Entire türkçesi Entire nedir

Entire ile ilgili cümleler

English: Ali didn't tell Mary the entire truth.
Turkish: Ali Mary'ye tüm gerçeği söylemedi.

English: According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Turkish: Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.

English: "He didn't call the entire day, and when he came home late in the evening, he asked me to leave him alone." "How typical of Tom."
Turkish: "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."

English: A week before she died she changed her will and left her entire fortune to her dog Pookie.
Turkish: O ölmeden bir hafta önce vasiyetini değiştirdi,bütün servetini köpeği Pookie'e bıraktı.

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

Entire ingilizcede ne demek, Entire nerede nasıl kullanılır?

Entire caption : Tüm resim yazısı. Tüm resim yazıları.

 

Entire chart : Tüm grafik. Bütün grafik.

Entire color scheme : Tüm renk grubu.

Entire column : Tüm sütunu. Tüm sütun.

Entire family : Bütün aile.

Entire network : Tüm ağ.

Entire file : Tüm dosya.

Entire restitution : Eski duruma getirme.

Entire ring : Tamhalka. Tam halka.

Entire row : Tüm satırı. Tüm satır.

İngilizce Entire Türkçe anlamı, Entire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Country bumpkin : Ahmak. Salak. Hödük.

Pan : Yassı kap. Sert eleştiri yapmak. Eleştirmek. Yıkama tavası. Çevrinmek. Tava. Her. Tepsi.

Completes : Doldurmak. Bitirmek. Bütünlemek. Yerine getirmek. Tamamlamak. Tekmillemek. Halletmek. Tümlemek.

Blithering : Su katılmadık. Saçma sapan konuşan. Bitmek bilmez anlamsız konuşma. Lanet olası. Allah'ın cezası. Çok. Sapına kadar.

Chaste : İlletli. Yalın. Süssüz. Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Erden. Temiz. Basit. Nezih. Gösterişsiz.

Anything : Bir şey. Hiçbir şey. Herhangi birşey. Ne olsa. Her şey. Herhangi bir şey. (herhangi) bir şey.

Bang on : Tamamen doğru. Tümüyle doğru. Çok doğru. Tamamen. Aynen öyle. Bir şeye vurup durmak. Şüphesiz doğru.

Mature : Tekamül etmek. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı. Tekemmül etmek. Ergin. Pişmek. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Olgunlaşmak. Erişmek. Kemale erdirmek.

Cleanest : Arı. Lekesiz. Yasal. Ruhsatlı. Budaksız. Yazısız. Pak. Kusursuz.

Entirety : Tamlık. Mükemmellik. Külliyet. Tümlük. Bütünlük.

Entire synonyms : array, alright, monolithic, according to cocker, aggregate, all over the, caboodles, purest, credulous, confiding, at the time, all of it, absolute, incorrupted, deceivable, purer, according to hoyle, clean, solid, overall, anythings, uncastrated, entires, entireties, continuum, candid, done, takes, monoliths, completest, absolutes, pure, blankest.

 

Entire zıt anlamlı kelimeler, Entire kelime anlamı

Fractional : Kademeli. Kısmi. Azıcık. Küçücük. Kesirli. Çok ufak. Önemsiz. Kesirlere ait. Cüzi. Çok küçük.

Entire ingilizce tanımı, definition of Entire

Entire kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the entire control of a business. Full and perfect. Not deficient. Complete in all parts. Undivided. Entire confidence, ignorance. Whole. Entirely. Undiminished.