Conserver türkçesi Conserver nedir
- Koruyan kimse.
- Muhafaza eden kimse.
- Saklayan kimse.
Conserver ingilizcede ne demek, Conserver nerede nasıl kullanılır?
Conserve : Reçel. Koruma altında tutmak. Muhafaza etmek. Konservesini yapmak. Konserve. Konserve yapmak. Korumak.
Conserved : Korumak. Konservesini yapmak. Korunmuş. Korunumlu. Korunan. Mahfuz. Muhafaza etmek.
Conserved part of wage : Ücrette dokunulmaz bölüm. İşçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi giderleri karşılığı eline geçen aylık ücretinden belirli bir orandan fazlasının adi borçlarına karşılık kesilememesi (yargıç kararıyla verilen nafakalar bu sınırlama dışındadır).
Conserves : Konservesini yapmak. Korumak. Şeker ile saklanan meyve. Konserve. Muhafaza etmek. Reçel. Konserve yapmak. Koruma altında tutmak.
Conservable : Saklanabilir. Çürümekten veya yok olmaktan korunabilir. Mevcut şekliyle korunabilir. Korunabilir.
Conservational : Bir şeyin saklanması ve korunması ile ilgili veya korunmasıyla tanımlanan. Koruma ile ilgili.
Conservation of energy : Erke korunum yasası. Enerji sakınımı. Enerjinin korunumu. Enerji korunumu. Enerjinin sakımı. Erkenin yoktan var edilemediği, ya da var olan erkenin yok edilemeyip ancak bir başka türüne dönüştürülebilirliğini belirleyen yasa. Elektrik enerjisinin değişmediğini ancak korunduğunu belirten fizik ilkeleri.
Conservation laws : Korunum kanunu. Erke, kütle gibi niceliklerin kapalı bir dizge içinde toplam olarak aynı değerde kalması. Elektrik enerjisinin değişmediğini ancak korunduğunu belirten fizik ilkeleri. Sakınım yasaları.
Conservancy : Sahip çıkma. Koruma. Doğal kaynakları kontrol eden kuruluş. Muhafaza.
Conservation of mass : Madde korunum yasası. Kütlenin sakımı. Madde korunumu. Kütle korunumu. Kütlenin korunumu. Bk. özdek korunumu yasası.
İngilizce Conserver Türkçe anlamı, Conserver eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conserver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attender : Eşlik eden kimse. Katılımcı. Eşlik eden. Hizmet eden. Servis yapan. Yardım eden.
Shielder : Koruyan. Savunucu. Koruyucu.
Seer : Peygamber. Gören kimse. Falcı. Gaipten haber veren kimse. Geleceği gören. Kahin. Bilici.
Perceiver : Algılayan.
Mortal : Geçici. İnsanoğlu. Amansız. Beşer. Öldürücü. Ölümlü. Mortal. Ölümcül. İnsanlık.
Listener : Dinleyici. Dinleyen. Televizyon ve radyo izlencelerini işlikte ya da almaçtan izleyen kimse. Dinleyen kimse. Söylenen ya da çalınan şeyi dinleyen kişi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Söylenen ya da çalınan bir şeyi dinleyen kimse. radyo oyunlarının dinleyicisi gibi.
Discoverer : Bulucu. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Açımcı. Kaşif.
Annotator : Tefsirci. Yorumcu. Şerh koyan.
Audile : Kendisi açısından duymanın görmekten daha önemli sayıldığı kimse (psikoloji terimi).
Soul : Simge. Gönül. Esas. Canlılık. Zencilerle ilgili. Ruh. Öz. Maneviyat. Soul.
Conserver synonyms : noticer, eyeglass wearer, motile, shielders, someone, percipient, hider, visualiser, visualizer, person, informant, looker, witnesser, spotter, beholder, finder, guarder, individual, expert, viewer, spectator, somebody, hiders, auditor, hearer, watcher, commentator, witness, guarders.
Conserver ingilizce tanımı, definition of Conserver
Conserver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who conserves.

Bu kısımda Conserver kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conserver ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conserver anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conserver ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.