Rack türkçesi Rack nedir
- Eziyet etmek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Fazla kira istemek.
- Uzatmak.
- Gererek işkence yapmak.
- Dişli çubuk.
- Parmaklıklı raf.
- Bir dişliyle birlikte çalışabilecek biçimde üzerine diş açılmış düz çubuk.
- Çok acı vermek.
- Kirayı çok artırmak.
- Fiyatı fazla yükseltmek.
- Raf.
- İşkencede kullanılan germe aleti.
- Germek.
- Rüzgarda uçuşmak (bulut).
- Kirayı artırarak eziyet etmek.
- Rafa koymak.
- Askı.
- Fıçıdan çekmek (içki).
- Askıya asmak.
- Rafa kaldırmak.
- İşkence etmek.
- Mahvolmak.
Rack ile ilgili cümleler
English: Ali bought a new tennis racket.
Turkish: Ali yeni bir tenis raketi aldı.
English: Ali closed his umbrella and put it in the umbrella rack near the door.
Turkish: Ali şemsiyesini kapattı ve onu kapının yanındaki şemsiye rafına koydu.
English: After being abandoned for years, the old house went to rack and ruin.
Turkish: Eski ev terk edildikten yıllar sonra harap bir hale gelmiş.
English: Ali forgot to bring his tennis racket.
Turkish: Ali tenis raketini getirmeyi unuttu.
English: Ali beat the rug with his an old racket.
Turkish: Ali halıyı eski bir raketle dövdü.
Rack ingilizcede ne demek, Rack nerede nasıl kullanılır?
Rack and pinion : Dişli kol ve fener dişli.
Rack and pinion steering : Kremayerli direksiyon. Yönelteç dingili ucundaki küçük bir dişlinin, bir dişli çubuğu sağa sola itmesiyle ön tekerleklerin yönlendirilmesi. Dişli çubuklu yöneltme. Kremayer ve pinyonlu direksiyon. Kramiyer ve pinyonlu direksiyon.
Rack and ruin : Yıkım. Harabelik. Harabiyet. Yıkık döküklük.
Rack mounted : Raf yapısında.
Rack mounted system : Raf yapısında sistem.
Rack renter : Evini yüksek fiyata kiralayan ev sahibi. Yüksek kira isteyen evsahibi.
Rack operator : Alıcı denetçisi. Alıcı denet masasında alıcının çeşitli çalışmalarını düzenleyen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Rack wheel : Dişli tekerlek. Dişli çark. Dişli çabuk çarkı.
Rack up : Sayı toplamak. Puan kazanmak. Sayı kazanmak. Ot vermek. Saman vermek. Yem vermek. Puan toplamak. Puan toplamak (bir oyunda). Toplamak. Sayı yapmak.
Rack rent : Emlağın yıllık değeri. Fahiş kira bedeli. Yüksek kira. Fahiş kira. Yüksek kira bedeli.
İngilizce Rack Türkçe anlamı, Rack eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Suspenders : Pantolon askısı. Pantalon askısı. Jartiyer.
Hanging iron : Her iki ucundan palangalar yoluyla yukarı çekilip aşağı indirilebilen ve üzerlerine pano ya da ışıldak asmaya yarayan demir boru ya da çubuk.
Come to grief : Başarısızlığa uğramak. Başarısız olmak. Suya düşmek. Zarar görmek. Harap olmak. Belasını bulmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Felakete uğramak. Çökmek.
Access control : Erişim kontrolü. Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim denetimi. Erişim denetim.
Add : Ekleme. Katmak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. İlave etmek. Bindir. Karıştırmak. Eklemek. Toplamak.
Suspension : Durdurma. Tehir. Geçici olarak durdurma. Sürekli olan ödemelerden bazılarının yapılamaması, ödemeye ara verilmesi. Bir maddenin sıvı içinde erimeksizin çok ufak tanecikler durumunda dağılmasından oluşan karışım. Ödek. Ara verme. Ödemenin kesilmesi. Süspansiyon askı. Asılma.
Crucify : Çarmıha gererek öldürmek. Bastırmak. Çarmıha germek.
Dragooning : Süvari eri. Asker. Dragon. Zorla yaptırmak. İşkence yapmak. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Zulmetmek. Ağır süvari.
Drew : Silah çekmek. İkna etmek. Düzenlemek. Karalamak. Yaklaşmak. Yazmak. Kazanmak. Mississippi eyaletinde şehir. Çekilen. Devam etmek.
Distend : Şişmek. Yaymak. Şişirmek. Gerilmek. Yayılmak.
Rack synonyms : bicycle rack, single foot, pipe rack, toastrack, tie rack, scrap, persecutes, overcharge, framework, abstract syntax tree, toothead rack, flex, be all in, towel rack, augment, braces, hanger, barbecue, pace, excruciate, persecuted, shelf, go to pot, belaboring, tab, hangers, domineered, cankers, coat rack, lay aside, belabored, shelves, afflict.
Rack ingilizce tanımı, definition of Rack
Rack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fly, as vapor or broken clouds. Specifically, to stretch on the rack or wheel. Destruction. A fast amble. To pace. To stretch or strain. To extend by the application of force. To draw off from the lees or sediment, as wine. To torture by an engine which strains the limbs and pulls the joints. Thin, flying, broken clouds, or any portion of floating vapor in the sky. An instrument or frame used for stretching, extending, retaining, or displaying, something. A wreck. The neck and spine of a fore quarter of veal or mutton. To amble fast, causing a rocking or swaying motion of the body. Said of a horse. Same as Arrack.

Bu kısımda Rack kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rack ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rack anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rack ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.