Spatter türkçesi Spatter nedir

Spatter ile ilgili cümleler

English: Burak found blood spatter on the wall.
Turkish: Burak duvarda kan lekesi buldu.

Spatter ingilizcede ne demek, Spatter nerede nasıl kullanılır?

Spatter dock : Sarı nilüfer.

Spatterdash : Kısa tozluk. Çamurluk.

Spatterdashes : Çamurluk. Kısa tozluk. Su ve çamurdan korunmak için pantolon üzerine giyilen örtü. Uzun tozluk.

Spattered : Kirletmek. Damlatmak. Çamur atmak. Sıçratmak. Sıçramak. Üzerine sıçratılmış. Serpinti. Çamur sıçratılmış. Lekelemek. Damla sıçratılmasıyla lekelenmiş.

Spattering : Kirletmek. Sıçrayan. Lekelemek. Sıçramak. Çamur atmak. Sıçratmak. Sıçratma.

Spatteringly : Sıçratma ile. Sıçratarak. Sıçrama ile. Sağanak damlalar şeklinde.

Spatting : Kabarma. Ağız kavgası etmek. Atışmak. Yumurta bırakmak (istridye).

Spattle : Boya bıçağı.

Spatted : Yumurta bırakmak (istridye). Ağız kavgası etmek. Şamar. Dalaşmak. Sıcak tartışma. Münakaşa. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Tartışma. Atışmak. Ağız dalaşı.

Bespatter : İftira etmek. Lekelemek. Çamurlamak. Çamur sıçratmak. Çamur atmak. Leke sürmek. Kirletmek.

İngilizce Spatter Türkçe anlamı, Spatter eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spatter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backwashes : Dalganın geri çekilmesi. Geriye gelen dalga. Sonraki etki. Geri yıkama. Sonuç. Dümen suyu. Olayın yankıları. İkincil etki. Ters yıkama.

Hopper : Doldurma hunisi. Besleme gözü. Bunker. Sıçrayan kimse. Silo. Çamur ve çöp mavnası. Dansçı. Besleme hunisi. Hoper.

Splash : Suya çarpmak. Cup diye düşmek. Şarlamak. Yağmak. (su) sıçratma. Şakırdamak. (su) sıçratmak. Yıkamak.

Bastardizes : Çarpıtmak saptırmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Alçaltmak. Saptırmak. Lekelenmek. Bozmak. Yozlaşmak.

Begriming : Pisletmek.

Slop : Kazara dökmek (sıvıyı). Ç.yemek artığı. Çamurlu suda koşmak. Taşmak. Ağzını şapırdatarak yemek. Taşırmak. Döküp saçmak. Suda yürümek. Lapa.

Cavorted : Tepinmek. Oynamak. Hoplayıp sıçramak. Zıplamak. Hoplamak.

Bespatter : İftira etmek. Leke sürmek. Çamurlamak. Çamur sıçratmak.

Befouled : Pisletmek. Kirli.

Dance : Oynamak. Dans ettirmek. Oynatmak. Oyun. Dans etme. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Eğlence. Danslı toplantı. Dans etmek.

Spatter synonyms : slush around, splosh, slosh around, dribbled, dispersion, attaints, dabblings, hopperings, distill, sprinkle, bad mouth, bounds, instill, capering, dropped, jump, bemired, hoppers, bespatters, slopped, befouling, bounce, bedaubed, fling dirt at somebody, begrimes, slosh, bemires, begrime, dabble, calumniate, bedaubs, capered, bastardise.

Spatter ingilizce tanımı, definition of Spatter

Spatter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to spatter a coat. To spatter boots with mud. To sputter. To sprinkle with a liquid or with any wet substance, as water, mud, or the like. To make wet of foul spots upon by sprinkling. To spatter the floor. To throw something out of the mouth in a scattering manner.