Crimes türkçesi Crimes nedir

Crimes ile ilgili cümleler

English: Ali committed crimes, but was never convicted.
Turkish: Ali suçlar işledi fakat asla hüküm giymedi.

English: The series of crimes were thought to have been committed by the same man.
Turkish: Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.

English: I see the crimes commited every day on the street.
Turkish: Ben sokakta her gün işlenen suçları görüyorum.

English: What crimes have you committed?
Turkish: Sen ne suçlar işledin?

English: Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Turkish: Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.

Crimes ingilizcede ne demek, Crimes nerede nasıl kullanılır?

Central severe crimes unit : Cinayet ve diğer ciddi suçlar üzerine odaklanmış başlıca bölüm.

The financial crimes investigation board : Kara paranın aklanmasını önlemek amacıyla mali eylem görev grubu gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde çalışmalar yapan ve 4208 sayılı yasa ile 1997 yılında kurulan ve doğrudan maliye bakanına bağlı olarak çalışan kuruluş. Mali suçları araştırma kurulu.

War crimes tribunal : Savaş suçları şüphelilerinin yargılandığı mahkeme. Savaş suçları mahkemesi. Harp suçları mahkemesi.

 

War crimes : İnsanlık karşıtı suçlar. Savaş suçları. Bir savaş sırasında çarpışmanın uluslararası standartlarına aykırı illegal faaliyetler. İnsanlığa karşı suçlar.

Crime against humanity : İnsanlık suçu. İnsanoğlunun en temel haklarını çiğneyen eylemler (özellikle savaş sırasında işlenen suçlar). İnsanlığa karşı suç. İnsanlığa karşı işlenen suçlar.

Crime rate : Suç oranı.

Paradox of crime prevention : Suç önleme çelişkisi. Bir ülkede yasal olmayan iktisadi etkinlikleri engellemeye yönelik önlemlerin, söz konusu etkinliklerde bulunan bireylerin gelirlerinde bir düşüşe neden olmasına bağlı olarak, bir süre sonra yasal olmayan etkinliklere ayrılan süre veya suç sayısını artırdığı durum.

Crime writer : Cinayet romanları yazarı. Cinayet romanı yazarı.

Crime wave : Suç dalgası.

Crime prevention : Suç önleme.

İngilizce Crimes Türkçe anlamı, Crimes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crimes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dodoism : Kalınlık. Tembellik. Yoğunluk.

Duncery : Salaklık. Ahmaklık. Geri zekalılık.

Obloquies : Zemmetme. Kınama. Rezalet. İftira. Yerme. Kötüleme. Hakaret.

Attainture : İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Hüküm. Ayıplama. Rezalet. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi. Gözden düşme. Şerefsizlik. Karar. Azarlama.

Hijack : Kaçırmak. Hırsızlık. Gaspetmek. Çalmak. Gasp. Uçak kaçırmak. Soymak (kamyon veya tren vb'ni). Kaçırmak (uçak veya gemi). Soymak. Kaçırmak (uçak vb).

 

Criminal : Cezalı. Çok kötü. Suç oluşturan. Canice. Sabıkalı. Cinai. Müthiş. Suçlu. Ceza.

Crassness : Kabalık. Densizlik. Ahmaklık. Dangalaklık. Kalınlık.

Treason : Hainlik. Vatana ihanet. Ülkesine ihanet. İhanet. Hıyanet. Vatan hainliği.

Criminal offence : Ceza gerektiren suç.

Crossroads : Birkaç yolun kesiştiği yer. Dönüm çekidi.

Crimes synonyms : statutory offence, cybercrime, regulatory offence, statutory offense, victimless crime, had crime, noncrucial, tazir crime, vice crime, evildoing, regulatory offense, dodoisms, fault, law breaking, attainders, criminalness, criminal offense, killing, disgrace, dimwittedness, felony, enormity, homicide, offense, crime, discredit, infringement, lese majesty, juncture, critical point, violation, contempt, ignominies.

Crimes zıt anlamlı kelimeler, Crimes kelime anlamı

Critical : Eleştirel. Eleştiren. Değerlendirme amacıyla yapılan. Ciddi. Kritik. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Tehlikeli. Eleştirici. Titiz. Kusur bulan.

Noncritical : Eleştirel olmayan. Tehlikeli bir noktada olmayan. Ciddi olmayan. Kritik olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya).

Last : Sonuncu olarak. Tutunmak. Herkesten sonra. Sonuncu kimse. Sürmek. Devam etmek. Yetmek. Son. Ölüm. Sürmek (süre vb).