Cinayet nedir, Cinayet ne demek
Cinayet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Cinayet" ile ilgili cümle
- "Sanki iftiraya uğramış, sanki cinayetle suçlanıyor da kendini savunuyor." - A. Ağaoğlu
Cinayet hakkında bilgiler
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir. Yapılan araştırmalarda suçluların beynindeki lobların bozulduğu ve doğru karar veremedikleri çoğunlukla gözlenmiştir.
Cinayet ile ilgili Cümleler
- Cinayet gizem olarak kalır.
- Cinayet günü için hiçbir mazeretin yok.
- Burak tutuklandı ve Tuğba'nın cinayetiyle suçlandı.
- Cinayet kötü bir suçtur.
- Cinayet gecesinde Tom'u en son ne zaman gördün?
- Cinayet davasıyla ilgili duyduklarına şaşırdı.
- Cinayet korkunç bir eylem.
- İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.
- Ali birinci dereceden cinayetten suçlu bulundu.
- Cinayet gecesi nerede olduğunu açıklayabilir misin?
- Ali cinayetle herhangi bir ilgisi olduğunu yalanladı.
- Ali bir dizi cinayet işledi.
- Ali ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.
- Ali cinayeti polise bildirdi.
Cinayet tanımı, anlamı:
Öldürme : Öldürmek işi.
Cinayet işlemek : Adam öldürmek.
Namus cinayeti : Töre cinayeti. Ahlak ve onuruna ters düşen bir durumdan kurtulmak için işlenen cinayet.
Töre cinayeti : Bazı bölgelerde geleneksel anlayışlara uymama sebebiyle genellikle genç kız veya kadınların ailesinin kararıyla yine aileden biri tarafından öldürülmesi, namus cinayeti.
Adam : Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. İnsan. Görevli kimse. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse. Eş, koca.
Derece : Sıcaklıkölçer. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Denli, kadar. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Eylem : Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.
Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.
Karar : Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bu yargıyı bildiren belge.
Ağır : Yoğun. Davranışları yavaş olan. Keskin, boğucu (koku). Kısık, alçak. Ciddi. Yavaş bir biçimde. Ağır sıklet. Değeri çok olan, gösterişli. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Sıkıntı veren, bunaltan. Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Yavaş. Ağırbaşlı, ciddi. Çapı, boyutu büyük. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç.
Suç : Yasalara aykırı davranış, cürüm. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
Diğer dillerde Cinayet anlamı nedir?
İngilizce'de Cinayet ne demek? : adj. criminal
n. murder, homicide, killing, crime, enormity, felony
Fransızca'da Cinayet : crime [le], assasinat [le], homicide [le]
Almanca'da Cinayet : n. Blutschuld, Ermordung, Frevel, Mord, Verbrechen
Rusça'da Cinayet : n. преступление (N), злодеяние (N)
adj. уголовный, криминальный


Bu kısımda Cinayet nedir? Cinayet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cinayet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cinayet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.