Continuum türkçesi Continuum nedir

  • Sürem.
  • Süreklilik.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Bölünmemiş şey.
  • Özellikleri, kesiksiz olarak bir yerden bir yere değişen ya da aynı kalan ortam.
  • Kontinuum.
  • Doğadaki bütün nesnelerin içinde yer aldığı sürekli uzay-zaman ortamı.
  • Süreç.
  • Sürey.
  • Sürekli ortam.
  • Uzay-zaman.
  • Sınırsız sayıda dizil ya da konum içeren kesintisiz bir ölçüm boyutu.
  • Bütün.

Continuum ingilizcede ne demek, Continuum nerede nasıl kullanılır?

Continuum hypothesis : Süreklilik hipotezi. Sürey varsayımı.

Attitude continuum : Tutum sürekliliği. Bir tutumun ölçüm boyutu olarak iki uç arasında yer alan sınırsız sayıda konum ya da dizillerden oluşmuş bütünlüğü.

Power of the continuum : Kontinuum gücü.

Quantic continuum : Erkeleri, tamsayılara göre değil, sürekli sayılara bağlı olarak değişen nicemsel duruların tümü. Nicemsel sürem. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Continua : Süreç. Bölünmemiş şey.

Continuation character : Devam karakteri. Sürdürme karakteri. Sürdürme damgası.

Continuable : Devam edebilen. Sürebilen.

Continuation : Süreklilik. Arka. Zeyil. İdame. Sürdürme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Uzatma. Devam etme. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Sürme.

 

Continuant : Sürekli. Sürekli ünsüz.

Continually : Boyuna. Sürekli olarak. Habire. Devam eden. İkide birde. Durmadan. Devamlı olarak. Mütemadiyen. Harıl harıl. Sürekli.

İngilizce Continuum Türkçe anlamı, Continuum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continuum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entire : Hepsi. Tamam. İğdiş edilmemiş. Tam. Saf. Tüm. Bütünlüklü. Katışıksız. Yekpare.

Determinedness : Kesinlik. Kararlılık. Değişmezlik. Azimlilik. Katılık.

Consistencies : Katılık. Kararlılık. Kesafet. Koyuluk. Yoğunluk. Tutarlılık. Sabitlik. Uyum. Bağdaşma.

Operation : Kullanma. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yürürlük. Manevra. Çalışma. İşleme tarzı. Etkinlik. Hüküm. Bir ya da birçok kümenin öğelerinden yeni bir kümenin bir öğesini türetme. sayılar ya da simgeler üzerinde yapılan toplama, çıkarma, üstiki, kökiki (karekök), gibi uzbilimsel uygulamalar.

Period : Süre. Devirsel bir olayda, bağımsız değişkenin; aynı belirtilerin yeniden olması için gerekli en ufak aralığı. not: ışınım olayında bağımsız değişken zaman'dır. Çağ. Ahit. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tarih, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Tam cümle (yan cümlecikli). Ders saati. Dönem.

Continuations : Devam etme. İdame. Temdit. Arka. Sürme. Devam. Uzatma. Zeyil. Sürdürme.

Completes : Halletmek. Tamamlamak. Tümlemek. Bütünlemek. Doldurmak. Uygulamak. Bitirmek. Tam. Eksiksiz. Tekmillemek.

 

Chronicity : Devamlılık. Kroniklik. Nüksetme. Kronisite. İyileşmesinin imkansız olması durumu.

Completest : Tamamı. Tamam. Mükemmel. Tamamlanmış. Tam. İyice. Eksiksiz.

Continuum synonyms : all the, durableness, entirely, continuance, process, durations, history, aggregate, complement, durability, continuances, duration, continua, alls, continuity, consistency, a hundred percent, clearest, all over the, processes, all out, continuities, sustain, all, continuation, continuousness, space time, entires, complete, ceaselessness, time, durabilities, course.