Deriving türkçesi Deriving nedir

Deriving ingilizcede ne demek, Deriving nerede nasıl kullanılır?

Derivability : Türevlenebilirlik. Türetilebilirlik.

Derivable : Sağlanabilir. Elde edilebilir. Türetilebilir.

Derivate : Saptırmak. Yolunu değiştirmek. Türetik virüs. Bir ana özdekten kimyasal yollarla türetilen ve onun kimi özelliklerini taşıyan özdek. izlevde doğan değişikliğin değişim aralığına oranının, aralık büyüklüğü sıfıra yaklaşırken aldığı sınır değer. Türetik. Türev.

Derivate virus : Türetik virüs.

Derivation : Türeme. Köken. Fizik, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir işlevin türevimi alma. birtakım varsayımlardan yola çıkarak doğabilimsel bir yazım geliştirme. Derivasyon. Türetim. Asıl. Türetme. Türevini alma. Vücutta bir yöndeki sıvı ve kanı diğer yöne kaydırma, çekme. kan alma; idrar söktürücü, terletici ve ishal yapıcı ilaçlarla gerçekleştirilir.

Derivative suit : Türevsel dava. Bir şirket adına bir hissedar tarafından açılan hukuk davası. Müştak eylem.

Derivative control : Türevsel denetim.

Derivative proteins : Fiziksel veya kimyasal olaylar sonucu basit veya bileşik proteinlerden türemiş, denatüre ve koagüle proteinler. Türev proteinler.

Derivative action coefficient : Türevsel eylem katsayısı.

 

Derivative action time constant : Türevsel eylem zaman değişmezi.

İngilizce Deriving Türkçe anlamı, Deriving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deriving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Derivations : Türevini alma. Köken.

Acquiring : Elde ediş. Edinme.

Acquirement : Zamanla kazanılan nitelik. Kazanma. Hüner. İlim. Edinme. Kazanç. Başarı. Edinilen şey. Edinç.

Attainment : İdrak. Hüner. Kazanma. Erişme. Ergi. Marifet. Beceri. Edinme. Ulaşma.

Invention : Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarma. İnsanoğlunun, yaratıcısı olduğu kültür ürün ve olaylarına dayanarak oluşturduğu, daha önceleri benzeri bulunmayan, yeni kültür ürün ve olaylarından her biri. bk. halk yaratısı, yayılım, insanbilim okulu, karşılaştırma yöntemi, tarihsel yöntem. Yaratı. İcat. Düzen. İhtira. Açım. Keşf. Yaratıcılık.

Derivative : Müştak. Yan ürün. Türetme yoluyla yapılmış kelime: az+lık, yol+luk, bula-n-ık, sev-gi + li, tara-n-mış, yeşil+lik, tut-uş, ayır-ıntı vb. İşlevde doğan değişikliğin değişken aralığına oranının, aralık sıfıra yaklaşırkenki ereyi. işlevin değişkene göre değişme hızı. Türetilmiş. Ara ürün. Türemiş. Türev. Fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır.

Pernancy : Alma.

Reproducing : Kopyasını çıkarmak. Çoğaltmak. Yenisini yapmak. Çoğaltıcı. Yeniden üretmek. Çoğalmak. Reprodüksiyon yapmak. Bir genel ya da tümel önermenin içerimlerini açığa çıkarma. Türetmek.

Account : Avlamak. Açıklama. Banka hesabı. Sayışım. Söylenti. Gözüyle bakmak. Hesap görme. Düşünmek. Avantaj. Tanım.

 

Formation : Biçimlenim. Kırılcaların, temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim. Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Düzenleme. Oluşuk. Biçimlendirme. Biçimlenme. Formasyon. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tertip.

Deriving synonyms : etymologizing, derivatives, derivation, explanation, reproductions, obtainment, obtention, enlistment, enlistments, reproduction.