Uttermost türkçesi Uttermost nedir

Uttermost ingilizcede ne demek, Uttermost nerede nasıl kullanılır?

Buttermilk : Yayıkaltı. Hafif ekşi süt. Yayıkaltı suyu. Yayık ayranı. Yayık altı. Kreması alınmış. Tereyağı üretimi sırasında ekşi kremadan ayrılan sıvı kısım. propiyonik kültür eklenmesiyle yağsız sütten elde edilen ürünler. Yayıkaltı sütü. Tereyağ yaparken katılaşan yağın ardında kalan sıvı.

Did not utter a word : Ağzını kapalı tuttu. Ağzını açmadı. Hiç konuşmadı. Tek kelime etmedi.

Utter : İfade etmek. Mutlak. Dile getirmek. Tam. Su katılmadık. Kesin. Bütün. Sapına kadar. Açığa vurmak. Basmak (çığlık).

Utterable : Anlatılabilir. İfade edilebilir. Dillendirilebilir. Söylenebilir.

Utterance : Sözce. İfade.

Utterers : Konuşan kimse. Piyasaya süren kimse (sahte şey). Kalpazan.

Give utterance to feelings : Duygularını ifade etmek. Duygularını dile getirmek.

Give utterance to : Dile getirmek.

Utterances : Söylenen şeyler. Sözler.

Uttered : Söylemek. Basmak (çığlık). İfade etmek. Açığa vurmak. Atmak (çığlık). Dile getirmek. Telaffuz etmek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.). Ses çıkarmak. Sözle ifade edilen veya anlatılmış.

İngilizce Uttermost Türkçe anlamı, Uttermost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uttermost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Furthest : En çok. Azami. En uzağa.

Utmosts : En büyük. Elinden gelen çaba. En yüksek. Son nokta. Elden gelen en büyük (gayret). Olanca.

Deeply : Derinlemesine. Derin bir şekilde. Derinliğine. Çok. İçten. Derinden. Derin bir biçimde. Derin derin.

Max : Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Maksimum. En_büyük. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Enbüyük. Mak. En büyük. En çok.

Far flung : Geniş. Ücra. Yaygın. Uzaklarda yaşayan. Çok yayılmış.

Direr : Uğursuz. Daha korkunç olanı. Müthiş. Dehşetli. Korkunç.

Maximum : Azami. En yüksek derece. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Doruk. Enbüyük. En büyük. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. İşlev değerinin en büyük, değişkene göre türevin sıfır olduğu.

Cruelly : Aşırı bir şekilde. Gaddarca. İnsafsızca. Acımasızca. Melunca. Zalimce. Aşırı.

Extreme : Son had. Kenar. Aşırı derece. Ölçüsüz. Şiddetli. Olağanüstü. En uç. Uç noktada. Kesin.

Uttermost synonyms : the very last, recent, eminently, maximals, far, lattermost, darned, at the outside, most distant, crowning, critically, outmost, the latest, utmost, at the very most, at best, almighty, supreme, last, desperately, ultimate, at the utmost, at the most, maximums, most recently, aftermost, at the very outside, at the furthest, at the farthest, awfully, farthest, maximal, darrein.

 

Uttermost zıt anlamlı kelimeler, Uttermost kelime anlamı

Near : Yakınında. Daha yakındaki. Yakın. Yanında. Sıkı. Teklifsiz. Yakında. Samimi. Yakınlaşmak. Sadık (çeviri).

Mild : Halim. Hafif. Ilık. Yumuşak. Zarif. Yavaş. Nazik. Ilıman. Küçük yumru. Kibar.

Uttermost ingilizce tanımı, definition of Uttermost

Uttermost kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the uttermost extent or end. In the farthest, greatest, or highest degree. Utmost. The farthest extent. The highest or greatest degree. Extreme. The utmost. Being.