Atık nedir, Atık ne demek

  • Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde.
  • Atılmış, atılan
  • Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

Yerel Türkçe anlamı:

Artık, gayrı.

Çarpık, bükük, eğri.

Çarpık, eğik (tahta, demir ve benzeri için).

Meni, döl.

Olmuş bitmiş, tamamlanmış: Bu gün binanın yapısını atık ettim.

Rüzgârla bir çukura yığılan kar.

Yoğurt çalkalanan küçük yayık.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı.

Bilimsel terim anlamı:

Yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller.

Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü.

madencilik: Maden çalışmaları sonunda oluşan değersiz parçacıklar.

İngilizce'de Atık ne demek? Atık ingilizcesi nedir?:

waste, refuse, dirtied rock

Atık hakkında bilgiler

Atık, kullanılmış, artık istenmeyen ve çevre için zarar oluşturan her türlü maddedir. Biyoloji'de ter, üre, dışkı gibi canlı artıkları da atık olarak kabul edilir.

Atıklar teknolojik ve sosyal gelişmelere bağlı olarak insani gelişme ile ilişkilidir. Endüstriyel gelişme ve kullanılan malzemelerde meydana gelen değişmelere bağlı olarak zaman içinde atıkların ortaya çıkışı değişkenlik göstermiştir. Örneğim plastik ve nükleer teknolojinin doğuşuyla yeni atık türleri ortaya çıkmıştır. Bazı atık türleri ise ekonomik değerine bağlı olarak geri dönüşüm sürecine tabii tutulur.

 

Bir bölgedeki atık türlerine ve miktarlarına bakıldığında o yöre halkının geçim kaynağını, yaşantısını, alışkanlıkarını vb bir çok özelliği hakkında bilgi edebilmekte mümkün olmaktadır. Kentsel bölgelerden çıkan atıklarda yoğun olarak ambalaj atıkları görünürken köy ve beldelerde daha çok organik atık görülebilmektedir. Yine miktar olarak baktığımızda köy be beldelerde kente nazaran daha az miktarda atık çıkmaktadır.

Şehirlerde kişi başına oluşan atık sayısına bakacak olursak bazı şehirlerin ''Aydın 1.60 kg, Aksaray 1.59 kg, Bingöl 1.49 kg, Sivas 1.4 kg, Antalya 1.36 kg, Bolu ve Isparta 1.2 kg, Manisa 1.16 kg, Bursa 1.02 kg, Konya 1.01 kg, Adana 1 kg, Samsun 0.94 kg, Mersin 0.84 kg, Erzincan 0.76 kg, Muş 0.64 kg, Trabzon 0.5 kg, Şırnak 0.43 kg, Mardin 0.4 kg'' olduğu görülmektedir. Aslında bu rakamlara bakarak oradaki insanların tüketim alışkanlıkları hakkında bize bilgi verdiği açıkça görülmektedir.

Atık ile ilgili Cümleler

  • Fabrika atıkları bazen nehirlerimizi kirletir.
  • Ne atık ama!
  • Bu nehir, fabrika atıkları ile kirlenmiş.
  • Nehir, evlerin ve fabrikaların atıkları tarafından kirlendi.
  • Tüm atık kağıtlarınızı bu sepete koyun.
  • Bir başka ilginç enerji kaynağı radyoaktif atık malzemeden elde edilen ısıdır.
 

Atık tanımı, anlamı:

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Yağlık. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne.

Tüketim : Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı. Tüketme işi.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Atık kağıt : Kullanıldıktan sonra kâğıt, karton üretimi veya kâğıt hamuru yapımında tekrar kullanılan kâğıt veya karton parçaları.

Atık su : Evlerde, iş yerlerinde kullanımdan dolayı kirlenen ve bina dışına sevk edilen pis su.

Endüstriyel atık : Sanayi ve üretim tesislerinde bir işlem sırasında veya sonrasında ortaya çıkan katı atık.

Evsel atık : Evde kullanımdan düşmüş, eskimiş, yıpranmış veya çöp durumuna gelmiş maddeler.

Katı atık : Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan katı maddelerin tamamı.

Nükleer atık : Atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla enerji elde edildikten sonra uranyum, plütonyum vb. radyoaktif elementlerin başka bir işte kullanılma ihtimali olmayan ve özel koşullarda saklanma zorunluluğu olan kısmı.

Tıbbi atık : Sağlık kuruluşlarında kullanılmış ilaç, şırınga, sargı bezi vb. malzemeler.

İnşaat atığı : Moloz.

Hastane : Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu.

Fabrika : İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Aşama : Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye.

Yarama : Yaramak işi.

Tamam : Eksiksiz. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Bütün, tüm. Tamamlanmış, bitmiş. Evet. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Atıl : Etkisiz, işe yaramaz. Tembel. Süreduran. İşsiz, aylak.

İstenme : İstenmek işi.

Atık deri : Deri değiştiren hayvanlar ve özellikle böceklerde atılan deri. Ekzüviye.

Atık fetüs : Yavru atma süreci sonunda atılan yavru.

Atık gazlar : Endüstri tesisleri, taşıt araçları gibi sabit veya hareketli bir tesis veya donanımdan atmosfere yayılan gazlar.

Atık ısı : Bir endüstriyel sürecde kullanılmayan ve çevreyi ısıtarak etkileyen termik enerji.

Atık lakırdı : Yersiz, densiz söz.

Atıkmak : Kötü ünü çıkmak. Ün kazanmak. Gürbüzleşmek, büyümek.

Diğer dillerde Atık anlamı nedir?

İngilizce'de Atık ne demek? : [Omicron Persei] adj. quick, alert, agile, snappy, lissom, lissome, nimble

adj. waste

n. waste, waste product, fecal matter, contaminant, fallout, fall out, contamination, refuse, rejectamenta; faeces [Brit.], feces

Almanca'da Atık : n. Einschlag, Ejakulat

adj. flink