Bring through türkçesi Bring through nedir

Bring through ingilizcede ne demek, Bring through nerede nasıl kullanılır?

Bring : Belirtmek. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Getirmek. Neden olmak. Doğurmak. Ayıltmak. İkna etmek. Kandırmak. Vermek (ceza).

Through : Arasından. Aracılığıyla. Sayesinde. Boyunca. Vasıtasıyla. Nedeniyle. İçinden. Her yanına. Başarılı bir sonuca. Üzerinden.

Bring into the world : Babası olmak. Dünyaya getirmek. Doğurmak. Yaratmak. Üretmek.

Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.

Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.

Bring about : Beraberinde getirmek. İleri sürmek. Neden olmak. Meydana getirmek. Yol açmak. Husule getirmek. Orsa alabanda etmek (gemi). Sebep olmak. Ortaya çıkarmak. Gerçekleştirmek.

İngilizce Bring through Türkçe anlamı, Bring through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nursed : Bakılmak. Bakıcılık yapmak. Kafaya takmak. Özen göstermek. İlgilenmek. Bakmak. Dert etmek. Emzirmek. Kollarına almak.

Absolve : Beraat ettirmek. Aklamak. Arılamak. Bağışlamak. Temize çıkarmak. Suçunu bağışlamak. Allah adına günahı affetmek. Affetmek. Tenzih etmek.

 

Better : Düzeltmek. Daha iyi şekilde. İyileşmek. Daha iyi bir hale getirmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha yakşı. Geliştirmek. Islah etmek. Daha iyi.

Ameliorated : Geliştirmek. Ondurmak. İyileşmek. Abat eylemek. Islah etmek. Gelişmek. Düzelmek. Düzeltmek.

Nurse : Beslemek. Özen göstermek. Bakılmak. Dert etmek. Hastabakıcılık yapmak. Bakıcılık yapmak. İlgilenmek. Kollarına almak. Hemşire.

Remedied : Çözüm getirmek. Çare. Deva. Düzeltmek. Çare bulmak. Gereğine bakmak. İyi etmek. Onarmak. Sağaltmak.

Bailed : Kefaletle serbest bırakılmış. Emanet etmek. Tevdi edilmiş. Teminat olarak verilmiş. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefaletle serbest bırakmak.

Bring home to : İkna etmek. Uyandırmak. Gerçekleri görmesini sağlamak.

Physic : Fizik bilimi. Hekimlik. Tıp bilimi. Doktorluk. İlaç. İlaç vermek. Eski müshil. Müshil vermek. Tıp.

Clean up : Temizlemek. Bitirmek. Düzeltmek. Kırmak. Yoluna koymak. Pırıl pırıl yapmak. Kazanmak (çok para). Vurgun vurmak. Temizlik yapmak.

Bring through synonyms : brought through, bring off, cocoons, convoy, amend, remedy, brought off, physicked, cleanse, soberest, advocated, clears, remedying, cicatrise, charm, buffer, bring somebody to his senses, conserved, betters, ameliorate, amended, resuscitate, sober up, nurses, cicatrized, relieve of, conserve, convoying, cleared, absolved, absolving, convoyed, resuscitates.