Better türkçesi Better nedir

Better ile ilgili cümleler

English: "It's better to die on your feet than to live on your knees." "Then why are you still alive?"
Turkish: "Dik durarak ölmek, dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir." "O halde neden hala hayattasın?"

English: "Tom will pay you all the money I owe you." "You'd better hope so."
Turkish: "Tom sana borçlu olduğum tüm parayı sana ödeyecek." "Sen öyle san."

English: "I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Turkish: "Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur."

English: "I have a terrible tooth-ache." "You'd better see a dentist at once."
Turkish: "Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur"

English: "I think Belgium is a better team and will win the match tomorrow." "Maybe so."
Turkish: "Sanırım Belçika daha iyi bir takımdır ve yarın maçı kazanacak." "Belki öyle."

Better ingilizcede ne demek, Better nerede nasıl kullanılır?

Better and better : Gittikçe daha iyi.

Better be on the safe side : Kendini emniyete almak. Daha sonradan acısını çekmektense önden önlemini almak. İhtiyatlı davranmak.

 

Better half : Karı. Eş. Hayat arkadaşı.

Better hand : Altın eller. Becerikli eller. İşi iyi bir şekilde yerine getirebilen eller.

Better homes and gardens : Evle ilgili konular (iç dekorasyon, bahçe işleri, yemek pişirme, aile vs) içeren aylık bir amerikan dergisi. Daha iyi evler ve bahçeler.

Better off : Daha zengin. Daha iyi durumda. Daha varlıklı.

Better than : -den daha iyi.

Better quality : Daha iyi. Daha iyi kalite.

Better late than never : Geç olsun güç olmasın. Geç olsun da güç olmasın. Geç olması hiç olmamasından iyidir. Hiç olmamaktansa varsın geç olsun. Geç olsun ama güç olmasın.

Better loved : Daha çok sevilen.

İngilizce Better Türkçe anlamı, Better eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Better ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat : Dövmek. Açmak (yol). Çırpmak. Vuru. Vurmak. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Alt etmek (argo terim). Çırpma. Çalmak (davul).

Regenerate : Yeniden can vermek. Yeniden kazanmak. Yeniden hayat vermek. Rejenere etmek. Canlandırmak. Yeniden oluşmak. Yenilemek.

Bounce back : Kendini toplamak. Kendini toparlamak. Durumu iyiye gitmek. Toparlanmak.

Atop : Üstüne. Üstte. Üstün. Üzerinde. Üzerine. Üstünde. Tepede.

Carrying forward : Devam etmek. Nakletmek (hesap).

Ameliorating : Düzelmek. Ondurmak. Abat eylemek.

Blow over : Bitmek. (ilgisi) sönmek. Dinmek (fırtına). Dinmek. Unutulmak. (ilgisi) bitmek. Sona ermek. (ilgisi) dağılmak. Sorunsuz atlatmak.

 

Improved : Geliştirilmiş. Düzelmiş. Gelişmiş. İlerlemiş. İyileşmiş. Yenilenmiş. Düzeltilmiş. Islah edilmiş. İyileştirilmiş.

Bowdlerizes : Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürlemek. Sansürden geçirmek. Sansür uygulamak. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Uygunsuz kısımları çıkarmak.

Cultivates : Dostluğunu kazanmak. İşlemek. Dostluğunu ilerletmek. Yetiştirmek. Tarlayı sürmek. Ekmek. Toprağı işlemek. Gayret etmek.

Better synonyms : chasten, come along, chast, adjusts, civilising, bring through, all the better, regenerates, furthers, correct, cicatrise, corrects, civilise, improve, rather, bowdlerising, bring on, betters, amending, preferable, be mentioned, arrange, cicatrize, boom, beats, bettering, drive on, amended, further, blossom out, ahead of, atop of, a cut above.

Better zıt anlamlı kelimeler, Better kelime anlamı

Worse : Daha kötüsü. Daha çok. Kötü. Daha kötü. Beter. Daha kötü şey. Daha da kötüsü. Daha fena. Beteri. Daha hasta.

Better ingilizce tanımı, definition of Better

Better kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To increase the good qualities of. As, a better man. With more skill and wisdom, courage, virtue, advantage, or success. To improve or ameliorate. To improve. Advantage, superiority, or victory. A better house. Usually with of. Having good qualities in a greater degree than another. One who bets or lays a wager. Veterans fight better than recruits. As, Henry writes better than John. In a superior or more excellent manner. A better physician. As, to get the better of an enemy. To become better. A better air.