Contaminant türkçesi Contaminant nedir
- Bulaşkan.
- Bulunması istenmeyen madde veya madde karışımları. saf mikroorganizma veya hücre kültürüne kazara bulaşmış istenmeyen mikroorganizmalar. gıdalarda normalde bulunmayan, başka bir kaynaktan çapraz kontaminayon yoluyla bulaşan mikroorganizma veya kimyasal zararlılar.
- Bulaşan.
- Bulaştırıcı parçacık.
- Kaza sonucu ya da doğal olarak ürünlere bulaşan, çevreye kaçan ve bunların niteliğini bozan özdek.
- Kirliliğe sebep olan madde.
- Bulaştırın parçacık.
- Kirletici.
- Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Atık.
- Kirletici madde.
- Kontaminant.
Contaminant ile ilgili cümleler
English: It's possible that the drinking water has chlorine, lead, or similar contaminants in it.
Turkish: İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
Contaminant ingilizcede ne demek, Contaminant nerede nasıl kullanılır?
Maximum contaminant level goal : Maksimum kontaminant hedef düzeyi. Bir maddenin içme suyuyla yaşam boyu alındığında sağlığa olumsuz etkisinin bulunmayacağı miktar.
Maximum contaminant levels mcl : Bir maddenin yasayla içme suyunda izin verilen ve insan sağlığına risk oluşturmadığı belirlenen en yüksek düzeyi. Maksimum kontaminant düzeyi.
Food contaminant : Gıda maddelerinin yapısında gerek üretim aşamasında gerekse de sonradan depolanma aşamalarında oluşan aflatoksin, trikotesen, zearelenon ve okratoksinler gibi besinleri kirleticilerinin ortak adı. Besin kirletici.
Metallic contaminant : Metalik kirletici. Metal bulaşkan. Metal kirletici.
Surface contaminant : Yüzey bulaşkanı. Yüzey kirletici.
Contaminants : Kirletici madde. Atık.
Contaminating particle : Pisletici parçacık.
Contaminating comment : Bir görüşmede görüşmecinin, bilgi aldığı konularda yanıtlayıcıları etkileyebilecek açıklaması. Bulaştırıcı açıklama.
Contaminated : Kirlenmiş. Bulaşmış. Üzerine bulaşmış. Mülevves. Bozulmuş. Kirletilmiş. Kirli. Mikroplu. Pis.
Contaminated surface : Bulaşık yüzey. Pis yüzey. Kontamine yüzey.
İngilizce Contaminant Türkçe anlamı, Contaminant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contaminant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contaminating : Pisletici. Bulaştırmak. Bozmak. Bulaştırıcı. Kirletme. Kirletmek. Kirleten.
Defiler : Geçit töreninde yer alan kimse. Kirleten kimse. Tek sıra halinde yürüyen kimse. Çevre kirliliğine neden olan kimse veya kurum. Kötüye kullanan kimse.
Pollutants : Kirleticiler. Çevre kirliliğine yol açan madde.
Pollutant : Çevre kirletici. Hava, su ve toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinde istenmeyen değişikliklere yol açan, sağlığa, yaşama, insan aktivitelerine veya diğer canlı mikroorganizmalara zarar verebilen yabancı maddeler. Çevre kirletici madde. Çevre kirliliğine yol açan madde. Pisletici.
Effluent : Akıtılan. Artık. Sıvı halinde atık. Akıntı. Pissu. Atık madde. Fabrika artığı sıvı. Dışarı akan madde. Dışarı akan. Atık su.
Fecal matter : Kaka. Dışkı. Bok. Pislik.
Fallout : Serpinti. Radyoaktif serpinti. Döküntü. Radyoaktif kalıntı. Nükleer atık. Nükleer patlamada yayılan. Nükleer bir patlama nedeniyle havaya yayılan radyoaktif madde. Atom bombası serpintileri. Yansımalar.
Contaminant synonyms : contaminants, dirtied rock, pollutive, material, dejecta, contaminative, polluter, defilers, polluting, contaminator, excrements, feces, fallouts, cuttings, contamination, faecal matter, confounders, contaminations, polluters, propagator, stuff, propagators, adhesive, infective, contentious, combative, faeces, excrement, confounder, pestiferous.

Bu kısımda Contaminant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contaminant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contaminant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contaminant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.