Waste türkçesi Waste nedir
- Güçten düşmek.
- Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı.
- Sarfiyat.
- Saçıp savurmak.
- İsraf.
- Harap.
- Kasvetli.
- Güçten düşürmek.
- Çarçur etmek.
- Artık.
- Sıkıcı.
- Ekilmemiş.
- Zayıflamak.
- Zayıflatmak.
- Boş.
- Atık.
- Artık madde.
- Kullanılmış.
- Boşa harcanan.
- Telef.
- Kıraç.
- Çorak.
- Aşınmak.
- İşe yaramaz.
- Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller.
- Kullanılmayan.
- Issız.
- Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Savurganlık.
- Boşa harcamak.
- İsraf etmek.
- Boşa geçirmek.
Waste ile ilgili cümleler
English: Ali didn't waste his time talking to Mary.
Turkish: Ali Mary ile konuşarak zamanını boşa harcamadı.
English: Ali didn't waste any time.
Turkish: Ali boşa zaman harcamadı.
English: "Lottery tickets are a waste of money." "Not if you win."
Turkish: "Piyango biletleri para israfıdır." "Kazanmasan bile."
English: Ali didn't waste a second.
Turkish: Ali bir saniye bile boşa harcamadı.
English: Ali didn't want to waste any more time calculating how much time had been wasted.
Turkish: Ali ne kadar zamanın boşa harcandığını hesaplamada daha fazla zamanı boşa harcamak istemedi.
Waste ingilizcede ne demek, Waste nerede nasıl kullanılır?
Waste area : Boşaltma yeri. Artık malzeme dökme yeri. Eski üretim alanı.
Waste away : Har vurup harman savurmak. Erimek. Ağır ağır azalmak. Aşınmak. Eriyip bitmek (hastalıktan veya açlıktan). Cılızlaşmak. İğne ipliğe dönmek. Aşırı zayıflamak. Tükenmek. Gittikçe zayıflamak.
Waste basket : Çöp sepeti. Çöp kovası. Çöp kutusu.
Waste book : Tecimsel işlemler için günlük yazı lığa geçirilmeden önce yanlış yapılmaması amacıyla tutulan geçici yazdık. El defteri. Günlük defter. El yazılığı. Karalamalar yapmak için kullanılan defter. Müsvedde defteri. Karalama defteri.
Waste branch : Katlardaki pis ve kirli suları toplayan ve kolona ileten boru. Bağlantı borusu.
Waste material : Döküntü. Çöp. Atık madde. Artık malzeme.
Waste land : Ekilmemiş arazi. Yaban arazisi. Çöl. Boş arazi. Beyaban.
Waste breath : Nefes heba etmek. Boşuna soluk tüketmek. Konuşarak hiçbir şey başaramamak veya elde edememek. Nefes harcamak.
Waste fill : Atık dolgusu. Artık dolgusu. Pasa dolgu.
Waste management : Atık yönetimi. Radyoaktif artığın denetimi. Atıkların yönetimi. Radyoaktif artıkların hazırlanması, işlenmesi, taşınması ve kesin olarak depolanması sırasında, işletme ile ilgili önlemlerin alınması.
İngilizce Waste Türkçe anlamı, Waste eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Waste ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blockish : Salak. Donuk. Aptal. Ahmak.
Weakens : Güçsüzleştirmek. Hafifletmek. Sarsmak. Güçsüz kılmak. Güçsüz düşürmek. Gücünü azaltmak. Zayıf düşürmek. Cansızlaştırmak. Kuvvetsizleşmek.
Lavishes : Savurgan. Müsrif. Hesapsızca harcamak. Çok harcamak. Savurmak. Bol bol harcamak. Hesapsızca tüketmek. Çok.
Non effective : İşe yaramaz kimse. Etkisiz. Yaramaz. Geçersiz.
Hopeless : Ümit vermeyen. Yeteneksiz. Boşuna. Meyus. Kötü. Yararsız. Umutsuz. Ümitsiz. Umut vermeyen.
Unrenowned : Namlı olmayan. Şanslı olmayan. Şansız. Namsız. Köhne. Eski. Demode. Ünlü olmayan. Ünsüz.
Blander : Yavan. Fazla tatlı olmayan. Şahsiyetsiz. Yumuşakbaşlı. Uysal. Mülayim. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yumuşak. Kibar.
Lavish : Hesapsızca tüketmek. Bol. Bol bol harcamak. Savurmak. Çok. Müsrif. Savurgan. Çok harcamak.
Contaminant : Kaza sonucu ya da doğal olarak ürünlere bulaşan, çevreye kaçan ve bunların niteliğini bozan özdek. Kontaminant. Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar. Kirletici. Bulaşkan. Kirliliğe sebep olan madde. Bulaştırın parçacık. Bulaşan. Kirletici madde. Bulaştırıcı parçacık.
Emasculating : Hafifletmek. Burulmuş. Emenmiş. Hadım edilmiş. İğdiş etmek. Bozmak. Hadım etmek. Kuşa dönmüş (yazı) (bazı kısımları çıkarılarak veya sansürlenerek). Fakirleştirmek (dil). Kuvvetten düşürülmüş.
Waste synonyms : play ducks and drakes with money, dawdle away, misspend, leaving, erode, emaciated, dejecta, saltworts, ebbs, virgin, chuck up, uncultivated, bare, at that, spend prodigally, deaden, scatter, droop, bleakest, cheesiest, isolated, squander away, blocker, fool away, wastes, employed, bald, misspending, attenuate, bluer, corrodes, excrements, frigged.
Waste zıt anlamlı kelimeler, Waste kelime anlamı
Conserve : Konserve. Koruma altında tutmak. Reçel. Konserve yapmak. Konservesini yapmak. Muhafaza etmek. Korumak.
Inactivity : Durgunluk. Tesirsizlik. Avarelik. Etkisizlik. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Tembellik.
Waste ingilizce tanımı, definition of Waste
Waste kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of wasting, or the state of being wasted. Desolate. Devastation. As, a waste of property, time, labor, words, etc. Cheerless. To destroy. Gloomy. Gradual loss or decrease, by use, wear, or decay. Needless destruction. Hence, dreary. To devastate. To lose bulk, substance, strength, value, or the like, gradually. To be consumed. Bare. Devastated. Useless consumption or expenditure. To grow less. Stripped. Loss without equivalent gain. To desolate. A squandering. To be diminished. Material derived by mechanical and chemical erosion from the land, carried by streams to the sea. Dismal. To bring to ruin. To dwindle.

Bu kısımda Waste kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Waste ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Waste anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Waste ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.