Suçüstü nedir, Suçüstü ne demek

Suçüstü; bir hukuk terimidir.

  • Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç
  • Suç işlerken.

"Suçüstü" ile ilgili cümle

  • "Oynadığı kumlukta suçüstü yakalanan bir çocuk ürkekliğiyle kaçıvermiş, ortadan kayboluvermiştir." - N. F. Kısakürek

Suçüstü hakkında bilgiler

Suçüstü ya da meşhut suç, işlendiği sırada ya da işlendikten hemen sonra ortaya çıkarılan suç.

İkinci durumda suçüstünden söz edilebilmesi için suçun yeni işlenmiş olması, failin suçu işledikten hemen sonra kovalanarak yakalanmış olması ya da failin suçu kısa bir süre önce işlediğini gösteren nesne ya da izlerle yakalanmış olması gerekir. Yasalar kolluk kuvvetlerinin yanı sıra suçtan zarar görenlere ve tanıklara da suçüstünde rastladıkları kişileri yakalama yetkisini vermiştir. Suçüstünde bütün iz ve eserler ile fail ortada olduğundan, suçun yargılanması için uzun bir hazırlığa ve araştırmaya gerek yoktur. Bunun sonucu olarak çeşitli ülkeler suçüstü yargılaması için özel yargılama kuralları kabul etmişlerdir.

Suçüstü ile ilgili Cümleler

  • Hırsız suçüstü yakalandı.
  • Suçüstü yakalandılar.
  • Ali suçüstü yakalandı.
  • Suçüstü yakalandı.
  • Polis onu suçüstü yakaladı.
  • Polis yankesiciyi suçüstünde yakaladı.
  • Polis adamı suçüstü yakaladı.
  • Polisler hırsızı suçüstü yakaladı.
  • O bir kolyeyi çalmaya çalışırken suçüstü yakalandı.
 

Suçüstü anlamı, tanımı:

Yakalama : Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.

Suçüstü yakalamak : Suç işleyeni suçu işlediği sırada veya hareketinden çok az önce yakalamak.

Suçüstü mahkemesi : Failin suçüstü yakalandığı durumlarda duruşmasının görüldüğü mahkeme, meşhut cürümler mahkemesi.

Cürmümeşhut : Suçüstü.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

İkinci : Değer ve kalitece birinciden sonra gelen. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. İki sayısının sıra sıfatı. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Fail : Eden, yapan, işleyen. Özne. Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.

Suç : Yasalara aykırı davranış, cürüm. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.

Diğer dillerde Suçüstü anlamı nedir?

İngilizce'de Suçüstü ne demek? : adj. red handed

Fransızca'da Suçüstü : en flagrant délit

Almanca'da Suçüstü : auf frischer Tat