Kirletici nedir, Kirletici ne demek

Kirletici; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Kaza sonucu ya da doğal olarak ürünlere bulaşan, çevreye kaçan ve bunların niteliğini bozan özdek.

Kirletici ile ilgili Cümleler

  • Böyle kirleticiler çoğunlukla otomobil motorlarındaki yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır.
  • İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.

Kirletici anlamı, tanımı

Kirletici madde : Hava, su ve toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinde istenmeyen değişikliklere yol açan, sağlığa, yaşama, insan aktivitelerine veya diğer canlı mikroorganizmalara zarar verebilen yabancı maddeler

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bozan : Sürülmemiş,boz tarla. Sürülmemiş tarla. Afyon ilinde, Dazkırı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Afyon şehri, Şuhut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Kırık nahiyesine bağlı bir bölge. Eskişehir şehrinde, Alpu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ilinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya kenti, Arguvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kaçan : İnek işkembesi. Herhangi. Tapu senedi. Mısır (yeşil yaprakları ile). Ne zaman, ne vakit?. Ne zaman, ne zaman ki, her ne zaman, vaktâki, nasıl, ne suretle, ne vakit.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Bunla : Bunlar.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

 

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Kaça : Ne kadar bir para, değer karşılığında?.

Nite : Nasıl, niçin.

Boza : Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Eser.

Diğer dillerde Kirletici anlamı nedir?

İngilizce'de Kirletici ne demek ? : contaminant, pollutant