Derivative türkçesi Derivative nedir

  • Türetilmiş.
  • Fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır.
  • Türetilmiş şey.
  • Ara ürün.
  • Türetme.
  • İşlevde doğan değişikliğin değişken aralığına oranının, aralık sıfıra yaklaşırkenki ereyi. işlevin değişkene göre değişme hızı.
  • Türetme yoluyla yapılmış kelime: az+lık, yol+luk, bula-n-ık, sev-gi + li, tara-n-mış, yeşil+lik, tut-uş, ayır-ıntı vb.
  • Türemiş.
  • Türev.
  • Bir kök, ya da kaynaktan işlevsel olarak türemiş nesne ya da sonuç.
  • Yan ürün.
  • Müştak.
  • İkincil.
  • Bir işlevin değişiminin, bağlı olduğu değişkenin değişimine oranının, değişim aralığı sıfıra giderken vardığı erey.

Derivative ile ilgili cümleler

English: Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
Turkish: Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.

English: This was a translation of copyrighted material, so I deleted it since copyright owners have the right to control derivative works.
Turkish: Bu, telif hakkı ile korunan bir materyalin çevirisiydi, bu yüzden telif hakkı sahiplerinin türetilmiş çalışmaları kontrol etme hakkı olduğu için onu iptal ettim.

English: If you gamble on the stock market, you are an investor... If you gamble on the derivatives market, you are a trader... If you gamble at the casino, you are a loser... Morality?
Turkish: Borsada kumar oynarsan bir yatırımcısındır... Türev piyasada kumar oynarsan bir tüccar ... Kumarhanede kumar oynarsan bir kaybedensindir ... Ahlak ?

 

English: The two main operations in calculus are the integral and the derivative.
Turkish: İntegral ve türev, kalkülüs'te iki ana işlemdir.

Derivative ingilizcede ne demek, Derivative nerede nasıl kullanılır?

Derivative action : Türevsel etki. Türevsel eylem. Bir şirket adına bir hissedar tarafından açılan hukuk davası. Türevsel dava. Diferansiyel etki. Müştak eylem.

Derivative action coefficient : Türevsel eylem katsayısı.

Derivative action time constant : Türevsel eylem zaman değişmezi.

Derivative control : Türevsel denetim.

Derivative proteins : Türev proteinler. Fiziksel veya kimyasal olaylar sonucu basit veya bileşik proteinlerden türemiş, denatüre ve koagüle proteinler.

Derivative therapy : Derivasyonla yapılan tedavi. Derivatif tedavi.

Directional derivative : Yönlü türev. Yöneltili türev. Yönsel türev.

Cellulose derivative : Selüloz türevi.

Biguanide derivative : Biguanid türevi. Şeker hastalarında hiperglisemiyi azaltan ama hipoglisemi yapmayan bir ilaç türü.

Derivative trait : Bağlı olduğu halkbilim birleşkesinden ayrılarak bir başkasına göç eden öğe. krş. katılgan öğe. Ayrık öğe.

İngilizce Derivative Türkçe anlamı, Derivative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Derivative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meso : Mezo. Mercedes. Ara. Orta.

Derivatives : Sermaye piyasası türev araçları. Türevler. Türev ürünler. Getirisi, mal, para, altın, taşınır veya taşınmaz değerler gibi başka bir değerin getirisine bağlanmış, diğer bir deyişle başka bir değerin getirisinden türetilen gelecek sözleşmeleri, seçme yetkisi gibi finansal araçlar. krş. yüksek riskli fonlar, tutsat senedi.

 

Byproduct : Farklı bir ürünün üretiminden elde edilen. İkincil ürün. Yan mamul. Yanürün. Bir üretim sürecinde ana ürünün yanında üretilen ikincil ürün. Yan sonuç. Tali ürün. Yan mahsul.

Byproducts : İkincil ürün. Başka bir faaliyetin sonucu. Farklı bir ürünün üretiminden elde edilen. Yan ürünler. Yan sonuç.

Differentiations : Ayrım. Ayırt etme. Farklılaşım. Ayırım. Farklılaşma. Farklılaştırma. Türevleme. Fark. Diferansiyasyon.

Derivation : Derivasyon. Kaynak. Vücutta bir yöndeki sıvı ve kanı diğer yöne kaydırma, çekme. kan alma; idrar söktürücü, terletici ve ishal yapıcı ilaçlarla gerçekleştirilir. Türeme. Türevini alma. Türetim. Fizik, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Memba. Asıl.

Collateral : Munzam. Kolateral. Yan yana olan. Paralel. Bir borç karşılığı verilen özdeksel inanca. borcu karşılamak amacıyla taşınır ve durağan mallar üzerinde yapılan tutulu işlemler. Bir sinir hücresi aksonunun ince yan uzantıları. akraba olmayan bireylerde ortak atadan gelen karakterin kalıtımı. esas damarın tıkandığı hallerde oluşan yan damarlar. aynı hizadaki odun ve soymuk borusu bantları. ana tomurcuğun yanındaki tomurcuk. Rehin. Özdeksel inanca. Yardımcı.

Back burner : Düşük öncelikli. İkincil durumdaki (argo terim). Bir sobanın arka yakıcısı. Önemsiz.

Minoring : Küçümen. Reşit olmayan. Daha küçük. Reşit olmayan kimse. Ufak. Rüştünü ispat etmemiş kimse. Ergin olmayan çocuk. Ufak tefek. Ergin olmayan kimse.

Secondaries : İkinci derecede olan. İkinci dereceli şey. Sekonder devre. İkincil şey. Orta. Delege. Sekonder. Uydu. Muavin.

Derivative synonyms : derived function, seconder, fallout, side product, seconders, metabolite, partial, midproduct, intermediate product, figuring, by product, spinoffs, computation, minor, first derivative, derived, analogs, reckoning, spin off, offshoot, waste product, auxiliary, secondary, catch crops, differential, partial derivative, reproduced, reproductions, mushroomed, invention, derivations, formation, fallouts.

Derivative zıt anlamlı kelimeler, Derivative kelime anlamı

Derivative antonyms : underived.

Derivative ingilizce tanımı, definition of Derivative

Derivative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not radical, original, or fundamental. As, a derivative conveyance. Anything obtained or deduced from another. A derivative word. Obtained by derivation. Secondary. Originating, deduced, or formed from something else. Derived. That which is derived.