Save türkçesi Save nedir

  • Kayda geçirmek.
  • İdareli harcamak.
  • Engellemek.
  • Kazandırmak.
  • Kurtarma.
  • Sayı yapmasını önlemek.
  • Tutmak.
  • Kusuruna bakmamak.
  • Tasarruf etmek.
  • Biriktirmek.
  • Artırmak.
  • Bağışlamak.
  • Korumak.
  • Kurtarmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kaydetmek.
  • İdareli kullanmak.
  • (para) biriktirmek.

Save ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary save over half of their income each year.
Turkish: Ali ve Meryem her yıl kazançlarının yarısından fazlasını biriktirir.

English: Ali almost died trying to save me.
Turkish: Ali beni kurtarmaya çalışırken neredeyse ölüyordu.

English: "A merry Christmas, uncle! God save you!" cried a cheerful voice.
Turkish: "Mutlu Noeller, amca! Tanrı sizi korusun!" neşeli bir ses haykırdı.

English: Ali always flies economy class to save money.
Turkish: Ali her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.

English: Above the moon, everything is eternal; below, there is nothing save mortality.
Turkish: Ayın üstünde, her şey sonsuz; altında, insanoğlu hariç bir şey yok.

Save ingilizcede ne demek, Save nerede nasıl kullanılır?

Save a person from : Bir insanı-den kurtarmak (tehlike, günah, vb.).

Save all : Kaydet. Tümünü kaydet. Şerbet tutucu.

Save and update all : Kaydet ve tümünü güncelleştir.

Save appearances : Zevahiri kurtarmak. Görüntüyü kurtarmak. İyi bir imajı korumak. Herşeyin yolunda olduğu izlenimi vermek.

 

Save as : Yeni adla sakla. Farklı kaydet. Olarak kaydet. Yeni adla kaydet. Kaydet yeniadla. Dosyasını farklı kaydet. Adıyla kaydet. Yeni adla kaydetmek. Yeni adla saklamak.

Save changes in : Değişiklikleri kaydet.

Save as report : Rapor olarak kaydet.

Save binder as : Cildi farklı kaydet.

Save as copy : Kopya olarak kaydet.

Save as file : Dosyayı farklı kaydet. Dosya olarak kaydet.

İngilizce Save Türkçe anlamı, Save eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Save ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliverance : Kanı. Kurtulma. Yargı. Kurtuluş. Hüküm. Verme.

Registering : Dışa vurmak. Yazılmak. İzlenim bırakmak. Sicile geçmek. Kaydolma. Satırları hizalamak. Göstermek (termometre vb.). Taahhütlü göndermek. Kayıtlı olmak. Etki yaratmak.

Convoying : Yol arkadaşlığı. Birlikte gitmek. Eşlik etmek. Konvoy. Yoldaşlık etmek. Refakat etmek. Katar.

Block : Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kesmek. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Durdurmak. Önünü kesmek. Kütle. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Blok. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.

 

Chronicle : Kronik. Tarih yazmak. Kroniğini çıkarmak. Tarihsel olayları günü gününe belirten yazılı kaynak. Kayıt. Günlük tarih. Vakayiname. Kronolojik yazılmış tarih.

Save on : İsrafından kaçınmak.

Forgave : Affeylemek. Silmek. Bağışlama. Bahşetmek. Affetmek. Bağışlanma.

Relief : Destek. Rölyef. Takviye kuvvetleri. Teselli. İç rahatlığı. Nöbeti devralan kimse. İmdat. Ara verme. Derman.

Salve : Yatıştırmak. Yaraya merhem olmak. Yatıştırıcı. Acısını dindirmek. Merhem sürmek. Övme. Rahatlatmak. Merhem. Avuntu. Dindirmek.

Extrications : Salıverme. Ayrıştırma. Serbest bırakma.

Save synonyms : excuses, bring, rescue, bind, bespoken, bestow, bespeak, approve of, accent bar, accumulating, recovery, convoyed, eke out, bring off, calendaring, enlisting, advocated, accumulates, enroll, absolves, forgives, accumulate, appropriates, bespeaking, excuse, collects, bailed, be a father to, aggrandize, put down, brought through, appropriating, abbreviate.

Save zıt anlamlı kelimeler, Save kelime anlamı

Waste : Artık. Harap. Boşa harcamak. Savurganlık. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zayıflamak. Boşa harcanan. Kullanılmış. Telef. Issız.

Lose : Zayi etmek. Kazanamamak. Heba etmek. Geri kalmak. Mağlup olmak. Mahrum etmek. Kaybetmek. Geri kalmak (saat). Azıtmak. Şaşırmak.

Sell : Alıcı bulmak. Oyun. Beğenilmek. Sattırmak. Yutturmak. Kazıklamak. Benimsetmek. Aldatmak. Satılmak. Ele vermek.

Save ingilizce tanımı, definition of Save

Save kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not including. Saving. Except. To be economical. To procure the safety of. The herb sage, or salvia. Deducting. Unless. To avoid unnecessary expense or expenditure. Reserving. As, to save a house from the flames. Except. To rescue from impending danger. Excepting. Leaving out. To prevent waste. To make safe. To preserve from injury, destruction, or evil of any kind.