştirme. Menevişleme. Mavileme. Silaha renk verme. Meneviş. Çivitleme.

Bluer synonyms : article of clothing, indigoes, feelthy, bawdier, drearier, brines, brine, in the doldrums, downcasts, blueings, direful, decadents, testing, examen, bluings, marine, tory, bothered, tories, exams, degenerated, wear, depressing, bourbon, indigos, nautical, conservatives, gross, examination, dolefuller, dark blue, trials, blackest.

Bluer zıt anlamlı kelimeler, Bluer kelime anlamı

Achromatic : Renksiz. Perdesi değişmeyen. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksemez. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Akromatik. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı.

Southern : Güneyli. Güney. Güneye ait.