Fallout türkçesi Fallout nedir

  • Nükleer patlamada yayılan.
  • Radyoaktif kalıntı.
  • Nükleer atık.
  • Yansımalar.
  • Yan ürün.
  • Atom bombası serpintileri.
  • Serpinti.
  • Döküntü.
  • Nükleer bir patlama nedeniyle havaya yayılan radyoaktif madde.
  • Atık.
  • Radyoaktif serpinti.

Fallout ingilizcede ne demek, Fallout nerede nasıl kullanılır?

Fallout shelter : Radyoaktif atıklara karşı veya atomik bir patlamanın partiküllerine karşı kalkan veya sığınak olarak tasarlanmış koruyucu yapı.

Atomic fallout : Radyoaktif kalıntı.

Radioactive fallout : Radyoaktif serpinti. Bir nükleer patlama sonucu atmosfere yayılan radyoaktif artıkların, rüzgar ya da yağmurla tekrar yer yüzüne inmesi. Radyoaktif kalıntı.

Fallouts : Radyoaktif serpinti. Nükleer patlamada yayılan. Serpinti. Döküntü. Atom bombası serpintileri. Nükleer atık. Radyoaktif kalıntı. Atık. Yan ürün. Yansımalar.

Falloff : Düşüş.

Fallot : Fallot tetralojisi dahil kalp düzensizliklerini tanımlayan fransız doktor. Fallot dörtlü belirtisi. Soyadı. Fallot tetralojisi. Kalpte, üç tanesi birincil, dördüncüsü ise üçünün sonucunda oluşan ikincil bir yapılış bozukluğu olan, dört ayrı yapılış kusurunun ortak adı. karıncık bölmesinde kusur. akciğer atardamarında daralma. ana atardamarın sağa yer değiştirmesi. sağ karıncık hipertrofisiyle belirgin ve doğuştan oluşan dört ayrı yapılış kusurunun ortak adı, fallot tetralojisi. Etienne-louis arthur fallot (1850-1911).

 

Fallopian tube : Memelilerde ovaryumdan dökülen yumurtaları uterusa taşıyan bir çift kanal. ovulasyonda içine yumurtalar bırakılır ve yumurta sperm tarafından burada döllenir. ovidukt. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumurta kanalı. Dölyatağı borusu. Fallopi kanalı. Fallop borusu.

Fallow : Nadasa bırakılmış. Devetüyü rengi. Nadasa bırakılan toprak. Nadasa bırakılmış toprak. Ekilmemiş toprak. Nadas. Nadasa bırakmak. Nadas etmek. Devetüyü. (toprak) nadasa bırakılmış.

Fallopius : Gabriel fallopius. Soyadı. Gabriello fallopio (1523-1562). Fallop tüplerini ve kadın üreme sisteminde başka elementler de bulan italyan hekim ve anatomist.

Fallow deer : Sığın. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geyikgiller (cervidae) familyasından, 140 cm kadar uzunlukta, 90 cm kadar yüksekliği olan, yazın ak benekler taşıyan, erkekleri boynuzlu bir tür. Alageyik.

İngilizce Fallout Türkçe anlamı, Fallout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

By product : Temel ürüne ek olarak üretilen ikinci derecedeki ürün veya ürünler. Yanürün. Yan etki. İkincil yapımlılar. Bir bilgi üretme sürecinde ya da bir işlemde ortaya çıkan ikincil ürün. Üretim süreci sonunda teknik nedenlerle ana ürün ile beraber ortaya çıkan ürün ya da ürünler. krş. ana ürün. İktisat, kimya, madencilik, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana yapım sırasında meydana gelen ikinci kertedeki yapımlılar. İkincil ürün.

 

Spatters : Sıçratmak. Kirletmek. Sıçrayan şey. Pıtırtı. Serpmek. Sıçramak. Çamur atmak. Damlatmak. Lekelemek.

Waste product : Iskarta ürün. Atık madde. Iskarta. Çöp.

Contaminant : Kirletici madde. Bulaşkan. Bulaştırıcı parçacık. Bulaştırın parçacık. Kirliliğe sebep olan madde. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulaşan. Kirletici. Kontaminant.

Images : Görüntüler. Resim. Görüntü. Resimler. Simge. Benzetme. Şekil. Benzer. Kopya.

Eruption : Patlama. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Püskürme. Fışkırma. Feveran. Erüpsiyon. Kabarma. Püskürme (yanardağ). İsilik. Kızamık vb dökme.

Spatter : Çamur atmak. Sıçramak. Serpmek. Lekelemek. Damlatmak. Pıtırtı. Sıçratmak. Sıçrayan şey. Kirletmek.

Contamination : Kirletme. Kirlilik. Kirlenme. Bulaştırma. Kontaminasyon. Bulaşma. Bulaşım. Pislik. Kirletme (mikrop veya zehir vb ile). Kirlenme (mikrop veya zehir vb ile).

Derivative : İkincil. Ara ürün. Türetilmiş şey. Türemiş. Türetme. Müştak. Fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Bir işlevin değişiminin, bağlı olduğu değişkenin değişimine oranının, değişim aralığı sıfıra giderken vardığı erey. İşlevde doğan değişikliğin değişken aralığına oranının, aralık sıfıra yaklaşırkenki ereyi. işlevin değişkene göre değişme hızı.

Backwashes : Ters yıkama. Sonuç. Dümen suyu. Sonraki etki. Geriye gelen dalga. Geri yıkama. İkincil etki. Dalganın geri çekilmesi. Olayın yankıları.

Fallout synonyms : dirtied rock, scattering, nuclear waste, down at the heel, debris, dregs of society, atomic rain, byproduct, effect, down at heel, by products, fecal matter, scatterings, offshoot, comber waste, radioactive dust, contaminants, byproducts, dust, backwash, side effect, siftings, dejecta, offshoots, duffs, outcome, excrement, faeces, drizzled, contaminations, atomic fallout, spattered, spinoff.