Konserve nedir, Konserve ne demek

Konserve; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek).
  • Bu yolla hazırlanmış yiyecek

"Konserve" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Konserve balık."

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gıdaların teneke kutu veya cam kavanoz gibi hermetik kaplarda ısı uygulamasıyla dayanıklı duruma getirilmesi.

İngilizce'de Konserve ne demek? Konserve ingilizcesi nedir?:

can, canned

Konserve hakkında bilgiler

Konserve, insanların besinleri, besin değerlerini kaybetmeden saklamak için geliştirdikleri bir yöntemdir. Batı dillerinde kullanılan konservatif (muhafazakar) kelimesi de buradan kaynaklanmaktadır.

Uygun olgunlukta hasat ediImiş meyve ve sebzeler tekniğine uygun olarak temizlenip ayıklanır ve haşlanır. Dolgu sıvısı içinde uygun kaplara doldurulup, hermetikli olarak kapatılır ve ısıl işlem uygulaması için dayanıklı hale getirilir (, sterilizasyon: Nicolas Appert). Kullanılan dolgu sıvısında yapılmış olan konserve çeşidine göre suyun yanında tuz, şeker, sitrik asit, askorbik asit vb. de kullanılabilir. Konserve üretiminde genel olarak teneke kutu ve cam kavanozlar kullanılır.

Konserve ile ilgili Cümleler

 
  • Bazen bir konserve açacağı olarak makas kullanırım.
  • Toptan konserve ürünler alırım.
  • Ali elektrikli konserve açacağını çalıştıramadı.
  • Ali her gün konserve ton balığı yediği için civa zehirlenmesi oldu.
  • Konserve açacağının nerede olduğunu biliyor musun?
  • Yeni konserve açacağım eskisinden daha sağlam, böylece umarım bezelyelerime kavuşmak artık 2 dakikamı almayacak.

Konserve anlamı, kısaca tanımı:

Kutu : Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap. İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz.

Konser : Sürekli gürültü. Sanatçıların müzik eserlerini bir topluluk önünde çalması veya söylemesi.

Sterilize : Kısırlaştırılmış. Arınık. Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.).

Zaman : Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

 

Biçim : Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Konserve kan nakli : Belirli bir süre saklandıktan sonra alıcıya verilen kan nakli işlemi.

Konserve yapımı : Elverişli nitelikteki hammaddenin ön işlemlerden sonra teneke kutulara, cam kavanozlara veya amaca uygun benzer kaplara doldurulması ve kapların hava almayacak biçimde hermetik kapatılması sonucu ısıl işlem uygulaması gibi temel işlemler.

Konserve yem : Çayır veya kültür yem bitkilerinin uygun biçimde hasat edilip kurutulması veya yeşil yem maddelerinin silaj yapılarak muhafaza edildiği yem.

Konserveci : Konserve yapan veya satan kimse.

Konservecilik : Konservecinin yaptığı iş.

Konservelerde f değeri : Sağlık açısından en riskli ve sıcaklığa en dayanıklı mikroorganizmalar baz alınarak belirlenen, konservelerin sterilizasyon aşamasında kullanılan değer.

Diğer dillerde Konserve anlamı nedir?

İngilizce'de Konserve ne demek? : [Konserve (die) ] n. preserves, food that has been specially treated in order to prevent spoilage; conserves, fruit preserved in sugar

adj. canned, tinned

n. canned food, bottled food, preserves, preserve

Fransızca'da Konserve : en conserve

Almanca'da Konserve : n. Konserve

Rusça'da Konserve : n. консервы (PL)