Delinquency türkçesi Delinquency nedir
- Suçluluk.
- Görevi ihmal etme.
- Herhangi bir toplumsal görevi yapma ya da bir yasağa uymada bireyin başarısız kalması, toplumsal bir yükümlülüğe aykırı davranması durumu.
- Hata.
- Kabahat.
- Kötüye kullanma.
- İhmal.
- Suç işleme (çocuklarda).
- Suça sürüklenme.
- Suç işleme.
- Kurallara uymama.
- Borçların ödenmemesi.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Suç.
Delinquency ingilizcede ne demek, Delinquency nerede nasıl kullanılır?
Delinquency area : Suç sayılan eylem ve davranışların oranının yüksek olduğu genellikle kentsel yerleşme bölgesi. Suç bölgesi.
Delinquency ratio : Temerrüt oranı. (ekonomi) bir şirketin toplam borçları ile ödenmemiş olan borç veya vergileri arasındaki oranı.
Juvenile delinquency : Çocuk suçluluğu. Çocuğun suç işlemesi. Çocuk suçları. Gençlik suçluluğu. Reşit olmayanın suçluluğu. Yaş bakımından yasalar önünde daha ergin sayılmayan gençlerin toplum kurallarına aykırı eylemlerde bulunmaları durumu.
Delinquencies : Suça sürüklenme. Hata. Görevi ihmal etme. Suç. Suç işleme. İhmal. Suçluluk. Kurallara uymama. Kabahat. Borçların ödenmemesi.
Delinquent : Zamanında yapılmayan ödeme. Geciktirilmiş. Suç işleyen. Çocuk suçlu. İhmalcilik. Borçlarını ödememiş. Görevini yerine getirmeyen. Suçlu. Mücrim. Suç işleyen (çocuk).
Delinquent account : Açık hesap. Gecikmiş cari hesap.
Delinquently : Geciktirilmiş bir şekilde. Hatalı bir şekilde. Geciktirilmiş olarak. İhmalkar bir şekilde.
Juvenile delinquents : Çocuk suçlular. Çocuk suçlu.
Juvenile delinquent : Suçlu çocuk. Çocuk suçlu.
Delinquent child : Suçlu çocuk. İçinde yaşadığı toplumun gelenek ve törelerine karşı koyan çocuk. sürekli olarak yasaları çiğneme eğilimi gösteren çocuk. okul ya da benzeri eğitim kurumlarının koyduğu kurallara uymamakta direnerek sık sık suç işleyen çocuk.
İngilizce Delinquency Türkçe anlamı, Delinquency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Delinquency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Debt : Borçlu olma. Alacak. Borçlanma. Matlup. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Zimmet. Verecek. Sözleşmede üstlenilen yükümlülük. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük.
Crimes : Cinayet romanı. Aptallık. Yüz karası. Sabıka. Cinayet.
Booboos : Yanlış. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır). (argo) hata.
Committal : Cezaevine gönderme. Taahhüt. Teslim etme. Hapse atma. Teslim etmek. Söz. Sevketme. Akıl hastanesine gönderme. Hapse gönderme.
Blameworthiness : Ayıplık. Sorumlu tutulabilme durumu. Suçluluğu hak etme durumu. Suçlu tutulabilme durumu. Sorumlu tutulabilirlik.
Error : Falso. Dalalet. Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Yanlışlık. Yanılgı. Günah. Yanlış. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler.
Age group : Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Yaş kümesi.
Boner : Büyük gaf. Gaf. Filmdeki çekim hataları. Aptalca hata. Büyük hata. Erekte olmuş penis. Ereksiyon. Pot. Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü.
Embezzlement : Yolsuzluk. Zimmetine geçirme. Güveni kötüye kullanma. Zimmet suçu. Zimmete para geçirme. Aşırtı. İhtilas. Zimmete geçirme. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Delinquency synonyms : willful neglect, delinquencies, misbehavior, misbehaviour, fault, defiling, criminal neglect, malfeasance, misemployment, commitment, boners, exploitations, age grade, adaptive behavior, faults, culpableness, culpa, fauxpas, manipulation, acculturation, neglect, dereliction, criminality, achievement motive, broch, negligence, default, aesthetic, booboo, feloniousness, culpability, culpae, dereliction of duty.
Delinquency zıt anlamlı kelimeler, Delinquency kelime anlamı
Payment : Vergin. Tediye. Karşılık. Ücret. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Maaş. Borcu ödeme.
Delinquency ingilizce tanımı, definition of Delinquency
Delinquency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A misdemeanor. Failure or omission of duty. A crime. A misdeed. An offense. A fault.

Bu kısımda Delinquency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Delinquency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Delinquency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Delinquency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.