Eylem nedir, Eylem ne demek

"Eylem" ile ilgili cümleler

  • "Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı." - A. İlhan
  • "Günler, düzenlenen eylemlerin baş döndürücü heyecanıyla hızla akıp geçiyordu." - A. Ümit

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. işlev) 'Olumlu veya olumsuz olarak, zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren sözcük. Türkçede bu çeşit sözcükler -me olumsuzluk ekiyle veya çekimli değil sözcüğüyle kullanılır: Sevdi (sev-me-di) , sevmiş, sever, seviyor, sevecek, seve, sevse, sevmeli, sevsin, sevdiydi, sevmişmiş, severse, sevmek, sevme, seviş, seven, sevince, severken, severek; yorgunum (yorgun değilim) ve benzeri

Felsefi anlamı:

İnsanın bir dış nedenle değil de, doğrudan doğruya kendisinin gerçekleştirdiği davranışları. Bir istenç edimi; bir istemenin, bir tasarının, bir düşünüşün, bir kararın gerçekleştirilmesi. Bilinçli insanın istemesinin ürünü.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi.

Olay dizisi. 4 - Oyunun öyküsü. 5 - Dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. 6 - iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. 7 - Eylem.

 

Oyunun temasını hareketlendiren gelişim. Bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir.

Hukuki terim anlamı:

fi’l, fiil. ~ yeteneği: fi'l ehliyyeti, medenî hakları kullanma ehliyyeti.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Bir oyunun baş olgusu, başlıca olayı, yürüyüşü bk. aksiyon.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Eylem isminin anlamı, Eylem ne demek:

Erkek ismi olarak; Bir durumu değiştirmek için gösterilen çaba.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: Süreç]

Belli bir erekle belli bir yöntem kullanarak yapılmış olan iş.

İlişkili ve karmaşık bir davranış dizisi.

Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi.

İngilizce'de Eylem ne demek? Eylem ingilizcesi nedir?:

verb, action, activity

Eylem anlamı, tanımı:

Eylem koymak : Eylemde bulunmak.

Eylemde bulunmak : Toplu hâlde hareket etmek.

Eyleme geçmek : Tasarlanan bir işi uygulamaya başlamak.

Addan türeme eylem : Ad kökünden fiil yapım ekiyle yapılmış fiil gövdesi, isimden türeme fiil.

Eylem planı : Bir işin amacına uygun bir biçimde gerçekleştirilebilmesi veya bir durumun daha ileriye götürülebilmesi için yapılmış olan düzenleme.

 

Eylemden türeme eylem : Fiil köklerinden fiilden fiil yapma ekleriyle türetilmiş fiil, fiilden türeme fiil: sardır-(

Eylemden türeme ad : Fiil köklerinden fiilden isim yapma ekleriyle türetilmiş isim, fiilden türeme isim.

Dizi eylem : Elde edilecek sonuç için alınan önlem ve yürütülen işlemlerin bütünü, operasyon.

Ek eylem : Ek fiil.

Olumlu eylem : Olumlu fiil.

Olumsuz eylem : Olumsuz fiil.

Yardımcı eylem : Yardımcı fiil.

Yöneylem : Karmaşık sorunların çözümünde ve incelenmesinde bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanışı.

Tezlik eylemi : Tezlik fiili.

Yakınlık eylemi : Yakınlık fiili.

Yaklaşma eylemi : Yakınlık fiili.

Eylemci : Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse.

Eylemcilik : Eylemci olma durumu.

Eyleme : Eylemek işi.

Eylemek : Bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak. Etmek, yapmak.

Eylemli : Kadrolu. Eylem durumunda olan, amelî, fiilî.

Eylemlik : Mastar.

Eylemlilik : Eylemli olma durumu.

Eylemsi : Fiilimsi.

Eylemsiz : Eylemi olmayan.

Eylemsizlik : Eylemsiz olma durumu.

Eylemsizlik ilkesi : Bir kuvvet etki etmediği hâlde cismin durması veya düzgün doğrusal bir hareket yapması ilkesi.

Bir hoş eylemek : Hüzünlendirmek.

Etme eyleme : Bir davranış karşısında "yapma" anlamında kullanılan bir söz.

Gel denilen yere gitmeye ar eyleme gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme : "çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler" anlamında kullanılan bir söz.

Gün eylemek : Gün geçirmek.

Hatır eylemek : Hatırlamak.

Talep eylemek : İstemek.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Yola çıkma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Davranış, tutum. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

Aksiyon : Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Hisse senedi. Hareket, iş. Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması. Sermayenin belirli bir bölümü. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Götürme : Götürmek işi.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Eylem alanı : On yıl ya da daha uzun bir süreyle yoğun bir bayındırım etkinliğine konu yapılması istenen, bir bütün olarak ve ayrıntılarıyla gelişmesi tasarlanan yer.

Eylem çekim eki : (Derleme.. fiil çekim ekleri, işletme eki, tasrif ekleri) Eylem, ya da ad kök veya gövdelerinde zaman kavramıyle birlikte kişi kavramı bildirmek üzere kullanılan ek: I. K. T. -di-m (gel-di-m) ; -im (çalışkan-ım) K. T. -di-n (gel-di-n) ; -sın (çalışkan-sın) K. T. -di (gel-di) ; -dır (çalışkan, çalışkan-dır) K. Ç. -di-k (gel-di-k) ; -iz (çalışkan-ız) K. Ç. -di-n-iz (gel-di-n-iz) ; -sın, -iz (çalışkan-sın-ız) K. Ç. -di-ler (gel-di-ler) ; -lar,-dır-lar (çalışkan-lar,çalışkan-dır-lar) vb.

Eylem çekimi : Eylem ya da ad kök veya gövdelerine zaman kavramıyle birlikte kişi kavramı bildiren eklerin getirilmesi : Geldim (ge(-d-im) , geldin (gel-di-n) , geldi (gel-di) , geldik (gel-di-k) , geldiniz (gez-di-n-iz) , geldiler (gel-di-ler) ; hastayım (hasta-y-ım) , hastasın (hastasın) , hasta (hasta-dır) , hastayız (hasta-y-ız) , hastasınız (hasta-sın-ız) , hastalar, hoştadırlar fhosto-lar-dır) vb.

Eylem dizgesi : Belirli davranışsal bir sonuca erişilebilmede gerekli olan devimsel alıcılar, sinirler, kaslar ve beyin yapısı gibi örgensel ya da kişisel yapının tüm düzeni.

Eylem gizilgücü : Eylem akımının elektrik gizilgücü olarak ölçüsü.

Eylem gövdesi : (Derleme., fiil gövdesi, fiil tabanı, fiillik taban) Eylem veya ad kökünden yapım ekleriyle türetilen gövde: Sevdir-(sev-dir-) , sevin - (sev-in-) , seviş- (sev-iş-); evlen- (ev-le-n-) , evlendir-(ev-le-n-dir-) , ever- (ev-er-) vb.

Eylem kökü : (Derleme., fiil kökü, işlevlik kök, fiillik kök) Eylem soylu bir sözcüğün bölünemeyen anlamlı kısmı: Sev-, gel-, al-,yap-, yat- vb.

Eylem kuramı : İnsanın çevre karşısında bir örgenlik değil, durum içinde eylemde bulunan bir edimci olduğu görüşüyle bireye etkin bir kişilik yükleyecek ve onu bir küme üyesi olarak ele alacak bir gözlem ve deneyleme tasarımı öngören kuram.

Eylem oyunu : Karakterler yoluyla değil de, dış aksiyonla gelişen oyun. Oyun kişilerinin yapılarından gelmeyen, durumların gerektirdiği ya da istem dışı davranışlardan, eylemlerden gelişen oyun. Bu oyunlarda olaylar ön plandadır.

Eylem seylem : Eğlene eğlene, ağır ağır.

Eylem ile ilgili Cümleler

  • Eylem zamanı!
  • Acil eylem alınmalı.
  • Bu eylem Tom'un mahkumların geri kalanı için bir tehdit olduğu konusunda cezaevi müdürünü ikna etti.
  • Eylemler kelimelerden daha önemlidir.
  • Eylem zamanı.
  • Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.
  • Birçok kişi bilgisayar korsanlarının eylemlerini anlayamıyor.
  • Eylemciler suçlamaları reddediyor.
  • Şimdi tek ihtiyacımız olan eylem, tartışma değil.
  • Eylemde en az altı yüz insan öldü.
  • Eyleme ihtiyacımız var.
  • Artık uygun bir eylem gerekli.
  • Ev sahibi acil eylem için söz verdi.
  • Eylem için tam sorumluluk alıyorum.

Diğer dillerde Eylem anlamı nedir?

İngilizce'de Eylem ne demek? : n. action, act, activity, verb, deed, fact

Fransızca'da Eylem : acte [le], action [la]

Almanca'da Eylem : n. Tun

Rusça'da Eylem : n. поступок (M), деятельность (F), операция (F), действие (N), акт (M)

adv. действительно