Grosser türkçesi Grosser nedir
- Kazanmak.
- Bariz.
- Toptan.
- Gayri safi (miktar veya ağırlık).
- On iki düzine.
- Sıkı.
- Kaba.
- Hantal.
- Grosa.
- Brüt.
- Yoğun.
- Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak.
- Bütün.
- Şişkin.
- Kocaman.
- Müstehcen.
- Gayrisafi.
- 144'lük grup.
- Gros.
- Şişko.
- Hasılat yapmak.
- Apaçık.
- Bütünlük.
Grosser ingilizcede ne demek, Grosser nerede nasıl kullanılır?
Grossers : On iki düzine. 144'lük grup. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Gayri safi (miktar veya ağırlık). Grosa. Brüt. Hasılat yapmak. Bütünlük. Gros. Kazanmak.
Engrosser : İstifçi. Vurguncu. Tutan. Spekülatör. Piyasadaki malı kapatan ve istif eden. İşgal eden. İri yazı ile kopya eden. Bir dökümanı büyük açık ve anlaşılır harflerle veya resmi bir stilde kopyalayan kimse. Zapteden. Yazıyı temize çeken.
Engrossers : İri yazı ile kopya eden. Spekülatör. Bir monopol yaratmak amacıyla satılan tüm malları satın alan kimse. İşgal eden. Yazıyı temize çeken. İstifçi. Tutan. Vurguncu. Piyasadaki malı kapatan ve istif eden. Zapteden.
Grossed : 144'lük grup. Brüt. On iki düzine. Gros. Hasılat yapmak. Gayri safi (miktar veya ağırlık). Bütünlük. Grosa. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Kazanmak.
Grosses : Grosa. Brüt. 144'lük grup. Kazanmak. Hasılat yapmak. Bütünlük. Gros. Oniki düzine. On iki düzine. Bütün.
Gross average : Genel ödence. Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence. Büyük avarya.
Gross calorific value : Brüt ısıtıcı değeri. Üst ısıl değer. Üst kalorilik değer.
Be engrossed in : Kendini kaptırmak. Dalıp gitmek. İle meşgul. Dalmak.
Engrossed : Meşgul. Kendini vermiş. Kaptırmış. Düşünceye dalmış. Dalmış. Dalgın.
Grossest : Brüt. Bariz. Yoğun. Hantal. Sıkı. Müstehcen. Hasılat yapmak. Kaba. Bütünlük. Toptan.
İngilizce Grosser Türkçe anlamı, Grosser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grosser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
All over the : Tüm.
Closer : Yanaşık. Satışla kapatan. Sonlandırıcı. Kıt. Tuğla parçası. İçli dışlı. Saklı. Kapalı. Satışla sonuçlandıra.
Seat : Oturağını tamir etmek. Mevki. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Yuvasına oturtmak. Koltuk. Yerine oturtmak. Oturtmak. Oturacak yer. Oturma yerini onarmak. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri.
Biggest : Yüce. Çok. Kapı gibi (argo terim). En büyük. İri. İri yarı. Büyük. İri kıyım. Önemli.
Enormous : Koskoca. Muazzam. Azman. Hayvani. Müthiş. Çok geniş. Devasa. İri. Fil gibi.
Distinct : Aşikar. Farklı. Ayrı. Açık. Seçik. Başka. Bağımsız. Muhakkak. Belirgin.
Barbarious : Kültürsüz. Barbar. Kibar olmayan. Yabani. Medeniyetsiz. Vahşi. Zalim. İlkel.
Entirely : Tamamen. Külliyen. Tümden. Bütün yanlarıyla. Baştan sona. Tümlük. Bütünüyle. Tümüyle. Tam olarak.
Bagging : Kapsayan. Ambalajlık. Çantaya koyarak. Çantaya koyma. Çuval bezi. Kabarık. Sarkık. Ambalajlık bez. Çuvallama.
Chubby : İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın). Ablak. Tombul. Dolgun. Tombiş. Dobişko.
Grosser synonyms : knee pants, sweat pants, bellbottom pants, long trousers, pedal pusher, long pants, blue jean, jodhpur breeches, pant leg, bellbottom trousers, sweatpants, trouser cuff, toreador pants, stretch pants, churidars, short pants, achieved, clearly, chubbiest, lap, barefaced, clinging, corduroys, compacted, overall, gabardine, busiest, clumsier, bulkiest, baggier, breeches, bulkier, absoluteness.
Grosser zıt anlamlı kelimeler, Grosser kelime anlamı
Net : Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Katıksız. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Ağ. Katkısız. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Arıtımlı.
Thin : Güçsüz. Zayıflamak. Seyrelmek. İncelmek. Hafif. Sulu. Cılız. Seyrek. Seyreltmek (bitkileri).

Bu kısımda Grosser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grosser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grosser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grosser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.