Blame türkçesi Blame nedir
- Suç.
- Kınama.
- Suçlama.
- Suçu birinin üstüne atmak.
- Suçlamak.
- Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu.
- Sorumluluk.
- Ayıplamak.
- Kınamak.
- Sorumlu tutmak.
- Kabahat.
Blame ile ilgili cümleler
English: Ali can't blame anyone but himself.
Turkish: Ali kendinden başka kimseyi suçlayamaz.
English: 'Managing' simply means taking the blame for everyone's mistakes.
Turkish: 'Yönetme' sadece herkesin hataları için suçlamayı üstlenme anlamına gelir.
English: Ali can't blame Mary for being angry.
Turkish: Ali kızdığı için Mary'yi suçlayamaz.
English: Ali can blame no one but himself.
Turkish: Ali kendinden başka hiç kimseyi suçlayamaz.
English: Ali always tries to blame someone else for his failures.
Turkish: Ali hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.
Blame ingilizcede ne demek, Blame nerede nasıl kullanılır?
Blame for : -den sorumlu tutmak.
Blame on : Birisini suçlamak.
Blame oneself : Kendini suçlamak.
Be to blame for : Suçlusu olmak.
Bear the blame for : -in töhmeti altında kalmak. Suçunu üzerine almak.
Put the blame on : Suçu üstüne atmak. Suçu -e yüklemek. Suçu yüklemek. Sorumlu tutmak. Suçlamak.
Beyond all blame : Bütün suçlamalardan uzak.
Throw the blame on : Yüklemek.
Cast blame on : - için sorumlu tutmak. Suçlamak.
Bear the blame : Suçu üstlenmek. Sorumluluğu üstlenmek. Kabahati üzerine almak.
İngilizce Blame Türkçe anlamı, Blame eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Culpability : Suçluluk. Kusurluluk. Kusur.
Animadversions : Eleştirme. Sitem. Tenkit. Eleştiri.
Arraigned : Mahkemeye vermek. Kusur bulmak.
Commitment : Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Hapis hükmü. Vaat. Teslim etme. Havale. Üstlenme. Sadakat. Bağlantı. Bağlılık. Yüklenme.
Anathematized : Yasaklamak. Lanetlemek. Aforoz etmek. Afaroz etmek. Kiliseden aforoz etmek.
Demeriting : Suçlanabilir davranış. İhtar. Kusur. Tembih. Hata. Uyarı. İhtar (okulda).
Demerits : Hata. Suçlanabilir davranış. Kusur. Uyarı. İhtar. Tembih. İhtar (okulda).
Cast blame on : - için sorumlu tutmak.
Anathematize : Aforoz etmek. Lanetlemek. Yasaklamak. Afaroz etmek. Kiliseden aforoz etmek.
Error : Yanılma. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Hata. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler. Günah. Dalalet. Yanlış. Sayılamada dikkatsizlik ya da unutkanlık yüzünden hesaplama işlemlerinde, verilerin yorumlanmasında yapılan yanlışlık. Falso.
Blame synonyms : animadverted, duty, censures, custody, accountableness, fault, dispraised, criminalness, criminality, accusing, accusal, allegation, delict, demerit, bring an accusation against somebody, engagement, errors, censuring, complaint, chides, accountability, castigated, answerableness, arraign, criminalities, accuses, castigate, arraigning, crimes, burden, charging, censure, condemning.
Blame zıt anlamlı kelimeler, Blame kelime anlamı
Absolve : Kurtarmak. Aklamak. Allah adına günahı affetmek. Beraat ettirmek. Bağışlamak. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Suçunu bağışlamak. Affetmek. Arılamak.
Praise : Hamdetmek. Methetmek. Şükran. Övmek. Methiye. Övgü. Şükretmek. (allah'a) hamdetmek. Gururunu okşamak. Övgüyle söz etmek.
Blame ingilizce tanımı, definition of Blame
Blame kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To express disapprobation of. To reproach. To censure. Imputation of fault. To find fault with. Censure. An expression of disapprobation fir something deemed to be wrong.

Bu kısımda Blame kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blame ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blame anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blame ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.