Complete türkçesi Complete nedir
- Bütünlemek.
- Bütün.
- Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Mükemmel.
- Yeniden tamamlama.
- Tam.
- Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama.
- Tekmillemek.
- Tümlemek.
- Halletmek.
- Bitev.
- Yerine getirmek.
- Bitirmek.
- Tamam.
- Tamamı.
- Tamamlanmış.
- Tamamlamak.
- Eksiksiz.
- İyice.
- Bitmiş.
Complete ile ilgili cümleler
English: A total solar eclipse, or a complete blocking out of the Sun's light, can only be seen by those who live in the area covered by the umbra. People who live in the area of the Earth covered by the penumbra will see a partial eclipse.
Turkish: Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.
English: A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Turkish: Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.
English: A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Turkish: Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.
English: "Did you complete the report I asked you to write?" "No. There was no time."
Turkish: "Yazmanı istediğim raporu tamamladın mı?" "Hayır. Vakit yoktu."
English: Ali didn't complete his homework.
Turkish: Ali ev ödevini tamamlamadı.
Complete ingilizcede ne demek, Complete nerede nasıl kullanılır?
Complete binary tree : Tam ikili ağaç.
Complete carry : Tam elde. Tam taşıma.
Complete combustion : Tam yanma.
Complete cost : Tam tümdeğer. Tam maliyet. Üretim birimi tümdeğerinin, tümdeğer akımı içindeki ölçümlemeye temel olan noktaya kadar biriktirilen giderleri toplamıyla kapsayan tümdeğer.
Complete cycle : Tam çevrim.
Complete feed : Hayvanların besin madde gereksinimlerini karşılamak için formüle edilen farklı yem bileşenlerinin karışımı. Eksiksiz yem.
Complete fracture : Kemik bütünlüğünün tamamen bozularak en az iki parçaya ayrılması, komplet kırık, komplike kırık. Komplike kırık. Tam kırık. Kompleyt kırık.
Complete group : Eksiksiz grup. Eksiksiz öbek.
Complete information : Tam bilgi. İktisadi karar birimlerinin karar sürecine ilişkin tüm bilgiye sahip olmaları durumu. krş. eksik bilgi.
Complete linkage : Aynı kromozom üzerindeki iki genin rekombinasyona girmediği ve bu nedenle daima aynı gamete birlikte aktarılmaları durumu. Tam bağlantı.
İngilizce Complete Türkçe anlamı, Complete eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Complete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Right down : Sağ alt.
Blanker : Boş. Boşluk. Yazısız kağıt. Çıkarmak. Açık. Sövmek. Boş kağıt. Boş yer. Yazısız.
All : Bütünüyle. Her şey. Tümünü. Herkes. Tümü. Her. Ne var ne yoksa. Her biri. Hep.
Full scale : Gerçek büyüklük. Tam ölçü. Tüm erim. Tüm gücünü kullanan. Aslının ölçüsünde. Tam ölçek. Tam boyut. Orijinal ölçülerde.
Utter : Çıkarmak (inilti veya ses). Basmak. Söylemek. Sapına kadar. Telaffuz etmek. Su katılmadık. Mutlak. Kesin.
Go through : Harcamak (parayı). Yapmak. Çekmek. Geçirmek (hastalık veya sıkıntı vb'ni). Ayrıntılar üzerinde durmak. Sunmak. Muayene etmek. Yaşamak. İnce eleyip sık dokumak. Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden).
Completely : Bütünüyle. Düpedüz. Eksiksiz bir biçimde. Komple. Büsbütün. Eksiksiz olarak. Tamamiyle. Bütün olarak. Tam anlamıyla.
Top : Alt etmek. Tepe. Üstünden geçmek. Tavan. -den iyisini yapmak. Birinci olmak. Geçmek. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Aşmak. (ağaç) tepesini kesmek.
Integrated : Entegre. Tümlevi alınmış olma özelliğinde. Bütünlemiş. Bütünleşmiş. Karma. Birleşik. Entegre edilmiş. Tümleşik. Entegre olmuş.
All over with : Sonuçlanmış. Yapılmış. Bitirmiş olmak.
Complete synonyms : full clad, round out, fleshed out, finish out, all or none, in full, finish up, realised, accomplishes, conclude, unbroken, sheer, break up, integral, clean, bring to an end, thoroughgoing, self contained, execute, acceding, implement, consummating, exactly, clapped out, departed, complement, full blown, finish off, acceded, see through, definitive, thorough, put through.
Complete zıt anlamlı kelimeler, Complete kelime anlamı
Incompleteness : Kusurluluk. Eksik. Eksiklik. Mükemmel olmama durumu. Noksan olma durumu. Noksanlık. Bozukluk. Tam olmama durumu.
Incomplete : Natamam. Kusurlu. Yarım kalan. Eksik. Sonuçlanmamış. Noksan. Tamamlanmamış. Bitmemiş.
Fractional : Kademeli. Kısmi. Çok ufak. Azıcık. Önemsiz. Kesri. Kesirli. Kesirlere ait. Çok küçük. Cüzi.
Complete antonyms : noncomprehensive, begin.
Complete ingilizce tanımı, definition of Complete
Complete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fulfill. To accomplish. Free from deficiency. As, to complete a task, or a poem. Entire. To finish. With no part or element lacking. Perfect. To complete a course of education. To perfect. Filled up. To consummate. To bring to a state in which there is no deficiency. Consummate.

Bu kısımda Complete kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Complete ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Complete anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Complete ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.