Through türkçesi Through nedir
- Aracılığıyla.
- Sayesinde.
- Yolu ile.
- Sürmek.
- Boyunca.
- -den geçerek.
- Arasından.
- Yoluyla.
- Baştan başa.
- Kanalıyla.
- Son.
- Süresince.
- Başından sonuna dek.
- Üzerinden.
- Her yanında.
- Vasıtası ile.
- Başından sonuna kadar.
- İçeriye.
- Vasıtasıyla.
- Orasında burasında.
- Her yanına.
- Yüzünden.
- İçinden.
- Bir uçtan bir uca.
- Başarılı bir sonuca.
- Nedeniyle.
Through ile ilgili cümleler
English: A beam of sunlight came through the clouds.
Turkish: Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.
English: A band led the parade through the city.
Turkish: Bir grup kentin içinden geçit açtı.
English: A ball flew in through the window.
Turkish: Bir top uçarak pencereden içeri girdi.
English: "How did you get in here?" "I climbed in through the window."
Turkish: "Buraya nasıl girdin?" "Pencereden tırmandım."
English: A baseball came flying through the window.
Turkish: Bir beyzbol topu pencereden uçarak geldi.
Through ingilizcede ne demek, Through nerede nasıl kullanılır?
Through an experiment : Deney boyunca.
Through an oversight : Dikkatsizlikle. Dikkatsizlik sonucu. Yanlışlıkla.
Through and through : Baştan başa. Bütün bütün. Tepeden tırnağa. Su katılmadık. Tekrar tekrar gözden geçirerek. Sapına kadar. Baştan aşağı. Tümüyle. Tamamen. Her yönden.
Through bill of lading : Kara yolundan sonra yapılacak deniz taşımacılığı için düzenlenen gönderim belgesi. Üst üste taşıma konşimentosu. Baştan başa konşimento. Doğrudan konşimento. Tek gönderim belgesi. Tek konşimento.
Through bill of loading : Çoğunlukla ilk taşıtıcı tarafından düzenlenen gerek deniz ve gerekse karada bir yerden başka bir yere götürülecek mal için alıcısına verilen belge. Tek yük belgesi.
Through connection delay : Santral bağlaşım gecikmesi. Santral bağlantı gecikmesi.
Through the agency of : Aracılığı ile. Vasıtasıyla. Sayesinde. Aracılığıyla. Aracılık.
Through road : Geçiş yolu.
Through service : Yolcunun uçak değiştirmesini gerektirmeyen sefer. Aktarmasız sefer.
Through flight : Aktarmasız uçuş. Direkt uçuş.
İngilizce Through Türkçe anlamı, Through eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Burgeon : Filizlenmek. Tomruk. Tomurcuk. Tomurcuklanmak. Filiz. Gelişmeye başlamak. Filiz vermek.
Right along : Boyuna. Bütün vakit. Başından beri.
Done : Aldatılmış. Kabul edilebilir. Sona ermiş. Çok yorgun. Bitkin. Tamam. Olmuş. Bıkmış. Uygun. Yapılmış.
Bedaubed : Kirletmek. Sıvamak. Lekelemek. Bulaştırmak. Bulamak. Karalamak.
Vias : Tarikiyle. Kanal.
Bedaub : Bulamak. Sıvamak. Lekelemek. Karalamak. Bulaştırmak. Kirletmek.
Head over heels : Tepesi üstü. Tepetaklak. Gırtlağına kadar. Sırılsıklam. Adamakıllı. Tepetakla. Tepetaklak perende atma. Tamamen. Tepeden tırnağa.
In consequence of : Dolayısıyla. Hasebiyle. Sonucu olarak. Sebebiyle. Dolayısı ile. Binaen. Neticesinde. Sonucunda.
All along the line : Öteden beri. Sıra boyunca. Her evresinde. Başından başlayarak. Her noktada. Yol boyunca. Her evrede. Her yönden. Her işte.
Finished : Bitmiş. Bitirilmiş. Cilalı. Mafiş. Tamam. Tam. Tamamlanmış. Sona ermiş. Bitik. Mükemmel.
Through synonyms : through with, throughout, from within, over, from beginning to end, from between, aftermath, banishes, be in progress, as long as, burgeoned, applies, because of that, because of the fact that, cum, by means of, abrupt, indoors, closer, in the course of, by the agency of, as a means of, thro, crucial, all through, across, along with, inside, wherethrough, from among, conclusory, conclusive, around.
Through zıt anlamlı kelimeler, Through kelime anlamı
Unfinished : Noksan. Yarım. Cilasız. Bitmemiş. Kaba. Bitirilmemiş. Yarım kalmış. İşlenmemiş. Terbiye edilmemiş. Tamamlanmamış.
Indirect : Dolaylı. Aktarmalı. Vasıtalı. Kinayeli. Endirekt. İmalı. Doğru olmayan. Dolaşık. Aldatıcı.
Through ingilizce tanımı, definition of Through
Through kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Into and out of at the opposite, or at another, point. Complete. A ball passes through the side of a ship. From one surface or limit of, to the opposite. A through train. Also, admitting of passage through. A through ticket. As, a through bridge. Thorough. As, a through line. From end to end of, or from side to side of. Going, extending, or serving from the beginning to the end. As, to bore through a piece of timber, or through a board. As, to pierce a thing through. From one end or side to the other. Going or extending through.

Bu kısımda Through kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Through ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Through anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Through ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.