Conserve türkçesi Conserve nedir

Conserve ile ilgili cümleler

English: Ali must conserve his strength.
Turkish: Ali gücünü korumak zorundadır.

English: Ali wanted to conserve water.
Turkish: Ali suyu korumak istedi.

English: Let's conserve our limited water resources.
Turkish: Sınırlı su kaynaklarımızı koruyalım.

English: Let's conserve our limited water supply.
Turkish: Sınırlı su kaynağımızı koruyalım.

English: We must try to conserve our natural resources.
Turkish: Doğal kaynaklarımızı korumaya çalışmalıyız.

Conserve ingilizcede ne demek, Conserve nerede nasıl kullanılır?

Conserved : Korunumlu. Muhafaza etmek. Korunan. Mahfuz. Korumak. Konservesini yapmak. Korunmuş.

Conserved part of wage : Ücrette dokunulmaz bölüm. İşçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi giderleri karşılığı eline geçen aylık ücretinden belirli bir orandan fazlasının adi borçlarına karşılık kesilememesi (yargıç kararıyla verilen nafakalar bu sınırlama dışındadır).

Conserver : Saklayan kimse. Muhafaza eden kimse. Koruyan kimse.

Conserves : Koruma altında tutmak. Konservesini yapmak. Şeker ile saklanan meyve. Korumak. Konserve. Muhafaza etmek. Reçel. Konserve yapmak.

 

Conservable : Saklanabilir. Çürümekten veya yok olmaktan korunabilir. Mevcut şekliyle korunabilir. Korunabilir.

Conservation of mass : Madde korunum yasası. Madde korunumu. Kütlenin sakımı. Kütle korunumu. Kütlenin korunumu. Bk. özdek korunumu yasası.

Conservation : Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Sahip çıkma. Sakınım. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Korunum. İdareli kullanma. Koruma. Dış çevreden yalıtılmış bir dizge ile ilgili kütle, erke, devinirlik gibi nicelikler toplamlarının etkileşimler sonucu değişikliğe uğramaması. Doğal çevrenin korunması. Muhafaza.

Conservation of natural resources : Doğal kaynakların korunması.

Conservation laws : Sakınım yasaları. Korunum kanunu. Elektrik enerjisinin değişmediğini ancak korunduğunu belirten fizik ilkeleri. Erke, kütle gibi niceliklerin kapalı bir dizge içinde toplam olarak aynı değerde kalması.

Conservational : Koruma ile ilgili. Bir şeyin saklanması ve korunması ile ilgili veya korunmasıyla tanımlanan.

İngilizce Conserve Türkçe anlamı, Conserve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conserve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cocooned : Bir kozada gibi bürünmüş veya bir koza gibiymişçesine sarınmış. Koza oluşturmak. Sarmak. İpekböceği kozası. Koza örmek. Koza.

Bring through : Tedavi etmek. Kurtarmak. İyileştirmek. Hayatını kurtarmak. -den kurtarmak. Kendine getirmek. Ayıltmak.

 

Conserving : Koruyucu. Koruyan.

Convoying : Katar. Birlikte gitmek. Yol arkadaşlığı. Konvoy. Refakat etmek. Eşlik etmek. Yoldaşlık etmek.

Forfending : Uzaklaştırmak. Savunmak. Yasaklamak. Savuşturmak. Engellemek. Atlatmak. Önlemek. Engel olmak.

Put up : Yiyeceği korumak. İstif etmek. Sunmak. Bahis oynamak. Kalmak. Adaylığını koymak. Arzetmek. Bir yana bırakmak. Misafir etmek.

Embower : Gölgelemek (ağaçlar). Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları). Gölgelemek. Gizlemek.

Canned foods : Konserve yiyecekler. Konserve ürünler. Konserve mamuller.

Be a father to : Göz kulak olmak. Öğüt vermek. Nasihat vermek. -e baba olmak (genellikle biyolojik). Bir baba gibi davranmak. Büyütmek.

Conserve synonyms : preserves, advocated, tinned, preserve, can, held, conserves, canned, forfended, advocate, convoy, bottled food, forfend, cocoon, confiture, canned goods, forfends, tinned food, jam, maintain, preserving, conserved, preserved, holds, canned food, keep, marmalade, cocoons, could, hold, convoyed, charm, buffer.

Conserve zıt anlamlı kelimeler, Conserve kelime anlamı

Waste : Atık. İşe yaramaz. İsraf. Artık madde. Sıkıcı. Güçten düşürmek. Saçıp savurmak. Kasvetli. Kıraç. Artık.

Conserve ingilizce tanımı, definition of Conserve

Conserve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To protect. To save. To keep in a safe or sound state. To preserve. Anything which is conserved. A confection. Especially, a sweetmeat prepared with sugar.