Forgave türkçesi Forgave nedir
- Affeylemek.
- Kusuruna bakmamak.
- Silmek.
- Affetmek.
- Bağışlama.
- Bağışlanma.
- Bahşetmek.
- Bağışlamak.
Forgave ile ilgili cümleler
English: Ali forgave Mary for losing all his money.
Turkish: Ali bütün parasını kaybettiği için Mary'yi affetti.
English: Ali forgave you.
Turkish: Ali seni affetti.
English: Ali forgave Mary.
Turkish: Ali Mary'yi affetti.
English: Ali forgave Mary on his deathbed.
Turkish: Ali Mary'yi ölüm döşeğinde affetti.
English: Ali forgave me.
Turkish: Ali beni affetti.
Forgave ingilizcede ne demek, Forgave nerede nasıl kullanılır?
Forgave each other : Birbirini bağışlamış. Makyaj yapmış. Uydurmuş. Birbirine üzgünüm demiş.
Forgather : Toplanmak. Bir araya gelmek. Rastlamak.
Forgathered : Bir araya gelmek. Toplanmak. Rastlamak.
Forgathering : Rastlamak. Bir araya gelmek. Toplanmak.
Forgathers : Toplanmak. Rastlamak. Bir araya gelmek.
Forge a check : Bir çek üzerinde ismini yanlış şekilde imza etmek.
Forge : Taklidini yapmak. Yaratmak (edebi). Yapmak. Sahtesini yapmak. Uydurmak. İlerlemek. Demir dövmek. Düzenlemek. Demir işlemek. Dövmek.
Forge bellows : Demirci körüğü.
Forge weld : Dövme kaynağı. Dövme kaynak yapmak.
Forge ahead : Hızla ilerlemek. Gittikçe başarılı olmak. Sağlam adımlarla ilerlemek. Yarışta en ileriye geçmek. Öne geçmek. İlerlemek. Yarışta başa geçmek.
İngilizce Forgave Türkçe anlamı, Forgave eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forgave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Excuse : İzin vermek. Mazur görmek. Özür. Haklı çıkarmak. Hoşgörmek. Bahane. Muaf tutmak. Göz yummak.
Concedes : Kabullenmek. Teslim etmek. Kabul etmek. İtiraf etmek. Uygun bulmak. Ödün vermek. Vermek. Bırakmak. Kabul etmek zorunda kalmak.
Absolving : Arılamak. Allah adına günahı affetmek. Temize çıkarmak. Aklamak. Suçunu bağışlamak. Tenzih etmek. Kurtarmak. Beraat ettirmek.
Grant : Onaylamak. Bağış. Hibe. Yerine getirmek. Kabul etmek. Burs. Feragatname. Nasip. Vermek.
Donation : İane. Bir kişinin malını karşılıksız olarak bir başka kişiye vermesi. Vakıf. Atiyye. Bağış. Hediye. Hibe. Ata. Teberru.
Bequests : Teberru. Vasiyet. Kalıt. Vasiyetle bırakma. Menkul vasiyeti. Muayyen mal vasiyeti. Miras. Vasiyetname ile bırakılan bağış.
Blank : Açık yer. Yazısız kağıt. Boşluk. Boş yer. Feshetmek. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş. Çıkarmak. Sövmek.
Cross out : Karalamak. Çizmek. Kalem çekmek. Üstünü çizerek iptal etmek. Listeden silmek. Üstünü çizmek. Çizdirmek.
Donations : Hayrat. Bağış. Hibe. Yardım.
Pardon : Aman. Hayatını bağışlamak. Mazur görmek. Özür. Affetme. Mağfiret. Af. Geçirim.
Forgave synonyms : endowments, expose, desert, awarding, endowment, conceded, confers, justify, clear delete, remit, condoned, endowing, dismisses, absolve, bestowing, cancels, cancel, condoning, desolate, act of grace, abandon, bestowed, maroon, forgivingness, absterge, blot out, assoil, crouch, blankest, contribute, bestow, saves, disengage.
Forgave zıt anlamlı kelimeler, Forgave kelime anlamı
Blame : Suçlamak. Sorumlu tutmak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suçu birinin üstüne atmak. Sorumluluk. Suç. Kınamak. Kabahat. Ayıplamak. Kınama.
Enforce : Güçlendirmek. Zorla elde etmek. Tatbik etmek. Zorla kabul ettirmek. Mecbur etmek. Zorla kabul etmek. Sözünü geçirmek. Dayatmak. Uygulamak. Yürütmek.

Bu kısımda Forgave kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forgave ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forgave anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forgave ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.