All over the türkçesi All over the nedir

All over the ile ilgili cümleler

English: "Your face is all over the BBC, Dima!" Al-Sayib exclaimed. "They say you slept with 25 men and then killed them! How the heck did you do that?!"
Turkish: "Yüzün BBC'nin her yerinde, Dima!"Al-Sayip bağırdı. "Onlar 25 adamla uyuduğunu va sonra onları öldürdüğünü söylüyorlar! Allah'ın belası bunu nasıl yaptın!

English: A lot of people want peace all over the world.
Turkish: Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.

English: Cars made in Japan are used all over the world.
Turkish: Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.

English: Ali drove Mary all over the place.
Turkish: Ali Mary'yi her yere götürdü.

English: Churches were erected all over the island.
Turkish: Kiliseler tüm ada üzerine inşa edilmiştir.

All over the ingilizcede ne demek, All over the nerede nasıl kullanılır?

All : Tümüyle. Her şey. Büsbütün. Hep. Bütün. Tümü. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Alayı. Katışıksız. Hepsi.

Over : Üzerinden. Bitmiş. Sona ermiş. Fazla. Üzerine. Yukarıya. Devirmek. Üstüne. Yukarıda. Fazladan.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

 

All over the country : Yurt genelinde. Ülkenin her yerinde. Ülke çapında. Tüm ülkede.

All over the island : Adanın her yeri.

All overs : Aynen. Baştan. Ajitasyon. Bitik. Heyecanlı olma durumu. Tekrar. Çekingenlik. Her yönden. Yeniden. Ürkeklik.

All over the land : Tüm ülkede. Yurt genelinde. Ülke çapında. Her yerde. Ülkenin her yerinde.

Be sore all over : Her tarafı ağrımak.

All over the shop : Düzensizlik içinde olmak. Çok karışıklık. Karman çorman. Karmakarışık. Kargaşa içinde.

All over the world : Dünya çapında. Dünyanın her yerinde. Bütün dünyada. Tüm dünyada.

İngilizce All over the Türkçe anlamı, All over the eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak All over the ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continuum : Uzay-zaman. Sınırsız sayıda dizil ya da konum içeren kesintisiz bir ölçüm boyutu. Özellikleri, kesiksiz olarak bir yerden bir yere değişen ya da aynı kalan ortam. Kontinuum. Süreklilik. Bölünmemiş şey. Doğadaki bütün nesnelerin içinde yer aldığı sürekli uzay-zaman ortamı. Süreç. Sürekli ortam.

 

Entireties : Bütünlük. Tamlık.

Complete : Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama. Bitirmek. Yeniden tamamlama. Tam. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tamam. Tamamlanmış. Tamamlamak. Bitev. Yerine getirmek.

Entire : Tutuş. Saf. İğdiş edilmemiş. Bütünlüklü. Katışıksız. Yekpare. Hepsi. Tam.

Entirely : Tümlük. Tümden. Tam olarak. Bütün yanlarıyla. Büsbütün. Bütünüyle. Tümüyle. Külliyen. Baştan sona.

All out : Yorgun. Yanılmış. Tam. Alabildiğine. Topyekün. Elinden gelen. Bitkin. Bütün gücüyle. Gücünün tamamını kullanarak. Şaşırmış.

Absolutes : Mutlak. Muhakkak. Salt. Sınırsız. Düzey. Katıksız. Kati.

Completest : Tamamı. Tamamlanmış. Tamam. Eksiksiz. İyice. Tam. Mükemmel.

Total : Bulmak. Ulaşmak. Etmek (toplam). Toplam. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Yekun yapmak. Toplamı -e ulaşmak. Tutmak (toplam). Tümcül tiyatro. Tam.

All over the synonyms : all the, aggregate, pan, all, full complement, overall, entires, completes, a hundred percent, clearest, complement, alls, absolute, entirety, the whole of.