Suç nedir, Suç ne demek
"Suç" ile ilgili cümleler
- "Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı?" - R. H. Karay
Yerel Türkçe anlamı:
[Bakınız: suş]
Hukuki terim anlamı:
cürüm.
Sosyoloji'deki anlamı:
Bir toplumda haksız sayılıp, yazılı-yazısız kurallarla yasaklanan ve yaptırımlara bağlanan davranış ve eylem.
Devletçe yasalarla tanımlanıp yaptırıma bağlanmış olan kurallara aykırı davranış.
İngilizce'de Suç ne demek? Suç ingilizcesi nedir?:
crime
Fransızca'da Suç ne demek?:
délit
Suç hakkında bilgiler
Suç, yanlış ya da zararlı olduğu için yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılan davranış. Hukuki anlamda suç, bir toplumdaki hukuki kurumlar tarafından ceza veya güvenlik tedbiri yaptırımına bağlanmış fiildir. Suçu gerçekleştiren kişiye suçlu denir.
Hukukî anlamda bir kimsenin suçlu kabul edilebilmesi için suçun o kimse tarafından işlendiğinin hukukî süreçler sonucunda ispatlanması gerekir. Suçlu olabileceği düşünülen kişi "şüpheli", bir suçlama ile mahkemeye sevk edilen kişi "sanık" sıfatını taşır. Yargıç kararı ile tutuklarevine alına kişiye "tutuklu", yargılama süreci sonunda suçlu olduğu hükmüne varılarak cezalandırılan kimseye ise "hükümlü" (mahkum) denir.
Suç ile ilgili Cümleler
- Suç azalıyor.
- Dedektif suç inceliklerini anlamaya çalıştı.
- Polisin iğrençliği yüzünden kentin suç oranı yüksektir.
- Bu bir suç.
- Suç artmakta.
- O, yakalanmadan nasıl suç işleyeceğini biliyor.
- Ali herhangi bir ciddi suç işlemedi.
- Bu çok ciddi bir suç.
- Suç artmaktadır.
Suç anlamı, kısaca tanımı:
Suç işlemek : Yasaya, töreye aykırı bir davranışta veya harekette bulunmak.
Suç olmak : Suç sayılmak.
Suçundan geçmek : Suçunu bağışlamak.
Suçunu bağışlamak : Bir kimseye işlediği suçun cezasını vermemek.
Suç aleti : Suçun işlendiği alet veya suçun işlenmesinde söz konusu olan alet.
Suç bilimi : Toplumsal bir olgu olarak suç ve suçluluğu inceleyen bilim, kriminoloji.
Suç duyurusu : İşlenen suçu resmî makamlara bildirme, duyurma.
Suçüstü : Suç işlerken. Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç.
Suç yükleme : Birine suç atma.
Meşhut suç : Suçüstü.
Organize suç : Çeşitli kişi ve örgütlerce planlanıp işlenen suç.
Taksirli suç : Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan, istemeyerek gerçekleştirilen suç.
Yüz kızartıcı suç : İnsanlık onuruna yakışmayan suç.
Disiplin suçu : Eğitim ve iş hayatında bir kimsenin disiplin yönetmeliğine aykırı davranışı.
İnsanlık suçu : İnsanlığa karşı işlenen kabahat.
Tart suçu : Disiplin suçuyla belli süreler için okuldan veya meslekten uzaklaştırılma.
Ahlak : Huylar. Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre.
Aykırı : Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
Cürüm : Yanlışlık, kusur veya hata. Suç.
Suç alışkını : Bir suçtan kesin yargı giydikten sonra, yasanın gösterdiği süre içinde yeniden bir ya da bir kaç suç işleyen kişi.
Suç basırmah : Suç saklamak.
Suç bölgesi : Suç sayılan eylem ve davranışların oranının yüksek olduğu genellikle kentsel yerleşme bölgesi.
Suç dilemek : Suçunu itiraf epip af dilemek, özür dilemek, suçunun bağışlanmasını istemek.
Suç duyurusunda bulunmak : ilgiliye, ilgili makama suçu bildirmek.
Suç etmek : Suçlu olduğunu ileri sürmek.
Suç kılmak : Günah işlemek, suç işlemek.
Suç önleme çelişkisi : Bir ülkede yasal olmayan iktisadi etkinlikleri engellemeye yönelik önlemlerin, söz konusu etkinliklerde bulunan bireylerin gelirlerinde bir düşüşe neden olmasına bağlı olarak, bir süre sonra yasal olmayan etkinliklere ayrılan süre veya suç sayısını artırdığı durum.
Suç uydurma : İşlenmediğini bildiği bir suçu, türe orunlarına ya da tüze yetkililerine bildirmekle görevli olan bir kata, işlenmiş gibi duyurma ya da ortada olmayan bir suçun belirtilerini uydurma.
Diğer dillerde Suç anlamı nedir?
İngilizce'de Suç ne demek? : [suc (m) ] n. juice; sap (Botany)
n. fault, offence [Brit.], offense, guilt, crime, sin, wrong, blame, caper, criminality, culpability, delict, delinquency, error, felony, irregularity, Job, misdeed, misdemeanor, misdemeanour [Brit.], rap, transgression
Fransızca'da Suç : délit [le], faute [la], crime [le], péché [le]
Almanca'da Suç : n. Delikt, Schuld, Straftat, Sünde, Täterschaft, Verbrechen, Vergehen
Rusça'da Suç : n. вина (F), ошибка (F), виновность (F), грех (M), проступок (M), преступление (N), правонарушение (N), провинность (F)


Bu kısımda Suç nedir? Suç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Suç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Suç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.