Kaçamak nedir, Kaçamak ne demek

  • Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
  • Bir şeyden kaçınma yolu.
  • Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer.
  • Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek.
  • Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan.
  • Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.

"Kaçamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir kaçamak noktası bularak..."
  • "Bununla beraber çok üzüntü içinde olduğunu da kaçamakla bana bakan gözlerinden anlıyordum." - A. Gündüz
  • "İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir." - A. Kulin
  • "Yatak odasında üzerindekileri çıkarırken boy aynasına kaçamak bir bakış fırlattı." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit çoban yemeği: Akşama kaçamak var.

Mısır unundan yapılmış olan püre

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Mısır unundan yapılmış olan ekmek*. (Seydali, İnönü -Eskişehir)

Bilimsel terim anlamı:

Kendisine soru yöneltilen kişinin kaçınması ya da açık bir yanıt bulamadığı için soruyu yanıtsız bırakarak geçiştirmesi durumu.

İngilizce'de Kaçamak ne demek? Kaçamak ingilizcesi nedir?:

evasion

Kaçamak anlamı, tanımı:

Kaçamak yapmak : Hoş görülmeyen şeyi gizlice ara sıra yapmak.

Kaçamak yol : Kişinin bir sorundan kendisini kurtarmak için gelişigüzel ileri sürdüğü özür.

 

Kaçamaklı : Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış).

Görülme : Görülmek işi.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Kaçınma : Kaçınmak işi.

Çobanlar : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

Barındırmak : Barınmasını sağlamak.

Saklamak : Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek. Gizli tutmak, duyurmamak. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. Birine vermek için ayırmak. Korumak, esirgemek. Elinde bulundurmak, tutmak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Sayıların ilki. Aynı, benzer.

Belli : Beli olan. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen.

Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.

Kaçamak göstermek : Savaşta, kuvvetli olduğu halde düşmanı aldatmak için kendini kaçar gibi göstermek

Kaçamak yanıt : Bir görüşmede ayırıcı özelliği saptanamayacak biçimde dile getirilen ya da geçiştirilen yanıt.

 

Kaçamak ile ilgili Cümleler

  • O, kaçamak cevap veriyor.
  • Kaçamak davranıyorsun.
  • O kaçamak bir cevap verdi.
  • Ali tekrar kaçamak oluyor.
  • Öğleden sonra kaçamak yaptık.
  • Sadece bir kaçamaktı.
  • Kaçamak yanıt verdi.

Diğer dillerde Kaçamak anlamı nedir?

İngilizce'de Kaçamak ne demek? : [Kacamak] adj. casual, evasive, furtive, running, stealthy, surreptitious

adv. casually

n. subterfuge, evasion, escapade, run, hanky-panky, loophole, shift

Fransızca'da Kaçamak : à la dérobée, furtif/ive, porte de derrière

Almanca'da Kaçamak : verstohlen, Ausflucht, Ausrede, Entschuldigung

Rusça'da Kaçamak : n. уклонение (N), увертка (F)

adj. тайный