Utmosts türkçesi Utmosts nedir

  • Olanca.
  • En büyük.
  • En son.
  • [#son Son derece].
  • En yüksek.
  • Elinden gelen çaba.
  • En uzak.
  • Elden gelen en büyük (gayret).
  • En fazla.
  • Son nokta.

Utmosts ingilizcede ne demek, Utmosts nerede nasıl kullanılır?

Of utmost importance : En önemli. Son derece önemli. En büyük öncelikli olan.

To the utmost of my powers : Gücüm yettiğince. Gücümün sonuna kadar.

With utmost care : En büyük özenle. Bütün dikkatle. Elden gelen tüm ilgiyle.

At the utmost : En çok. Taş çatlasın. Olsa olsa. Taş çatlasa. En fazla.

Did his utmost : Tüm çabasını sergiledi. Elinden gelenin en iyisini yaptı.

Utmost : Son derece. Elden gelen en büyük (gayret). En uzak. En son. Elinden gelen çaba. En büyük. En fazla. En yüksek. Olanca. Son nokta.

Abutment : Dayanak. Mesnet. Mahmuz. Kemer ayağı. Ayak (köprünün kıyıya dayandığı yerdeki). Dayanma. Bitişme yeri. Yan ayak. Dayanak veya destek. Bitişme.

Thutmose : Iı. thutmose (mö. 1482-1479 arasında hüküm süren). Iıı. thutmose (mö. 1479-1426 arasında hüküm süren). I. thutmose (mö. 1493-1482 arasında hüküm süren). Dört yeni krallık firavununun adı. Mısır kralı. Iv. thutmose (mö. 1391'de ölen).

Outmoded : Eski. Miadını doldurmuş. Modası geçmiş. Eski (teknoloji veya makine vb). Demode. Tozlanmış. Çağın gereksinimlerini karşılamayan. Eski moda. Zamanı geçmiş. Eskimiş.

 

Outmode : Modası geçmiş. Modası bitmiş. Demode.

İngilizce Utmosts Türkçe anlamı, Utmosts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utmosts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Direr : Uğursuz. Dehşetli. Müthiş. Daha korkunç olanı. Korkunç.

Limit : Sınır koymak. Kısıtlamak. Limit koymak. Sınırlama getirmek. Sınırlandırmak. Erey. Tavan sınır. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer.

Crowning : Dişe kron takma. Taçlanma devri. Diş profil bombesi. Taç giyme. Kaplama. Parlak.

Farthermost : En uç. En uzaktaki. En ötedeki.

Catastrophically : Felaketli olarak. Korkunç veya feci boyutta (ki). Korkunç derecede. Feci şekilde.

All of : En aşağı. Tümü. Hepsi.

Outmost : En uzaktaki. En dış. En dıştaki. En dışarıdaki.

Record high : Rekor seviyede. Rekor seviye.

Arrant : Kötü şöhret sahibi. Adı çıkmış. Kötü şöhretli. Çok kötü. Katıksız.

Utmosts synonyms : level best, utmost, beyond measure, biggest, firsts, deeply, paramount, ultimate, furthest, most recently, uttermost, last time, terminus ad quem, largest, max, at the most, dire, furthermost, the latest, the highest, optimums, farthest, final point, lattermost, most distant, desperately, all fired, darned, at most, intense, supreme, maximus, endmost.

Utmosts zıt anlamlı kelimeler, Utmosts kelime anlamı

Mild : Hafif. Ilımlı. Ilıman (iklim). Halim. Ilık. Mazlum. Nazik. Ilıman. Yumuşak. Küçük yumru.

Low : Alçak. (inek) böğürmek. (ses) yavaş. Ucuz. Yıkmak. Böğürmek (inek veya öküz). Düşük. Böğürme. Böğürmek.