Utter türkçesi Utter nedir

  • Bütün.
  • Tüm.
  • İfade etmek.
  • Buyurmak.
  • Basmak (çığlık).
  • Telaffuz etmek.
  • Çıkarmak (inilti veya ses).
  • Su katılmadık.
  • Sapına kadar.
  • Tam.
  • Mutlak.
  • Ses çıkarmak.
  • Söylemek.
  • Kesin.
  • Dile getirmek.
  • Açığa vurmak.
  • Basmak.

Utter ile ilgili cümleler

English: It was a complete and utter waste of time.
Turkish: O tam ve mutlak bir zaman kaybıydı.

English: He was an utter stranger.
Turkish: Tam bir yabancıydı.

English: Ali didn't utter a single word.
Turkish: Ali tek bir kelime söylemedi.

English: He is an utter stranger to me.
Turkish: O, benim için tamamen bir yabancıdır.

English: it's utter nonsense what you offer!
Turkish: teklif ettiğin şey tamamen deli saçması!

Utter ingilizcede ne demek, Utter nerede nasıl kullanılır?

Did not utter a word : Ağzını kapalı tuttu. Hiç konuşmadı. Ağzını açmadı. Tek kelime etmedi.

Utterable : Anlatılabilir. Dillendirilebilir. İfade edilebilir. Söylenebilir.

Utterance : Sözce. İfade.

Utterances : Söylenen şeyler. Sözler.

Uttered : Ses çıkarmak. Piyasaya sürmek (sahte para vb.). Dile getirmek. Sözle ifade edilen veya anlatılmış. Telaffuz etmek. İfade etmek. Basmak (çığlık). Açığa vurmak. Söylemek. Atmak (çığlık).

Utters : Atmak (çığlık). Çıkarmak (inilti veya ses). Dile getirmek. Ses çıkarmak. Açığa vurmak. Söylemek. Buyurmak. İfade etmek. Telaffuz etmek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.).

 

Utterer : Konuşan kimse. Kalpazan. Piyasaya süren kimse (sahte şey).

Utterers : Kalpazan. Piyasaya süren kimse (sahte şey). Konuşan kimse.

Abutters : Komşu arazi sahibi. Bitişik arsa sahibi.

Abutter : Komşu arazi sahibi. Bitişik arsa sahibi.

İngilizce Utter Türkçe anlamı, Utter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entirely : Baştan sona. Bütün yanlarıyla. Tümüyle. Büsbütün. Bütünüyle. Tümlük. Tamamen. Külliyen. Tümden.

Decree : Emir. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yargı. Bakanlar kurulunca alınan yetkileme belgesi. Emretmek. Karar name. Hüküm. Karar. Yargılamak.

Trumpet : Boru. Trompet çalmak. Bağırmak (fil). Fil sesi. Boru gibi ses çıkarmak. Trompet. Boru sesi. Borazan çalmak. Bağırış. İlan etmek.

Counterfeited : Yalancı. Kalp para basmak. Sahte. Para basmak. Yapmacık. Kalp para. Sahtesini yapmak. Sahte şey. Taklit etmek.

Miaow : Miyavlama. Miyav. Mırnav. Miyavlamak.

Uttering : Piyasaya sürmek (sahte para vb.).

Apprises : Haberdar etmek. Bildirmek. Haber vermek. Bilgi vermek.

Go off : İşlemez olmak. Ateş almak. Kahkahayı basmak. İzin almadan gitmek. Sönmek. Başlamak. Uyumak. Bozulmak. Bitmek.

Commanded : Hakim olmak. Hüküm sürmek. Telkin etmek. Yönetmek. Tepeden görmek. Kontrol etmek. Hükmetmek. Emretmek. Komuta etmek.

Tut : Hay aksi!. Tüh!. Cik cik. Tüh.

Utter synonyms : give tongue to, grumble, tsk, churr, sizz, cronk, wrawl, bite out, siss, blate, nasale, shout, disclosed, blanker, sing, give utterance to, blat, cackle, accomplished, exclaim, blabbing, connotes, marvel, squeal, conceive, have, say, attack suddenly, compresses, cry out, imprecate, decreed, opine.

 

Utter zıt anlamlı kelimeler, Utter kelime anlamı

Mitigated : Azaltmak. Yatıştırılmış. Yatıştırmak. Hafifletmek.

Whisper : Fısıltı ile konuşmak. Fısıldamak. Fıs fıs konuşmak. Kulağına söylemek. Fısıltı. İma. Dedikodu. Fısıldaşmak. Fısfıs. Dedikodu yapmak.

Shout : Haykırış. Bağırma. Seslenmek. Haykırmak. Kışkırmak. Bağırış. Ses. Banlamak. Bağırmak. Çağırmak.

Utter antonyms : close up, specify.

Utter ingilizce tanımı, definition of Utter

Utter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reach out. To put forth or out. Outer.