Kaça nedir, Kaça ne demek
Kaça; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.
"Kaça" ile ilgili cümle
- "Bu giysi kaça satılıyor?"
Yerel Türkçe anlamı:
Kaça?
Öteberi asmak için duvara ya da tavana tutturulmuş ağaç çengel.
Yüz, el ve ayaklarda olan benler.
Kaça tanımı, anlamı:
Kaça patlamak : Ne kadara mal olmak, fiyatı ne olmak?.
Kaça kaç : Kaç kaç. İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun.
Kaçacak delik aramak : Korku ile saklanacak yer aramak.
Kaçak : Av sırasında vurulamayan kuş. Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan. Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan. Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde. Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı. Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan.
Kaçak güreşmek : Politikada sık sık düşünce değiştirip esas amacını gizlemek. asıl konuya girmeksizin başka şeylerden söz etmek.
Kaçakçı : Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse.
Kaçaklık : Kaçak olma durumu.
Kaçamak : Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Bir şeyden kaçınma yolu. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma.
Kaçamak yapmak : Hoş görülmeyen şeyi gizlice ara sıra yapmak.
Kaçamak yol : Kişinin bir sorundan kendisini kurtarmak için gelişigüzel ileri sürdüğü özür.
Kaçamaklı : Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış).
Kaçan balık büyük olur : "elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür" anlamında kullanılan bir söz.
Kaçanı kovmazlar yıkılanı vurmazlar : "kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir" anlamında kullanılan bir söz.
Kaçanın anası ağlamamış : "tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış" anlamında kullanılan bir söz.
Kaçar : Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi.
Asker kaçağı : Askerlik ödevini yapmamak için asker ocağından ayrılan veya oraya gitmekten kaçan kimse.
Bizim gelin bizden kaçar tutar ellere başını açar : "bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder" anlamında kullanılan bir söz.
Elektrik kaçağı : Bir telden kaçan akım.
Elti eltiden kaçar görümceler bayrak açar : "eltiler birbirlerinden uzak dururlar, görümceler gelinlerle kavga ederler" anlamında kullanılan bir söz.
Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar ya zurnacıya : "evlenme çağındaki kızı, büyükleri uyarmazlarsa uygun olmayan birisiyle evlenir" anlamında kullanılan bir söz.
Okul kaçağı : Derslere girmeyip okul dışında vakit geçiren öğrenci, mektep kaçağı.
Pranga kaçağı : Azılı haydut.
Vergi kaçağı : Bildirimde bulunmama veya eksik bildirim sonucu ortaya çıkan vergi geliri kaybı.
Vergi kaçakçılığı : Vergi kaçırma işi.
Vergi kaçakçısı : Vergi kaçıran kimse.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak : Güç bir durumdan kurtulayım derken daha kötüsüyle karşılaşmak.
Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.
Değer : Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Üstün nitelik, meziyet, kıymet.
Kaçabık : Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz
Kaçabilme : Kaçabilmek işi.
Kaçabilmek : Kaçma olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "Yere kazılan derin hendeklerden ve sıçan yollarından kaçabilirlerdi." İ. O. Anar.
Kaçaburug : [kaçaburuk]: Çakılacak ağaç çiviler için ayakkabıların köselesinde delikler açmakta kullanılan sivri uçlu araç. (-Ankara) [kaçaburuk] : (-Uşak; -Bursa)
Kaçaburuğ : Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz
Kaçaburuk : Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz. [Bakınız: kaçaburug]
Kaçaç : Bulaşık (adam)
Kaçafan : Uçurum : Sığır kaçafandan düştü, parça parça oldu.
Kaçag : Kaçak
Kaçağan : Tavşan. Tutulmayan koyun: Bizimde iki tane kaçağanımız var. Av tutmayan evcil atmaca. Atın güzel olan yürüyüşü. Firarî, kaçkın. Kaçınan, uzaklaşmak isteyen
Kaça ile ilgili Cümleler
- O yaşlı adam elli yıldır kaçak içki imal etmekteydi.
- Ali Mary'yi gizlice evden kaçarken yakaladı.
- O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.
- Kaça mal olur?
- Bunun hepsi kaça mal oldu?
- Kaçabilirdin.
- Kaça mal olacağını ona peşinen sorsan iyi olur.
- Ali kaçaktı.
- Polis bu alanda kaçan bir hükümlüyü arıyor.
- Kaça mal oldu?
- Kaça mal olacak?
- Kaçabilirlerdi.
- Kaçabilirdik.
- Polis kaçan mahkumu kovaladı.
Diğer dillerde Kaça anlamı nedir?
İngilizce'de Kaça ne demek? : adv. how much?
v. salvo
v. escape, run away, run, desert, flee, slip off, slip, abscond, blow, bolt, make a bolt for it, break, break away, bunk, decamp, defect, elope, fade, fly, fly away, get away, go by, hook it, lam, lapse, leg it, nip off, pack up, pull out, retreat
Fransızca'da Kaça : à combien, à quel prix


Bu kısımda Kaça nedir? Kaça ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaça tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaça hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.