Türetme nedir, Türetme ne demek

  • Türetmek işi
  • Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek kelime kurma, iştikak: Göz-lük-çü, söyle-n-ti, sev-gi gibi.
  • Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma, ihtira.

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme., söz yapma, kelime yapma, teşkil, yapım) Ad ya da eylem kök veya gövdesine yapım eki getirilerek sözcük kurma: Gözlükçü (göz-lük-çü) , kışla (kış-la) , sevgi (sev-gi) , sevgili (sev-gi-li) , söylenti (söyle-n-ti) , geliştirmek (gel-iş-tir-mek) ve benzeri

Gramer anlamı:

Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı ve benzeri

Hukuki terim anlamı:

ihtirâ' (bk. buluş).

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Belirli işlemler yaparak bir sonuca ulaşma.

Yalın bir yapıdan başlayarak daha karmaşık bir yapıyı elde etme.

Türev alma.

Bilimsel terim anlamı:

Var olan bir kelimeden başka kelimeler çıkarma yolu. Türetme, ek katmakla veya ek değiştirmekle olur ki ilk takdirde KATMALI ( Progressive ), ikinci takdirde ÖDÜNLÜ ( Substitutive ) denir, Bazen kelimeler kısaltılarak BUDAMLI ( Régressive ou rétrograde ) türetmeler yapılır. Ele. alınan kelimenin kendisi türeme olup olmadığına göre de türetmeler İKİNCİL ve BİRİNCİL ( Secondaire et primaire ) diye vasıflanır.

 

Azerbaycan Türkçesi: söz yaradıcılığı; Türkmen Türkçesi: söz yasalış; Gagauz Türkçesi: laf kuruluşu;Özbek Türkçesi: soz yasalişi; Uygur Türkçesi: qoşumçiliq söz yasaş usuli; Tatar Türkçesi: süz yasalışı ~ süzyasalu ~ süz yasaw; Başkurt Türkçesi: hüzyahalış; Kmk: söz yaratıw ~ söznü yaratılıwu;Krç.-Malk.: söz kuraw; Nogay Türkçesi: söz yasaw ~ söz tüzüw; Kazak Türkçesi: sözdiň jasaluwı~ sözjasam; Kırgız Türkçesi: söz casoo; Alt:: sös büderi; Hakas Türkçesi: sös püdîrîzî; Tuva Türkçesi: sösço'gaadılgazı; Rusça: slovoobrazovaniye

Bir genel ya da tümel önermenin içerimlerini açığa çıkarma.

Bir kökten türemiş sözcüklerle bir anlatış özelliği yaratma sanatı: ... Alimsin ilmine gayet yok, kadirsin kudretine nihayet yok. .... Kadîmsin ukul-i mütekaddîmin ve müteahhirîn daire-i kıdemine kadem basamaz. (Sinan Paşa)

İngilizce'de Türetme ne demek? Türetme ingilizcesi nedir?:

word formation, derivation, deprivation, reproducing

Fransızca'da Türetme ne demek?:

dérivation

Osmanlıca Türetme ne demek? Türetme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

iştikak

Türetme anlamı, tanımı:

Türetme eki : Ad veya fiil köklerine getirilerek yeni söz varlıkları yapan ek.

Türe : Adalet.

Türetmek : Oluşturmak, ortaya çıkarmak, yaratmak, meydana çıkarmak.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

 

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime.

Getiri : Yarar. Kazanç. Faiz.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kurma : Kurmak işi. Prefabrik.

İştikak : Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı. Türeme. Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Diğer dillerde Türetme anlamı nedir?

İngilizce'de Türetme ne demek? : n. derivation, reproduction, derivative

Fransızca'da Türetme : création [la]

Almanca'da Türetme : n. Derivation

Rusça'da Türetme : n. дериват (M)