Utterance türkçesi Utterance nedir
- İfade.
- Sözce.
Utterance ingilizcede ne demek, Utterance nerede nasıl kullanılır?
Give utterance to : Dile getirmek.
Give utterance to feelings : Duygularını dile getirmek. Duygularını ifade etmek.
Utterances : Söylenen şeyler. Sözler.
Utterable : Anlatılabilir. İfade edilebilir. Söylenebilir. Dillendirilebilir.
Inutterable : Kelimelerle anlatılamaz. Tarifsiz.
Uttering : Dile getirmek. Çıkarmak (inilti veya ses). Ses çıkarmak. Açığa vurmak. Basmak. Buyurmak. Telaffuz etmek. Atmak (çığlık). Söylemek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.).
Uttermost : En uzak. Son derece. En son. En fazla.
Uttered : Dile getirmek. Söylemek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.). Basmak (çığlık). Açığa vurmak. Telaffuz etmek. İfade etmek. Ses çıkarmak. Atmak (çığlık). Sözle ifade edilen veya anlatılmış.
Utterers : Kalpazan. Piyasaya süren kimse (sahte şey). Konuşan kimse.
Unutterable : Ağza alınmaz. Aşağılık. Söylenemez. Ağıza alınmaz. Anlatılmaz. Kelimelerle anlatılamaz. İfade edilemez. Tarifsiz. Tarif edilemez.
İngilizce Utterance Türkçe anlamı, Utterance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Utterance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Howling : İnleme. Uluma sesleriyle dolu. Uğultulu. Uluyan. Çok büyük. Muazzam. Kasvetli. Uluma. İnleyen.
Sigh : Uğuldamak. Ahlamak. Hafifçe inlemek (rüzgar). Göğüs geçirmek. İç çekme. Ah etmek. Ah çekmek. İç çekmek. İçini çekmek. Of çekmek.
Howl : İnleme. Uğuldamak. İnlemek. Kahkaha atmak. Ürümek. Havlamak. İnilti. Ulumak. Uğuldamak (rüzgar). Bağırma.
Connotations : Diğer anlam. İma. Konotasyon. Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. Yan anlam. Çağrışım. Yananlam. Çağrıştırdığı anlam.
Jubilation : Zafer şenliği. Şenlik. Bayram etme. Coşku. Çok sevinme. Coşkulu sevinç.
Hem : Hımlamak. Kıvırıp kenarını bastırmak. Kenar. Kenar kıvrımı. Kenar çekmek. Bastırmak. Elbise eteği. Dikilmiş kenar. Kenarını kıvırıp dikmek. Öksürmek.
Expletive : Kızınca söylenen. Kızınca veya heyecanlanınca söylenen anlamsız sözcük. Heyecan ifade eden söz. Gereksiz sözcük. Küfür. Sövgü (sözleri). Çoğu zaman anlamsız sözcük. Kızınca söylenen anlamsız söz. Gereksiz hece. Tamamlayan sözcük.
Deposition : Tortu tabakası. Tahttan indirme. Yazılı ifade. Tanıklık etme. Çöküntü. Çökerti. Bırakma (tortu). Tortulaşma. Hükümdarlıktan düşürmek.
Pronunciation : Sesletim. Dil seslerinin çıkarılışları sırasında ses organlarının yaptığı hareketlerin bütünü; kelimelerin, seslerin boğumlanma hareketlerine bağlı söylenişi. Söylem. Telaffuz. Okunuş. Söyleyiş. Söyleniş.
Rasp : İri dişli eğe. Yaralamak. Kızgın bir sesle söylemek. Kulak tırmalıyıcı ses. Kulak tırmalamak. Törpü sesi. Sinir etmek. Sinirlendirmek. Eğelemek. Raspa etmek.
Utterance synonyms : speech sound, speech production, phrase, croaking, diction, outcry, affirmation, roll call, splutter, declaration, denotation, suspiration, laugh, vociferation, growling, vocalization, enunciations, paging, declarations, dixit, depositions, exclaiming, sound, emoticon, yell, groan, cry, exultation, shout, rejoicing, enunciation, profanity, call.
Utterance ingilizce tanımı, definition of Utterance
Utterance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Outrance. The last extremity. The act of uttering. The end. Death.

Bu kısımda Utterance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Utterance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Utterance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Utterance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.